Ulu Önderimiz Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk bundan 102 yıl önce 27 Aralık 1919 da kuracağı Cumhuriyetin başkenti olacak olan Ankara’ya geldi.
Yaşadığı sürece düşman onu hiçbir alanda yenemedi. Çünkü o Tanrının seçilmişiydi. Çünkü o Türkün atalarının; Oğuz Kaan’ın kanını taşıyordu.
Düşman boş durmadı. Atatürk’ü öldürmek, kurduğu Türk Cumhuriyetini parçalamak ve yok etmek için içerden ve dışardan her türlü hainliği, her türlü kahpeliği denedi.
Ve başardı da.
Ulu Önderimiz Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hastalığını fırsat bilip, yanlış tedavi yöntemi ve fazla doz ilaçlar ile onun hayata gözlerini erken yummasına neden oldular. 10 Kasım 1938 de Atatürk’ümüz hayata gözlerini yumdu. Anadolu ağlıyordu. Türkler ağlıyordu. Düşmansa, 11 Kasım 1938 itibarıyla kahpeliğinin kutlamasını; sinsice gülerek, Türkiye Cumhuriyetini ve Türkleri yok etme planlarını devreye sokarak yapıyordu.
Atatürk, Ankara da toprağa girerken sevinen düşman, tüm hesaplarını tüm planlarını yapmış, uygulamaya koyulmuştu. Düşmana göre plan kusursuz işliyordu. Devletin bütün kaleleri zaptedilmiş, yönetenler gaflet ve delalet içinde, halk bitap düşmüştü. Ancak, düşman bir tek şeyi akıl edememişti.
Atatürk bir tohumdu.
O Ankara da toprağa girdikten sonra, Ankara’dan, Trabzon’dan, Tunceli’den, Çorum’dan, İstanbul’dan, İzmir’den, Antalya’dan.. kısaca Anadolu’nun her yerinden Ata Türkler yeşerdi.
Türk için tanrının seçtiği Atatürk 19 kişi olarak Samsun’a çıkıp, Türkiye Cumhuriyetinin temelini attı ve kurduğu Cumhuriyeti 100 yıl sonra asırlık Türk Devleti yapmak için, kendisi gibi seçilmiş olan Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci’ye görevini devretti.
Şimdi Anka Ra’dan güneş doğuyor. Atabey ile birlikte 1900 Ata Türk Anadolu’ya dağıldı. Asil kanından aldığı kudret ile Atatürk Atabey19 Türk Ocakları; sağcı, solcu, alevi, sunni ayrımı yapmadan milli birlik halinde Kuvai Türk olarak, asırlık Türk devletinin temelini atıyor.
Atatürk’ün Ankara’ya gelişinin 102.yılı kutlu olsun.
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE
Saygılarımla
Ercan Çamalan