Şimdi Birlik Olma Zamanı

Yayınlama: 07.01.2023
49
A+
A-
01.07.1966 yılında Çorum’un Sungurlu ilçesine bağlı Yazır köyünde doğdum. (İlçemiz şu an Boğazkale oldu.) *İlk okulu Ankara Mimar Sınan İlkokulu’nda; orta okul ve liseyi Ankara Tuzluçayır Lisesi’nde tamamladım. *1985 yılında Ankara Üniversitesi Çankırı Meslek Yüksek Okulu Elektrik Bölümü’nden mezun oldum. *1986 yılında Ankara PTT de Elektrik Teknikeri olarak işe başladım. Sonrasında , Türk Telekom’un PTT’den ayrılmasıyla iş hayatıma Türk Telekom da devam ettim. *İş hayatımın 8. yılında tekrar Üniversite sınavına girerek, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Maden Mühendisliği’ni kazandım ve tayinimi Kütahya İl Telekom Müdürlüğü’ne aldırarak, gündüz iş hayatıma devam ederken, akşam ikinci öğretim olarak üniversite öğrenimime devam ettim. Maden Mühendisliği 2. Sınıf sonunda genel not ortalamamın çok yüksek olması sebebiyle aynı okulda Elektrik Elektronik Mühendisliği’ne yatay geçiş hakkı kazanarak, bir alt sınıftan başlamak kaydıyla öğrenimime Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümünde devam ettim. *1999 yılında Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden mezun olarak aynı iş yerinde görevime Elektrik Elektronik Mühendisi olarak devam ettim. *2002 yılında Türk Telekom İzmir Bölge Müdürlüğü’nün talebi üzerine İzmir'e tayin olup burada görevime devam ederken yine Türk Telekom Genel Müdürlüğü’nün talebi üzerine 2005 yılında Ankara da Türk Telekom Genel Müdürlüğü İnşaat Emlak Daire Başkanlığı’nda görevime devam ettim. Türk Telekom’un aynı yıl özelleşmesi sonucu kurumda uygulanmaya başlayan çalışma sistemi ve cemaat ağırlıklı kişilerin kuruma doldurulmasının verdiği rahatsızlık sonucu 2007 yılında kendi isteğimle kurumdan istifa ettim. *2007 ile 2010 yılları arası kendi ofisimde müteahhitlik 2010 yılından sonra da yine kendi iş yerimde Kozmetik sektörüne girerek hala aynı sektörde iş hayatıma devam etmekteyim. *İş hayatı dışında vatan sevgim sayesinde buluştuğum ve onur duyarak görev aldığım, Atatürk Atabey19 Türk Ocakları Ankara İl Başkanlığı’nda Genel Sekreter olarak çalışmalarıma devam etmekteyim. *Evliyim 3 kız ve 1 erkek olmak üzere 4 çocuk babasıyım.
+ Daha Fazla

    Bugün yeryüzünde irili ufaklı bir çok devlet ve bazı devletlerin içerisinde de farklı kültürlere ait topluluklar yer almaktadır. Bütün bu devletlerin veya toplulukların içerisinde yaşayan insanlar içerisinde, hem pozitif hem de negatif yapıda insanlar bulunabilmektedir.

    Her ne kadar sınır anlaşmazlıkları ya da farklı sebeplerden devletler arasında bazı durumlarda savaşlar yaşansa da insanlığın tarihi boyunca, en büyük savaşlar, bu pozitiflik ve negatiflikten kaynaklanan savaşlardır.

    Nedir bu pozitiflik ve negatiflik ? 

    Pozitiflik; Tek tanrı yani Allah inancı olan, kendisini rahmani olarak gören, adem ( adam) oğulları soyundan gelen kırmızı kanı temsil eden insanlardır.

    Negatiflik; Şeytani inançlara sahip, kendisini kabal, kabalist, İlluminati olarak tanıtan reptilian ırktan geldiği düşünülen, mavi kanı temsil eden insanlardır.

    Bu gün İllimünati’yi temsil eden yapı kendi içinde bazı devletlerde yoğunlaşmış ve küresel bir güç haline gelmiştir. ABD, İNGİLTERE, İSRAİL bu yapının belirgin olan en büyük ülkeleridir. Avrupa birliği ise yine bu yapı tarafından oluşturulan ve bu yapının güdümünde hareket eden, Ulus devletlerin karşılarına ekonomik, siyasal, sosyal ve askeri bir güç olarak dizayn edilen bir yapıdır.

    Küresel güç diye tabir ettiğimiz, yukarıda isimlerini belirttiğimiz bu devletler; Şu anda bütün ülkeleri hatta bütün dünyayı kontrolleri altında tutan devletlerdir. Onlar için din fark etmez, bütün dinlerin içine sızmış durumdalar. Tıpkı Arabistanlı Lawrence’nin yaptığı gibi, senin dinini öğrenip caminde vaaz bile verir, sonra insanları kışkırtarak yanlış yönlendirip, kendi içinde isyanlar çıkartarak insanları birbirine vurdurturlar.  Müslüman ülkelerdeki çoğu tarikatlar, cemaatler benzer amaçlar için yine bu güçler tarafından kurdurulmuş ve binlerce, on binlerce, milyonlarca müride kadar da ulaşmış durumdadırlar. 

    Bu gün Müslüman ülkelere baktığımızda kan dinmiyor, sürekli yeni örgütler, tarikatlar, cemaatler kuruluyor, insanlar birbirini vuruyor derken; büyük ölçüde sebebi başka şeylerde aramaya gerek yoktur. 

    Bu yapı kendilerine bağlı devletler dışında kalan bütün ülkelerde, ellerindeki parayı da kullanarak hükümetleri güdümüne alır ve bu sayede o ülkenin bütün temellerini sarsarak, ekonomisini, hukukunu, eğitimini altüst eder . Toplumun olabildiğince cahil kalmasını sağlar. Çünkü o ülkenin bütün yer altı, yer üstü kaynaklarını sömürmesi gerekir. Hayal ettikleri tek dünya devleti için, rakip saydıkları bu ülke insanlarını cahil bırakıp, dini inançları arasına ikilik sokarak birbirlerini öldürmelerini sağlayıp rakip nüfusu azaltmayı, kalanları da kendilerine köle yapmayı planlarlar. Yani insanları kandırmanın en kolay yolu; biri din, diğeri paradır.

    Peki bunların en büyük korkuları kim.?

    İllümünati dediğimiz bu küresel gücün en büyük korkuları, ulus devletlerdir. Bu gün dünyada Ulus devlet diyebileceğimiz iki devlet var biri Rusya, diğeri Çin.

    Ancak, her ne kadar bu iki ülke ulus devlet olsa da Çin bu gün aynı küreselcilerin kontrolündedir. Aralarındaki anlaşmazlık sebebi ise liderlik kavgasıdır. Rusya ise, Çine göre biraz daha pozitif kalsa da yine aynı küresel güçle paralel hareket etmekte, tıpkı çin gibi liderlik kavgasının baş aktörleri arasında yerini almaktadır.

    Dünya tarihinin bilinen en kadim ırkı ise Türkler’dir. Türkler, tarih boyunca negatif unsurlarla savaşmış ve İlluminati’nin en büyük korkusu olmuştur. Türkler, hiçbir zaman esaret altında kalmayıp, dünya da ses getiren devletler kurmuştur. Ancak  bu gün baktığımızda Türkler, ulus devlet özelliğini şimdilik kaybetmiş olan ve birbirinden kopuk, Asya’dan Avrupa’ya kadar alanda bir coğrafyaya sahip, kimileri bağımsız birer devlet, kimileri başka devletlerin güdümünde hareket eden devlet, kimileri de başka devletler içerisinde yer alan insan topluluğundan oluşan gruplardan başka bir şey değildir.

    Türk Devletlerindeki bu parçalanmışlığın, ayrılığın, kopukluğun ana sebebi net olarak ortada ve çok da iyi bilinmektedir. Önemli olan kopuk yaşayan Türk devletlerinin uyanması ve bunu bilmesidir.

    Parçalanmış lokma kolay lokmadır. Çabuk yutulur. Büyük balıklar ağzını açtığında bütün küçük balıkları yutar, ancak balık kendisinden büyükse yutulan kendisi olur.

    Bütün Türklerin hayali olan Turan birliğinin ana sebebi budur işte.

    Negatiflere karşı, İlluminati’ye yani küresel güçlere karşı daha büyük bir güç olmaktır. Büyük güç olunduğunda bazen savaşlara da gerek kalmaz. Büyüklüğünle ve gücünle karşı tarafı sindirebilir ve kendi güdümüne alarak istediğin gibi yönlendirirsin.

    Turan birliği dediğimizde bizi bir arada tutacak ortak yanımız Türklüğümüzdür. O halde Türklüğümüz her şeyden daha öne çıkmalıdır. Diğer bağların tamamı bizi ayıran bağlardır. O halde bizi ayıran bağlarda da birbirimize saygı ve anlayışı ön plana almamız gerekir. 

    Türk dünyası dediğimizde, Macaristan, Kosova, Makedonya, Bulgaristan, Finlandiya, Norveç, İsveç, Rusya içerisinde yaşayan Türkler ( Tataristan, Dağıstan, Yakutistan vs.), Türkiye, Azerbaycan, Gürcistan içerisinde yaşayan Türkler, Suriye içerisinde yaşayan Türkler, Irak içerisinde yaşayan Türkler, İran içerisinde yaşayan Türkler, Afganistan içerisinde yaşayan Türkler, Türkmenistan, Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan, Doğu Türkistan, Moğolistan içinde yaşayan Türkler, vs.

    Tüm bu ülkelere dinsel açıdan baktığımızda, Hıristiyan, Müslüman, Yahudi, Budizm, Şamanizm gibi bir çok dine rastlayabiliriz. Ancak, önce Türklüğümüz düşüncesiyle birleşilip, ikinci sırada laikliği gündeme alıp herkesin inançlara saygı göstermesini ve kendi inancını özgürce yaşamasını sağlamamız gerekir. Diğer tüm unsurlar hukuk sistemi, eğitim sistemi ve ahlak sisteminin oturmasıyla sağlanacaktır.

    Ülkemizde; önce dinim, sonra Türklüğüm gelir diyen bazı dostlarımız var.  Bu düşünce de Turan birliği diye bir şey söz konusu olamaz. Araya dinsel düşmanlıklar, fesatlıklar ve karşılıklı güç gösterisi girer. Yine bu gün olduğu gibi araya İngilizlerin, İsraillilerin kurduracağı tarikatlar, cemaatler girer. Yine bu gün olduğu gibi dış güçlerin güdümünde hareket eden, birbirine kurşun sıkan aynı dini görünümdeki örgütler oluşur. Sonuçta yine paramparça olur ve yutulur yok olursun. 

    Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti’ni kurduktan sonra, bir ileriki hayali Turan birliğini oluşturmaktı. Nahçıvan’da toprak satın alıp koridor açmasındaki asıl amaç ta ileriki zamanda hayalini kurduğu Turan birliğiydi. Bu amacına ortamın hazır olmadığını ve ömrünün yetmeyeceğini anladığında; oluşturduğu gizli teşkilat ve sır muhafızları aracılığıyla  hayalini 100 yıl sonraya taşıdı.

    Atatürk’ün bu hayalini, önce Anadolu içinde bütün Türkleri uyandırarak, sağcı-solcu ya da Alevi-Sünni diye ayırmadan hiçbir partiye bağlı kalmaksızın, partisiz olarak bütün Türkleri tek bir çatıda milli birlik haline getirme çalışmalarını yapan kuruluş ATABEY19 GENÇLİK KÜLTÜR OCAKLARI’dır. 

    Bütün Türklerin başını kumdan çıkarıp kendine gelmesi ve ülkeyi kutuplaştırıp bölen siyasi kimliğini hayatının çöpüne atıp, ecdadını geleceği için milli birlik olarak bu çatıda toplanması gerekir. Burası Atatürk’ün Türklerinin yeridir.

    Saygılarımla

    Ercan Çamalan

    Türkiye'nin siyaset, medya ve gerçekçi haberlerinin yer aldığı haber portalı