SON DAKİKA

ÇÜNKÜ BEN HALA O’NU ÇOCUK KALBİMLE SEVİYORUM

Bu haber 10 Kasım 2019 - 13:27 'de eklendi. 35

Bu sabah, geç kalmamalıyım okuluma.
O çok sevdiğim önden iki cepli siyah önlüğümü, annem yeni yıkamıştı zaten, onu giydirecek.
Öğretmenim sorar, beyaz mendilim cebimde olmalı.
Hani leğende kafasına sabun yiyenlere güleriz ya filmlerde, o gece gözüm yansa da, o sabunu yesem de kafama, sabaha tertemiz olmalıyım.

Çok heyecanlıyım.
Şiirimi ezberledim.
Gaye ile birlikte okuyacağız, sınıf arkadaşım.
Unutursam da kağıttan bakarım.
Unutmamalıyım !
Utanırım unutursam.
Unutursam utanırım.
Hem O’nun yüzüne nasıl bakarım sonra ?
Unutmamalıyım …

Son sesimle, son haykırışımla, nefesim yettiği kadar haykırmalıyım.
O’na şiir okuyacağım.

Arkadaşlarım, öğretmenlerim annem de orada olacak.
Biliyorum, O da dinleyecek bizi, O da duyacak.
Kalbim pat pat atıyor.
Acaba unuttum mu ki şiirin bir kaç satırını ?
Yok, yok.
Unutmadım.

Dua da biliyorum, annem öğretti.
Her gece uyumadan önce okuyorum.
O dua beni koruyacakmış, annem söyledi.
O an sirenler çalarken o duayı okuyacağım, O’nu da koruyacaktır, Allah baba ona iyi bakacaktır biliyorum.

Okulumuzun ön bahçesinde, en güzel yerde hep bize gülümsüyor.
Sabah ve öğlen el sallamadan geçmiyoruz önünden.
Anneme birgün ” O bizi görüyor mudur ? ” diye sormuştum.
Gülmüştü bana.

Durur muyum ?
Öğretmenim’e de aynı soruyu sordum.
Saçımı okşadı pamuk beyazı elleriyle, gülümsedi.
Küçüğüm ben.
Her şeyi soruyorum.
” Derslerini iyi çalış, O seni görür ” dedi.
Gülümsedim.

Bu sabah O’na şiir okuyacağım ben.
Duyacak beni.
Gözlerim yaşarırsa da yaşarsın.
Olsun, çocuğum ben, şiirimi O’na okuyacağım …

Her 10 Kasım gecesi aklıma gelir bu anılarım.
Bundan yıllar yıllar öncesi.
Bu yıl da unutmadım…

1978 senesinin o 10 Kasım sabahı, okuluma geç kalmamıştım.
Herkes ön bahçede toplanmıştı.
Havada hafif bir yağmur çisiltisi.
İki meşale yanıyor.
Bir derin sessizlik var.
Matem havası derler ya, aynen öyle.

Bazı günler etrafında koşturur, oyunlar oynardık yanıbaşında.
Bazen de elini tutardık çocuk aklımızla.
Ama o gün farklı.
O gün hüzün var havada ve nedense oyun oynamak hiç geçmiyor aklımızdan.

Hep birlikte Türk’üz Doğruyuz’u söylüyoruz.
Bugünkü gibi yasaklı değil.

Bekliyoruz.
Rahat !
Hazır ol !
Ve siren sesi.
Derin bir hiçlik …

Biter bitmez öğretmenimiz Mustafa Genç, bize ondan bahsediyor.
Heyecanlıyım, O’na şiir okuyacağım.
Duyacak beni.

Çağırıyor öğretmenim.
Gaye ile ikimiz koşuyoruz.
Selam veriyoruz öğretmenimize ve O’na.
Kolay mı ?
Herkes ve O bizi dinleyecek…

Tane tane okuyoruz şiirimizi.
Hiç takılmadan ama sanki kalbim yerinden çıkacak.
İnerken selamlıyoruz O’nu.
Duydu bizi, dinledi, biliyoruz.

Garip bir ruh hali çocuk yüreğimizde.
O’na şiirimizi eksiksiz okumamıza rağmen, sevinemiyoruz.
Çiseleyen yağmur damlası mı yanağımızdaki ıslaklık ?
Yoksa gözlerimiz mi nemleniyor ?
Siz karar verin !

O gün;
1978 Sonbaharı’nın, bir 10 Kasım günü ve çocuk kalplerimizle kara bir yastayız.

Bugün;
2019’Sonbaharının bir 10 Kasım günü ve hala aynı yokluğu, aynı acıyı pay ediyoruz.

Sevgili dostlar,
Kalbimin sıkıştığı günlerdir 10 Kasım’lar.
Bugünün anısına, sizlerle kırk yıl öncesi bir 10 Kasım sabahı hatıralarımı paylaşmak istedim.

“Çünkü ben hala O’nu çocuk kalbimle seviyorum…”
Ne mutlu O’nu çocuk kalbiyle sevenlere.
Ruhu şad, mekanı cennet olsun…

Atatürk ile kalın.
Selam ile …

Cem Ayaz

ATAM TV YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın.

"Ne Mutlu Türküm Diyene" Spotify ve iTunes da Yayında!

"NE MUTLU TÜRKÜM DİYORUZ"

PH ANDROİD UYGULAMASI

PARLAMENTO HABER Android Uygulaması

En güncel haberlere PARLAMENTO HABER ile ulaşın

Canlı bildirim özelliği ile son dakika haberlerini kaçırmayın!

Google Play'den alın