Algı Yönetimi

Yayınlama: 16.01.2023
47
A+
A-
1975 Erzurum doğumluyum. Ziraat Mühendisiyim, Marmara Ünv. İş Güvenliği Uzmanlığı Eğitimi sertifikası, Temel İlkyardım sertifikası sahibiyim. Tarım, mekanik, inşaat, pazarlama, sağlık alanlarında kamu, özel sektörde teknisyen ve yönetici olarak görev yaptım. Klasik psikoloji, klasik biyoloji, müzik, resim ve tiyatroyla amatör olarak ilgiliyim. Evliyim üçüz erkek çocuk babasıyım. Çalışma hayatıma İETT'de Denetim Amiri olarak devam etmekteyim.
+ Daha Fazla

    Değerli ve kıymetli okurlarımız amacım algıyı sade yapısıyla sentezleyip söz sanatı, söz güzelliğinden öte anlam ve hayal derinliğine bakarak ele almaktır. Çünkü anlam derinleşmişse ince zarif bir nitelik kazanacaktır.

    Algı kontrolü konuşmanın ötesinde beynin bazı bölümleri uyarılarak sürekli hazza yönelim sağlayan kitlesel ve bireysel koşullandırmadır.

    İnsanların çoğu gerçekte ne istediğini bilmezler. Kendilerine sunulan propaganda ürünlerini veya malzemelerini kendi doğal ihtiyaçları gibi algılarlar. Algılarımızın bir başka önemli özelliği; tercihini, keyfini, konforunu tartışıp, ödeyeceği bedeli düşünmemesidir. Mesela üç al iki öde durumunda zamdan sonraki fiyat tarifesi olduğu düşünüldüğünde iş aslında sadece algı yönetimidir.

    Algı küçük ve içi boş birtakım şeylerle hakimiyet sende fikri uyandırılarak asıl önemli konudan saptırılmadır. Harika, benim tercihim, ben seçtim dediğiniz birçok şey aslında algı yönetimi ürünüdür. Bu yüzden lüks aracı olan kişi yakıt ve yedek parça masraflarını pek düşünmez. Tv kumandasını eline alan kişide uyandırılan hakimiyet bende duygusudur. Aslında hakimiyet bireyde değil, kendisine şartlandırılmış kısıtlı imkanları sunan azınlıklardadır.

    Algı yönetiminde sorumsuzluk ve başarının gizlenmesi vardır.

    Düşünceler sayfanın ön yüzü, algılar sayfanın arka yüzü ise; insan sayfanın arka yüzüne zarar vermeksizin sayfanın ön yüzüne ne kadar az baskı uygularsa o ölçüde algı olumsuz düşünceden ayrılacaktır. Sesten çıkan ifade düşüncenin ifadesidir. Sezgisel olmayan tek tip sürekli dönüşümler gerdirme, sıkıştırma, bölme ve bükmeye izin veren ancak yırtılma ve yapışmaya izin vermeyen dönüşümler bir üçgeni bir halkadan ayırt etmemize izin verir ancak iki üçgeni birbirinden ayırt etmemize izin vermez. Çünkü sunulan her ifade eş anlamlı ve üç boyutludur.

    Algıda bütün olasılıklar süper konumdadır. Sadece birbiriyle geçtiği yolu takip eder. Örneğin 6 kişi yuvarlak bir masa etrafında 120 değişik şekilde oturabilir. Oysaki birkaç kişi basit bir oturma düzeninde karmaşa yaşayabilmektedir. Olaylardaki karmaşa ve bağımlılıkların tekrarlanması hipotalamusa baskı yaparak frekans akışını yavaşlatacaktır. Sürekli bilgisayar başında vakit geçiren kişide bunu gözlemleyebiliriz. Amaca yönelik olmayan, tekrarlayan zorlayıcı alışkanlıkların nöropsikolojik etki oluşturduğu muhakkaktır. Diple tepe bir araya geldiği zaman birbirlerini sönümlendirebilirler (zıtlıklar, sıfırlar, gereksiz çekişmeler, kutuplaşmalar boş enerji havuzlarıdır) bu da bir negatif etkidir. Yani İki seçeneği birden kovalarsak ikisi birden kaçar. Sadece elde edebileceğimiz seçeneğe odaklanıp onu elde edip amacımıza ulaştıktan sonra diğer seçeneklere odaklayabiliriz. 

    Belirttiğim gibi algı yönetiminde çoklu seçenek olduğundan kişi birkaç seçeneğe birden yöneltilir ve hiçbirini elde edemeyebilir.

    Her şeyini o andaki durumun gerekliliğine özgü yapmalı.

    Bakın ne demiş büyüklerimiz:

    Ağlayınca öyle ağla ki azizin ölmüş gibi.

    Gülerken öyle gül ki azizin gelmiş gibi.

    Otururken otur

    Konuşurken konuş

    Kalkacakken kalk

    Yürüyecekken yürü.

    Başarıyı getiren en önemli şeylerden biri sebeplere bağlı diğer sebeplerin ilintili ve müşterek olmasıdır. Örneğin: Dünyaca ünlü efsane futbolcu Pele’nin en son tedavi gördüğü hastane “Albert Einstein Hospital”dır. Hazır bulunanlara imkân sunan çevre koşullarıdır aynı zamanda. Bireylerin başarısına imkân ihdas eden şartları propaganda ile engellenip ket vurulması başarısızlık ve sosyokültürel geri kalmışlığı getirecektir. Toplum belli bir fikre sahip olabilmesi için hemfikir olmalıdır bu durum dağılma ve evrensel kaosa zıt bir durumdur. Algıda mutlaka etkileşim ve detaylar vardır. Bireyden bireye aktarılması da soyut olan algıyı kurumsallaştırır. 

    Bu durumda algı rastgele niteliğinden çıkarılır. Bireysel irade algı sapmalarını öteler.

    Algısal etkileşimi kesen diğer önemli özellik empatidir. Bireysel empati yeteneği toplumsal iradeyi geliştirir. Algıda bilinç altının iradi tavrını kırmak için sanal düşünce yığınları oluşturularak bireyler kitlesel halde bilinçsizce yönlendirilir.

    Herhangi bir seyahat esnasında veya alışveriş merkezlerinde halkın çoğunluğunun yürüyen merdiven kullanma alışkanlığını pilot deneyle sabit merdivenler üzerine yerleştirilen kendi “big box “melodini oluştur reklamı sayesinde genelde yürüyen merdivenlerin tercih edilmeyip sabit merdivenlerin tercih edildiği hatta basamak melodisini dinlemek için tekrar tekrar merdivenleri kullanmaları alışkanlıkların algı ile nasıl değiştirilebildiğinin basit bir örneğidir.

    Sosyal motivasyon ile bunu yaparsan, tercih edersen iyi olur yapmazsan hiç iyi olmaz diye ikili şartlandırma ile kıskaca alınması da diğer bir yöntemdir.

    Beyin zorlandığı zaman çalışır. Günümüz şartlarında beyni ve bedeni zorlamadan insanlara sunulan rahat ve konforlu gibi görünen imkanlar gerçekte insanları “Mançurya Kobayı” durumuna düşürmektedir. Gel dendiği zaman gelen, git dendiği zaman giden, önüne ne imkan konursa ona razı olan düz mantık sistematiği ve popülasyonları oluşturulmaktadır. İnsanların iç dünyasına yönlendirilen frenlenemez boyuttaki arzu ve isteklerin yoksunluğu ızdırap temini için yeterli birde inanç, doğa, insan arasındaki bağı kurmaları söylenen, gizlenen ve anlatmak istedikleri şeyleri aslında karşı tarafın değil, ihtiyaç sahibi olanların doğaları gereği sadece hatırlatma mahiyeti katma izlenimi vermeleri de tercihi sizlere bırakıyoruz izlenimi uyandırmaktadır. Çünkü tercihi insanlar kendileri yapar ve karar verirlerse sonradan duyacağı pişmanlığı ben yaptım oldu mantığıyla kendi kader ve nasiplerine bağlayacaklardır.

    Değerli ve kıymetli okurlarımız amacım algıyı biraz farklı biçimde girift yapısıyla sentezleyip söz sanatı, söz güzelliğinden öte anlam ve hayal derinliğine bakarak ele almaktı. Çünkü anlam derinleşmişse ince zarif bir nitelik kazanacaktır.

    Karşıtlığa ve mübalağaya çokça yer vermek algı yönetiminde rağbet görmektedir. 

    Schimmel’in ifadesi ile ‘Bir fili bir kılla yakalamaya çalışırlar’. Çünkü mistik tecrübe, zaman ve mekânın ötesinde olduğu  için yalnızca zamana bağlı mantığın sınırlarını reddeden birtakım ifadelerle anlatılabilir. Benzeşlik kurmak topluluklarla daha iyi irtibat sağlamak içindir. Siyasilerin oy propagandası yapması, uluslararası büyük firmaların Anadolu topraklarında biz de sizdeniz izlenimi vererek yaptıkları reklamlar ve söylemler buna örnektir.

    Algı yönetimi oldukça geniş ve önemli bir konu. İlerleyen zamanlarda farklı yönleriyle tekrar ele almak üzere hepinize sevgi ve saygılarımı sunarım. Esen kalın.

    Taner Toraman

    Türkiye'nin siyaset, medya ve gerçekçi haberlerinin yer aldığı haber portalı