SON DAKİKA

Fedakâr Prometheus

Bu haber 08 Eylül 2022 - 19:43 'de eklendi.
Abone ol

Bir zamanlar beş insan soy dönemi varmış, erkek insanlar altın soy dönemi denilen dönemde tıpkı tanrılar gibi yaşarlarmış. Toprak Ana Gaia’dan ve Uranos’tan doğma oğulları Kronos ve kardeşi İapetos ile başlayan o görkemli ve bir daha gelmeyecek altın soy dönemi… Zeus, babası Kronos ile arasında süren on yıllık savaşı kazanarak her şeye egemen olmuş ve tanrıların başına geçmiştir. Altın soy dönemi devam etmiş, ta ki intikam duygusuna kapılıp altın soy dönemini, gümüş soy dönemine çevirene dek… İşte mitolojik hikâyemiz bu iki dönem arasında başlıyor. Hikâyemizin anahtar adı fedakârlık.

Titan İapetos’un, Klymene’den dört erkek çocuğu olur. Bu çocuklardan ikisi Prometheus ve Epimetheus’dur. Prometheus, Titanlar Savaşı’nda Zeus’un yanında olan tek titandır. Zekâsıyla ünlü olan Prometheus, bilge ve kurnaz oluşundan dolayı ölümlülerin yaratıcısı ve koruyucusu olarak kabul edilmiştir. Bu yüzden ölümlü insanların başlangıçtan beri dostudur. Aynı zamanda mitolojiye göre insanoğlunu, kendi gözyaşlarını çamura karıştırırak yaratmıştır. Antik Yunan oyun yazarı Aiskhylos, Zincire Vurulmuş Prometheus isimli tragedyasında bilimi, sanatı, tıp bilgisini, yeme-içme bilgisini, kültür, kâhinlik gibi pek çok konuyu insanlara öğretende Prometheus’tan başkası değildir. İnsanlar o zamanlarda tıpkı tanrılar gibi yer, içer, gezer, dertsiz şekilde yaşarlardı. Prometheus insanoğluna ateşi öğreterek, yemek pişirmeyi de öğretmişti. Zeus, kendinden önce tanrıları alt ederek gücü eline almış olduğundan dolayı, kendini yenerek yerine geçecek birisinin çıkmasından çok korkuyordur. Hem kendisiyle neredeyse denk bir zekâya sahip olduğunu, hem de kendisi hakkında pek çok bilgiyi bildiği için Prometheus’u kıskanıp, aynı zamanda ondan çekiniyordur.

Hesiodos’un anlatımına göre, bir gün tanrılar ve insanlar Mekone’de toplanmıştır. Prometheus o kadar kurnazdır ki, Zeus’u aldatmak istemektedir. Bu yüzden koca bir öküzü ikiye bölerek sofraya koyar. Bir yana etleri koyarak üzerini işkembeyle örtmüş, diğer yana kemikleri koyarak üzerini parlak ak yağlarla örtmüştür. Zeus hangisini seçerse, kalan taraf insanlara ait olacaktır. Aslında Zeus, Prometheus’un kurnazlığını anlamış, daha seçim yapmadan insanlara vereceği cezaları düşünmeye başlamıştı. Fakat, bir taraf seçmek zorundaydı ve üzeri parlak ak yağlarla örtülmüş olan onu cezbetti. Yağları bir hareketle kaldıran Zeus, altından çıkan kemikleri görünce deliye döndü. Öfkesini Prometheus’un o çok sevdiği insanlarından çıkaracaktı ve öyle de oldu, insanların ellerinden ateşi aldı. Ateş sayesinde kendilerini soğuktan koruyan, pişmiş et yemeye alışmış insanlar için ateşin alınması, soğuktan donmak ve açlıktan ölmek demekti. Fakat bilge Prometheus boş durmayacaktı. Bazı söylenceye göre kamışın içine bir kıvılcım saklayarak yeryüzüne getirmiş, bazı söylenceye göre de dev bir rezene sapının içine Zeus’tan çaldığı ateşi gizleyerek insanlara vermiştir. Kendisini bir kez daha kandırdığını anlayan Zeus öfkeden deliye dönmüştür. Kratos’a, Prometheus’u Kafkas Dağları’na çıkararak zincirlerle bağlamalarını emreder. Zincirlere bağlanan Prometheus’u her gün bir kartal gelerek karaciğerini yer ve karaciğeri büyür bu da Prometheus’a tarifsiz acı vermektedir. Kartalın yediği karaciğeri Zeus, her gün tekrar onarır ve her yeni gün döngü devam ederdi. 

Söylenceler çok farklıdır kimine göre Prometheus, Chiron’un kendi yerine geçmesiyle kurtulur. Kimine göre de Prometheus, Zeus’un geleceğini bilen tek kişidir. Geleceğe göre Zeus yine bir kadınla birlikte olacak ve bu birliktelikten doğan çocuk onun yerine geçecek güçte olacaktı. Bunu bilen Zeus derhal Prometheus’un zincirlerini çözdü ve tekrar tanrıların katına kabul ettirdi. Mitolojide insanlar için bu denli fedakâlık yaparak acı çeken Prometheus’un, insanların dostu olarak kabul edilmesi elbette ki çok normaldir.                                  

Özgenur Akış

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

Bir zamanlar beş insan soy dönemi varmış, erkek insanlar altın soy dönemi denilen dönemde tıpkı tanrılar gibi yaşarlarmış. Toprak Ana Gaia’dan ve Uranos’tan doğma oğulları Kronos ve kardeşi İapetos ile başlayan o görkemli ve bir daha gelmeyecek altın soy dönemi… Zeus, babası Kronos ile arasında süren on yıllık savaşı kazanarak her şeye egemen olmuş ve tanrıların başına geçmiştir. Altın soy dönemi devam etmiş, ta ki intikam duygusuna kapılıp altın soy dönemini, gümüş soy dönemine çevirene dek… İşte mitolojik hikâyemiz bu iki dönem arasında başlıyor. Hikâyemizin anahtar adı fedakârlık.

Titan İapetos’un, Klymene’den dört erkek çocuğu olur. Bu çocuklardan ikisi Prometheus ve Epimetheus’dur. Prometheus, Titanlar Savaşı’nda Zeus’un yanında olan tek titandır. Zekâsıyla ünlü olan Prometheus, bilge ve kurnaz oluşundan dolayı ölümlülerin yaratıcısı ve koruyucusu olarak kabul edilmiştir. Bu yüzden ölümlü insanların başlangıçtan beri dostudur. Aynı zamanda mitolojiye göre insanoğlunu, kendi gözyaşlarını çamura karıştırırak yaratmıştır. Antik Yunan oyun yazarı Aiskhylos, Zincire Vurulmuş Prometheus isimli tragedyasında bilimi, sanatı, tıp bilgisini, yeme-içme bilgisini, kültür, kâhinlik gibi pek çok konuyu insanlara öğretende Prometheus’tan başkası değildir. İnsanlar o zamanlarda tıpkı tanrılar gibi yer, içer, gezer, dertsiz şekilde yaşarlardı. Prometheus insanoğluna ateşi öğreterek, yemek pişirmeyi de öğretmişti. Zeus, kendinden önce tanrıları alt ederek gücü eline almış olduğundan dolayı, kendini yenerek yerine geçecek birisinin çıkmasından çok korkuyordur. Hem kendisiyle neredeyse denk bir zekâya sahip olduğunu, hem de kendisi hakkında pek çok bilgiyi bildiği için Prometheus’u kıskanıp, aynı zamanda ondan çekiniyordur.

Hesiodos’un anlatımına göre, bir gün tanrılar ve insanlar Mekone’de toplanmıştır. Prometheus o kadar kurnazdır ki, Zeus’u aldatmak istemektedir. Bu yüzden koca bir öküzü ikiye bölerek sofraya koyar. Bir yana etleri koyarak üzerini işkembeyle örtmüş, diğer yana kemikleri koyarak üzerini parlak ak yağlarla örtmüştür. Zeus hangisini seçerse, kalan taraf insanlara ait olacaktır. Aslında Zeus, Prometheus’un kurnazlığını anlamış, daha seçim yapmadan insanlara vereceği cezaları düşünmeye başlamıştı. Fakat, bir taraf seçmek zorundaydı ve üzeri parlak ak yağlarla örtülmüş olan onu cezbetti. Yağları bir hareketle kaldıran Zeus, altından çıkan kemikleri görünce deliye döndü. Öfkesini Prometheus’un o çok sevdiği insanlarından çıkaracaktı ve öyle de oldu, insanların ellerinden ateşi aldı. Ateş sayesinde kendilerini soğuktan koruyan, pişmiş et yemeye alışmış insanlar için ateşin alınması, soğuktan donmak ve açlıktan ölmek demekti. Fakat bilge Prometheus boş durmayacaktı. Bazı söylenceye göre kamışın içine bir kıvılcım saklayarak yeryüzüne getirmiş, bazı söylenceye göre de dev bir rezene sapının içine Zeus’tan çaldığı ateşi gizleyerek insanlara vermiştir. Kendisini bir kez daha kandırdığını anlayan Zeus öfkeden deliye dönmüştür. Kratos’a, Prometheus’u Kafkas Dağları’na çıkararak zincirlerle bağlamalarını emreder. Zincirlere bağlanan Prometheus’u her gün bir kartal gelerek karaciğerini yer ve karaciğeri büyür bu da Prometheus’a tarifsiz acı vermektedir. Kartalın yediği karaciğeri Zeus, her gün tekrar onarır ve her yeni gün döngü devam ederdi. 

Söylenceler çok farklıdır kimine göre Prometheus, Chiron’un kendi yerine geçmesiyle kurtulur. Kimine göre de Prometheus, Zeus’un geleceğini bilen tek kişidir. Geleceğe göre Zeus yine bir kadınla birlikte olacak ve bu birliktelikten doğan çocuk onun yerine geçecek güçte olacaktı. Bunu bilen Zeus derhal Prometheus’un zincirlerini çözdü ve tekrar tanrıların katına kabul ettirdi. Mitolojide insanlar için bu denli fedakâlık yaparak acı çeken Prometheus’un, insanların dostu olarak kabul edilmesi elbette ki çok normaldir.                                  

Özgenur Akış

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

Özgenur Akış[email protected]
04.07.1996 Eskişehir doğumluyum. İlkokul ve Ortaokul'u Eskişehir'de Sami Sipahi Ortaokulu'nda, Yunus Emre Lisesi'nde ise lise öğrenimimi tamamladım. Ortaokul öğrenimim sırasında Aikido ve tiyatro ile ilgilenirken, okul resim yarışmasında ödül kazandım. Liseyi bitirince özel sektörde Halkla İlişkiler Sorumlusu olarak çalıştım. Anadolu Üniversitesi Sanat Tarihi bölümü mezunuyum. Yükseköğrenimim sırasında Eti Arkeoloji Müzesi'nde staj yaptım. Sanat Tarihi ve Mitoloji alanlarında yazarlık yapmaktayım. Resim ve seramik alanlarında eserler çıkartmak, araştırma yapmak, kitap okumak, tarihi alanları ve müzeleri gezmek ile yakından ilgileniyorum. Orta derecede Korece ve İngilizce bilmekteyim.

BUGÜN ÇOK OKUNANLAR

BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR