Ya onlar bizi yok edecek ya da biz onları. Sonuç ise insanların uyanmasına ya da uyanmamasına bağlı.
Çıkış yolunu bulmak için, önce oyunu çok iyi görmek ve anlamak gerekir.
Bu gün yaşadığımız, savaşlar, iç savaşlar, gıda krizi, ekonomik kriz, hastalıklar, siyasal gerginlikler, kutuplaşmalar ve çözüm üretmeyen siyasi partiler, birbirinden kopuk ulus devletler vs. Tüm bunların sebebini anlayabilmek için biraz tarihe yolculuk yapmak ve biraz derinlemesine analiz yapmak gerekli. İçinde yaşadığımız dünyayı ve İnsanlığın var olduğu ilk günden bu güne değin yaşanan olayları irdelemek gerekli.
Zira bu gidişatın telafisi olmayacak, çünkü insanlığın sonsuza dek var olması ya da sonsuza dek yok olması bu gün vereceği kararlara bağlı. Bu sebepledir ki her insan iyice düşünüp, kendi ülkesi içinde, bundan sonraki yol haritasının kararını bu günden vermeli.
Bekle gör taktiği ya da ben bu işin dışında kalayım herkese ne olursa bana da o olur demek, yok oluşu kabullenmek demektir. Zaten onlar da böyle düşünmenizi istiyorlar. Belki sizin düşüncenize göre, sizin yok olmanız, sizin için pek önemli olmayabilir ama bir de çocuklarınızın, torunlarınızın gözlerinin içine bakın onlar ne diyor. Neslinizin geleceğinin yok olması sizin için bu kadar önemsiz mi.
Öncelikle durumu daha iyi kavramak için; bu gün çoğunuzun duyduğu küreselciler denilen yapı kimdir bir bakalım. Küreselciler denilen yapı, Yahudi zenginlerinin ana çekirdeğini oluşturduğu kabalisttik ve hatta satanist örgüt illumunatidir. Biraz daha öteye gidecek olursak, bunlar aslında uzaylı bir ırk olan reptilianlardır. Bunlar, Yahudilerden satanistlere ve masonlara dek bir süper komplo örgüttür. Tek amaçları ise insan ırkını yok etmek ve kalanları da köleleştirerek, kendi egemenliklerinde tek dünya devleti kurmaktır.
Bu gün dünyamızda her ne kadar 208 adet devlet olsa da, insanlığın ilk zamanlarında sadece reptilianlar ve insanlar vardı. Yani negatifler-pozitifler, ( gücünü şeytandan alanlar-gücünü yaradandan alanlar) bu iki güç arasındaki savaşlarda, insanlık bir araya gelip birlik ruhuyla hareket etmeye başlayınca devletler ve ulus devletler oluşmaya başlandı. İllüminati burada hangi planları uygulamaya soktu.
Bu ultra zenginler “küreselleşme” denilen olgu ile amaçladıkları sınırların ve elbette ulus devletlerin olmadığı ya da ulus devletlerin küresel imparatorluğun garnizonu haline geleceği bir dünyayı adım adım gerçeğe dönüştürmekteler. Bu amaca uygun olarak gerçekleştirilen en önemli örnek ise AB yani Avrupa Birliği.
Bu birlikte, Avrupa’daki tüm ekonomik kararların tek bir merkezden alınması anlamına gelecek. Bu olgu AB ölçeğinde bir olgu gibi görülse de aslında dünya çapında başarılmak istenen bir amacın uygun bir zeminde hayata geçmesi için ilk adımdır. Eğer burada başarı sağlanabilirse diğer coğrafyalarda da bu yönde adımlar atılacaktır. Ancak Avrupa da büyük ölçüde başarı sağlanmış görülse de diğer coğrafyalar bu kadar kolay bir noktada değiller. Çünkü bazı coğrafyalarda bu sürece direnç sergileyecek ulus devletçi unsurlar var ve bunlar Küreselcilerin merkez üssü ABD’ye direnç gösterebilecek kadar güçlüler.
Bu devletlerin en başında ise, Rusya ve Çin gelmektedir.
Karşılarında olan bir diğer yapı ise kadim devlet ve Millet olarak bilinen Türk devletleri demeyi çok isterdim, ancak Türk devletleri birbirinden kopuk ve büyük çoğunluğu hem arap hegamonyası içinde, hem de, yüzyıllarca İngiliz ve ABD üzerinden bu masonluk ve illumunati oyunlarıyla, yine bunların finansıyla kurulan tarikatlarca, kendi içlerinde kutuplaşmış toplumlar haline gelmiştir.
Bu ülkenin Türkler tarafından yönetilmediği ortadadır. Siyasetin artık çözüm üretemediği net ve açıktır. Peki o zaman kime oy vereceğiz diye sormanız da anlamsızdır. Çünkü kime oy verirsen ver aslında vatanının ve ecdadının geleceğine değil o küreselcilere oy vermiş oluyorsun.
Yapmanız gereken tek şeyi kurucu önderimiz, Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk sizlere göstermiş.
Önce Atatürk’ün Gençliğe Hitabesini çok dikkatli okuyup anlayacaksın. Sonra tıpkı Atatürk gibi düşüneceksin. Beynini bu güne kadar olan siyasi düşünce ve fikirlerden arındıracaksın. Bütün Türk vatandaşları olarak, sağcı, solcu, alevi, sünni, dinci, ateist ayırımı yapmaksızın milli birlik olacaksın. Ülkemizdeki son kale olan, şerefli cephe’ye, geçmişin şartlarında Atatürk’ün Kuvva-i Milliyesi gibi, bu günün şartlarındaki Kuvva-i Türk’e yani ATABEY19 GENÇLİK KÜLTÜR OCAKLARI’na geleceksin.
Unutma ki asıl hedefleri Anadolu ve Türk Milleti.
Saygılarımla
Ercan Çamalan