SON DAKİKA

Özgürlük Kanatlarda Değildir – 1

Bu haber 01 Temmuz 2022 - 0:25 'de eklendi. Son Güncelleme1 Temmuz 2022 - 04:26
Abone ol

”Yükselen kişi düşmeyi de göze almış demektir.”

Her düşüşün bir kalkışı, her zorluğun bir başarısı, her yükselişin de bir düşüşü olduğuna inananlardansanız, şu an tam doğru yerde ve doğru bir mitolojik hikâye okumaktasınız. İnsan, kendi özgürlüğü için her zaman bir yol bulur mu? Peki bulduğu bu yol onu her zaman istediği yolun sonuna getirebilir mi? Bazen bazı olaylara, yollara, işlere veya duygulara ulaşmak için bir bedel ödenmesi gerektiğini söylerler. Burada ki esas soru, ulaşmak istediğiniz şeyin bedelini hayatınız ile öder miydiniz? Haydi gelin hep beraber özgürlüğünün bedelini hayatıyla ödeyen bir mitolojik kahramanın, İkarus’un hayatını okuyalım.

İkarus’un düşüşü aslında kendisinden çok, babası Daidalos ve Kral Minos’un aralarında geçen olayların sebebine dayanmaktadır. İkarus’un hayatına geçmeden önce, Daidalos ve Minos’un neler yaşadıklarını öğrenelim.

Olympos’un çapkın baş tanrısı Zeus ve İo’dan doğma oğulları Agenor’un bir kızı ve üç oğlu dünyaya gelir. Yıllar sonra Zeus, Agenor’un kızı Europa’yı görür görmez güzelliğinden etkilenir, aşık olur ve Europa’ya bir boğa suretine girerek yaklaşır. Kızının bu süreçte kaybolduğunu fark eden Agenor, oğullarına kardeşleri Europa’yı aramaları ve kız kardeşlerini bulmadan geri dönmemelerini tembihler. Babalarının gazabından korkan üç erkek kardeş eve dönmektense çeşitli yerlere gidip yaşamayı tercih ederler. Europa ve Zeus’un üç çocuğu olur ve fakat Zeus onları, hem dış tehlikelerden hem de karısı Hera’nın hışmından korumak için Laelaps isimli köpeği ve tunç robot Talos’u görevlendirir. Aradan geçen süre içerisinde Zeus, Europa’dan da sıkılır,onu terk eder ve Olympos’a geri döner. Europa ise Asterius ile evlenir aynı zaman da çocuklarını da büyütür. Yıllar sonra büyüyen üç çocukta aynı kıza aşık olur ve birbirlerine düşman olurlar. Bunun sonucunda Minos dışında diğer iki kardeş farklı yerlere gider. Minos’un söylemine göre denizlerin tanrısı Poseidon kendisine krallık sözü vermiştir. Bu yüzden üvey babası Asterius öldüğünde krallığının başına kendisinin geçmesi gerektiğini söyler ve etrafındakileri inandırmak için Poseidon’dan denizden boğa çıkartmasını ister. Gerçekten de denizden bir boğa çıkar fakat bu boğa o zamana kadar gördüğü en güzel boğadır, bu yüzden onu kurban edemez yerine sıradan bir boğayı kurban ederek Girit’in yeni kralı olur. Kral Minos, güneş tanrısı Helios’un biricik kızı Pasiphae ile evlenerek pek çok çocuk sahibi olur. Fakat Poseidon, Kral Minos’a verdiği güzel boğanın kurban edilmediğini öğrenince çıldırır, intikam almak içinde Minos’un karısı Pasiphae’yi boğaya aşık eder. Kendisini zor tutan Pasiphae bu durumdan kurtulmak için Atinalı Daidalos’a danışmaya karar verir.

Daidalos o dönemin ve belki de tüm zamanların en zeki, becerikli mimarıdır. Zekasıyla ve becerisiyle elinden her iş gelen Daidalos’un isminin anlamı da ustaca işlenmiş, işleyendir. Atinalı Daidalos öğrencisini Akrapolis’ten aşağı attı söylenceleri yüzünden Girit’e sürgün edilmiştir. Kendisine danışan çaresiz Pasiphae’yı kırmayarak ona, içi boş inek maketi yapar fakat bu inek maketini gerçek inek derisiyle kaplar. Güzel boğanın bulunduğu yere götürülen maket ineğin içine Pasiphae girer fakat boğa, maketi gerçek inek sanarak onunla birlikte olur. Bu birliktelikten Pasiphae hamile kalır ve mitolojinin en bilinen varlığı, insan gövdeli boğa başlı meşhur Minotauros’u doğurur. Kral Minos, bu yarı insan yarı boğa olan üvey oğlundan oldukça utanç duyar fakat biricik karısına kıyamaz, bu yüzden de Minotauros’u öldüremez. Öldüremez fakat vahşi oğlunu hapsetmek için mimar Daidalos’tan bir labirent (Labyranthos) yapmasını ister. Bu öyle bir labirenttir ki, içeri giren bir daha asla yolunu bulamaz ve dışarı çıkamaz. İstediği gibi karmaşık bir labirent yapılır ve Minotauros bu labirente hapsedilir. Fakat Minotauros’un besin kaynağı insanlardı bu yüzden vahşi bir varlıktı. Antik Yunan dönemin de dilekler için boğa kurban edilirdi. Ancak burada tam tersi, Minotauros’un beslenmesi için Atina ve çevresinden kadın ve erkekler kurban edilmek için getirtildi.

Atatürk'ün Katilleri - Hüseyin Hakkı Kahveci

Uzunca süre insan kurbanları devam etmişti ta ki halk artık isyan etmeye başlayana kadar. Hatta insanlar Minatouros’u yenmek için labirente girmekte kararlıydı. Tabi ki verdikleri en yanlış karardı çünkü labirente girenler hem çıkamaz hem de Minatouros’un besin kaynağı olurlardı. Bir gün Atinalı büyük savaşçı Theseus, Minatouros’u yenmek için Girit’e gitti. Labirentin karışıklığını görünce mimar Daidalos’a danışmaya karar verdi. Ne kadar labirenti kendisi yapmış olsa bile zekâsının yetmeyeceği bir durumdu bu. Fakat düşününce yine bir yol bulmuştu. Savaşçı Theseus’a, bir iplik yumağı alarak labirentin girişine bağlamasını, bunu yaparsa yolunu kaybetmeyeceğini söylemişti. Theseus, Daidalos’un dediğini yaparak labirente girdi ve canavar Minatouros’u yendi. Bu durumdan sonra da pek tabii kahraman olmuştu. Fakat Theseus, Kral Minos’un güzel kızı Ariadne’ye aşık olmuştu. Ne kadar üvey oğlu olsa da Kral Minos, oğlunu öldürüp kahraman olan birine kızını vermek istemiyordu. Kahraman savaşçı Theseus ise bu duruma aldırış etmedi ve Ariadne’yi kaçırdı. Kral Minos, artık tamamen bu durumda öfkeden delirmişti öfkesini Daidalos ve Giritli bir köleden doğma oğlu olan İkarus’tan alacaktı.

Özgenur Akış

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

Özgenur Akış[email protected]
04.07.1996 Eskişehir doğumluyum. İlkokul ve Ortaokul'u Eskişehir'de Sami Sipahi Ortaokulu'nda, Yunus Emre Lisesi'nde ise lise öğrenimimi tamamladım. Ortaokul öğrenimim sırasında Aikido ve tiyatro ile ilgilenirken, okul resim yarışmasında ödül kazandım. Liseyi bitirince özel sektörde Halkla İlişkiler Sorumlusu olarak çalıştım. Anadolu Üniversitesi Sanat Tarihi bölümü mezunuyum. Yükseköğrenimim sırasında Eti Arkeoloji Müzesi'nde staj yaptım. Sanat Tarihi ve Mitoloji alanlarında yazarlık yapmaktayım. Resim ve seramik alanlarında eserler çıkartmak, araştırma yapmak, kitap okumak, tarihi alanları ve müzeleri gezmek ile yakından ilgileniyorum. Orta derecede Korece ve İngilizce bilmekteyim.

BUGÜN ÇOK OKUNANLAR

BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR