SON DAKİKA

Ülkemizde Kaos Yaratıyorlar. Oyuna Gelmeyin

Bu haber 09 Mayıs 2022 - 0:39 'de eklendi.
Abone ol

n Bazı perde arkası güçler ülkemizde bir kaos yaratmaya çalışıyorlar. Bu ülke insanları geçmişte çok acılar yaşadı. Yine mi yaşayacak.  Hayır yaşamamalı, halk uyanık olmalı. Yangına körükle gitmek yerine; yangını, sebeplerini ve yangını çıkaranları çok iyi analiz etmeli. Aynı oyuna bir kez daha düşmemeli.

Her kaos’un altında yatan ana sebepler ve maksatlar vardır. Bu maksatlara ulaşmak için önce kaosu başlatırlar, ardından da bu kaosu bahane ederek asıl gayelerine adım adım giderler. Kaosta düğmeye basan sadece bir güçtür. Sonra o bir gücün emrinde hareket eden ve bir birine zıt gibi görünen ( Siyah/Beyaz, Pozitif/Negatif, Sağcı/Solcu, Faşist/Komünist, Vatansever/Vatan haini, Şucu/Bucu vs. ) aslında aynı merkeze hizmet eden,  fitili ateşleyen 2 ayrı güç vardır. Önce fitil ateşlenir, sonra ortalık kan gölüne döner. Ateşleyenler kenardadır. Olan masum halka, fidan gibi gençlerimize olur. Kaybeden daima masum halk, kazanan ise kaosu yaratanlar olur. 

Eğer hedef, ülkede rejim değişikliği ise, kaos yaratıldıktan bir süre sonra birileri içeride her şeye el koyup rejimi değiştirir, Eğer hedef dış güçlerin ülkeyi işgaliyse, demokrasi getirme bahanesiyle ülke işgal edilir. Her ikisinde de hedef Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti ve Türk halkını yok etmek, dönüştürmektir. Oyuna gelmeyin.

Bir ülkede, kaos çıkarmak için önce ortam hazırlanır. Ülkemizde bu ortam çoktan hazırlandı. Ekonomik, sosyal, siyasal ve hukuksal alanda ülke kaosa hazır hale getirildi. Üstüne de mülteci sorunu eklenince her şey tam anlamıyla hazır hale gelmiş oldu. Artık geriye iki kutup ve bu kutuplarda fitili ateşleyecek 2 kişi lazımdı. Onlar da kendini göstermeye başladı. 

Ruzi Nazar (1917-2015), Özbek asıllı ABD vatandaşı, CIA ajanı. Bu kişi, Türkiye’ye geldikten sonra bununla işbirliği halindeki bazı güçler ve kişilerce ülkemiz 70’li yıllarda bölündü, kutuplaştı ve kan gölüne döndü. Ölenlerin kimi ülkücüydü, kimi devrimciydi. Ama ayrı ayrı sorsanız her iki tarafın savunduğu şey de, bu vatan dı, Bağımsız Türkiye Cumhuriyetiydi. Ölen, o fidan gibi gençler oldu. Fitili ateşleyenler sadece izledi.

Bu gün aynı oyun yine sahnede, fitili ateşlemek isteyenlerin görünür yüzündeki maskelere aldanmayın. Perde arkasını araştırın. Babalarının, ailelerinin, aile yakınlarının Ruzi Nazar’la yakın ilişkilerini fark edeceksiniz. Bu gün de benzer merkezden yönetildiklerini fark edeceksiniz. Ak sandığınız ak, kara sandığınız da kara olmayabilir. Algılarınızı açık tutun, gerçekleri görmeniz için, sadece ufku görmeniz yetmez. “ Göz ola karşı dağın ardını göre, akıl ola olmadan olacağı bile.”

Atatürk'ün Katilleri - Hüseyin Hakkı Kahveci

Türk Halkı olarak oyuna gelmeyin. Asla kutuplaşmayın. Çözüm; Siyasi partilerin gazına gelip kutuplaşarak, birbirinize düşman olup, kaosa destek vermekte değil. Çözüm; siyasi partilerden ve kutuplaştırmalarından uzaklaşarak, Ulu Önderimiz Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi Türk Halkı olarak partilerin ideolojilerini hayatımızın çöplüğüne atıp, birbirimizle kenetlenerek Milli Birlik olmaktadır. İşte o zaman büyük bir güç olursun ve kimse sana ve ülkene zarar veremez. Partisiz olarak  Milli Birliğin ise ülkemizde bir tek adresi vardır. Bu ülkenin kurtuluşu sadece milli birlik olarak buradadır.

Saygılarımla

Ercan Çamalan

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

Ercan Çamalan[email protected]
01.07.1966 yılında Çorum’un Sungurlu ilçesine bağlı Yazır köyünde doğdum. (İlçemiz şu an Boğazkale oldu.) *İlk okulu Ankara Mimar Sınan İlkokulu’nda; orta okul ve liseyi Ankara Tuzluçayır Lisesi’nde tamamladım. *1985 yılında Ankara Üniversitesi Çankırı Meslek Yüksek Okulu Elektrik Bölümü’nden mezun oldum. *1986 yılında Ankara PTT de Elektrik Teknikeri olarak işe başladım. Sonrasında , Türk Telekom’un PTT’den ayrılmasıyla iş hayatıma Türk Telekom da devam ettim. *İş hayatımın 8. yılında tekrar Üniversite sınavına girerek, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Maden Mühendisliği’ni kazandım ve tayinimi Kütahya İl Telekom Müdürlüğü’ne aldırarak, gündüz iş hayatıma devam ederken, akşam ikinci öğretim olarak üniversite öğrenimime devam ettim. Maden Mühendisliği 2. Sınıf sonunda genel not ortalamamın çok yüksek olması sebebiyle aynı okulda Elektrik Elektronik Mühendisliği’ne yatay geçiş hakkı kazanarak, bir alt sınıftan başlamak kaydıyla öğrenimime Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümünde devam ettim. *1999 yılında Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden mezun olarak aynı iş yerinde görevime Elektrik Elektronik Mühendisi olarak devam ettim. *2002 yılında Türk Telekom İzmir Bölge Müdürlüğü’nün talebi üzerine İzmir'e tayin olup burada görevime devam ederken yine Türk Telekom Genel Müdürlüğü’nün talebi üzerine 2005 yılında Ankara da Türk Telekom Genel Müdürlüğü İnşaat Emlak Daire Başkanlığı’nda görevime devam ettim. Türk Telekom’un aynı yıl özelleşmesi sonucu kurumda uygulanmaya başlayan çalışma sistemi ve cemaat ağırlıklı kişilerin kuruma doldurulmasının verdiği rahatsızlık sonucu 2007 yılında kendi isteğimle kurumdan istifa ettim. *2007 ile 2010 yılları arası kendi ofisimde müteahhitlik 2010 yılından sonra da yine kendi iş yerimde Kozmetik sektörüne girerek hala aynı sektörde iş hayatıma devam etmekteyim. *İş hayatı dışında vatan sevgim sayesinde buluştuğum ve onur duyarak görev aldığım, Atatürk Atabey19 Türk Ocakları Ankara İl Başkanlığı’nda Genel Sekreter olarak çalışmalarıma devam etmekteyim. *Evliyim 3 kız ve 1 erkek olmak üzere 4 çocuk babasıyım.

BUGÜN ÇOK OKUNANLAR

    BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR