İstanbul ve Çanakkale Boğazlarının bir trafik geçiş sistematiği vardır.
Her iki boğazda gemi geçişlerini düzenleyen ve kontrol altında tutan trafik kontrol istasyonları ve belirli aralıklarla konuşlandırılmış radarlar mevcuttur. Ayrıca Çanakkale Boğazı çıkışından itibaren deniz haritalarında boğaza yönlendiren trafik hatları ve izlenecek rota belirtilmiştir.
Bir gemi, her iki boğaza giriş yapmadan tam 20 deniz mili ve sonrasında da 10 deniz mil kala trafik istasyonlarına boğaz giriş zamanını bildirir. Yani her iki boğazdaki trafik kontrol istasyonları 20 deniz mili öncesinden geçiş trafiğine hakimdirler. Gemi boğaza girdiği an girişini raporlar ve trafik istasyonu ile teyitleşir.
Gemiler için her iki boğazın geçişe kapalı olması halinde harita üzerinde belirlenmiş demirleme yerlerinde beklenmesi istenir ve her gemi bu kurala uymak zorundadır. Ayrıca geçiş emniyeti açısından belli bir tonajın üstü ya da tehlikeli yük taşıyan gemiler de klavuz kaptan almak zorundadırlar. Tehlike arzeden gemilerin romorklör beraberinde geçişleri zorunludur.
Böylece boğazlardaki seyir emniyeti sağlanmış olur.
Hal böyle olunca, her iki boğazda da neredeyse uçan kuşlar dahi kontrol altındadır ve adım adım takip edilir.
Boğazlarda yaşanan gemi kazalarına gelince:
1- Teknik arızalar.
a) Makina arızaları
b) Dümen arızaları
2- Personel hatası
Bu iki konu başlığı, boğaz geçişlerindeki kazalara neden olan durumlardandır.
Dar su geçişleri diye tabir edilen bu tür kanal geçişlerinde hem gemi personeli hem de trafik kontrol istasyonları her zaman çok dikkatlidirler. Yukarıda bahsettiğim üzere geçişler radarlar üzerinden adım adım izlenmektedir. Seyir esnasında uluslararası olarak belirlenmiş telsiz kanallarından da, yine geminin her dönüş ve rota değilikliği teyit edilmektedir.
Anlayacağınız;
Asrın trajedisi İstanbul kanalı için mazaret gösterilen “kıyı güvenliği” tezi biz “diplomalı denizciler” için traji-komik bir bahanedir.
Gelgelelim o dış güçler var ya o dış güçler bu “tek adam rejiminde” her konuda olduğu gibi Kanal İstanbul konusunda da yıllardır özlemini duyduğu emrini vermiştir.
Diyet ödenecektir.
Ya kanal, ya İstanbul!
Montrö Boğazlar Sözleşmesi başka bir yazımın konusu olacak.
Emekli bir Seyir Astsubayından bilgilendirme efendim.
Atatürk ile kalın.
Selam ile…
Cem Ayaz