SON DAKİKA

Birbirine Bağlı Dişliler Döndükçe İşler, İşledikçe Kir Tutmaz ve Parlar

Bu haber 02 Aralık 2022 - 18:02 'de eklendi.
Abone ol

Hem çok akıllı hem de çok saftirik olan fiziki bedenlerimizin işlevsel yapısına biraz dikkat çekmek isterim.

 ‘’Nerede hareket, orada bereket’’ lafının muazzam haklılığı karşısında şapka çıkartmak şart. Bu tabiî ki motamot bir tabu olarak değil de genellilik ilkesinde hayatlarımızda ele alınması gereken bir felsefe. Çünkü arada sırada mental ve fiziksel izolasyon, durma, durup izleme, analiz etme, dinlenme dönemleri zaruri bir ihtiyaçtır. Karar almak, olanları net görebilmek, zihni temizlemek ve yenilenmek adına çok güzeldir bu tecritler. Ama konumuzun esas merkezine dönecek olursak, örneğin saçların dibine masaj yaparak saç köklerine kanın deveranı ile mineraller vitaminler nasıl taşınıyorsa ve saçları besleyip güçlendiriyorsa, gerek doğada gerek vücudumuzun her bölgesinde de hareketlenmemiz bizlere ürün ve şifalanma olarak geri döner. 

Yaşınız, cinsiyetiniz ne olursa olsun, fiziki engeliniz var olsun olmasın, her birey kendi koşulları kendi yetileri çerçevesinde harekete geçebilir. Yürüyüş mü, yattığınız yerde çeşitli esneme hareketleri mi, profesyonel bir spor dalı ile uğraşmak mı, veya sadece kol hareketleri mi, sadece bacak hareketleri mi, paten kaymak mı, dans etmek mi .. Bu seçenekler kombinasyonlar sınırsız, bireyin şartlarına bağlı olarak her şekilde çeşitlendirilebilir. Artık koşullarınız neye-nelere el veriyor ise bir yerden başlayarak hayatınıza hareketi getirin. Beyninize, hücrelerinize, ciğerlerinize kan pompalandıkça oksijen solunumu arttıkça algılarınız açılacak, depresyonunuz azalacak, kendinize inancınız artacak, kan hücreleriniz kaslarınız gülümseyerek yeşillenircesine size çiçekler açar gibi tepkiler vermeye başlayacaklardır. Devir daim olacak ve tüm bloke noktalarınız hem enerjisel hem düşünsel olarak sisler dağılırcasına dağılacak. Ve bunların ilk ve en önemli emaresini sabahları uyanırken alacaksınız. Mutluluk ve dinçlik seviyenizdeki artış ile gününüze daha iyi başlayacaksınız. Sabahlar nasıl başlarsa günler de öyle gider .. Hepsi birbirine bağlı bir sistem içinde birbirini düzelterek iyileştirerek devam edecek. Işıltınız tüm hallerinize sızmaya başladığında artık hayatınıza çektiğiniz insanlar ve olaylar da değişmeye güzelleşmeye başlayacak. Çünkü şu hep bahsettiğimiz ve duymaktan artık gına geldi be kardeşim dediğimiz ‘’Frekans’’ tam da bu noktada yine ben buradayım deyip el sallıyor bize.

Akıllı olan vücutlarımızı, bu şekilde refaha, sağlığa, temizlenmeye programlarken, aklımızın, daha doğru ifade ile aslında bilinçaltımızın saftirik ama yanlış kullanılırsa bir o kadar da tehlikeli olan yanını da doğru kullanarak bu işe bulaştırırsak sonrasında inanın kendinizin en iyi versiyonuna giden yolda kimse tutamaz artık sizi.

Aklımız, bilinçaltımız, vücudumuzun çok sırlı bir yanı var: Biz neyi söylersek neyi tekrara alırsak onun doğruluğuna kayıtsız şartsız inanarak ‘’Emredersin komutanım.’’ der ve bunu gerçekleştirmek için çalışmalara başlar. Bunu doğru kullanmak da bir nevi sanatsal bir çalışmadır. Ne dedik: ‘’Neyi tekrarlarsak ..’’ Tekrarlar, tekrarlar, tekrarlar .. Bize Frekansı hatırlattılar değil mi? Bir bakalım neymiş bu Frekans? –‘’Frekans veya titreşim sayısı, bir olayın birim zaman içinde hangi sıklıkla kaç defa tekrarlandığının ölçümüdür.’’ (Wikipedia.org)

O halde her düzenli tekrarlayışlarda bu emre kayıtsız şartsız cevap veren tepki veren o yolda çalışan bu saftirik yönümüzü tam ihtiyacımıza hizmet edecek şekilde kullanmalıyız. Cümlelerin nasıl olması gerektiği ile ilgili kalıplara örneklemelere imtina ederek, bu kısmı kendine en doğru yoldaş olması gereken sizlere bırakıyorum. Yeter ki iyi niyetle düz kalp ile en iyi versiyonunuz için odaklanarak sağlıklı mutlu bereketli olmaya istekle çıksın sözler ağzınızdan ve faaliyetleriniz hareketleriniz de tutarlı olsun bu niyetinizle.

‘’Bir şeyi 40 kez söylersen o olur.’’ der eskiler .. ‘’Frekans’’ diye tutturmalarına gerek kalmadan direk yöntemi vermişler bize aslında. Ah o eskiler ne derse kulak kabartmamız gerek. Ne demiştim bir önceki yazımda: Geriye gittikçe ilerliyoruz. Evet. Kadim tüm bilgiler çağlarca unutturuldu bizlere, her nesil bir öncekinden azını bilerek yaşadı ve bizlere kırıntıları kaldı bu bilgilerin .. ‘’Nerede hareket, orada bereket.’’ diyerek mental ve fiziksel sağlığımızı korumanın yolunu belirten; doğru frekans oluşturma yöntemini ‘’Bir şeyi 40 kez söylersen o olur.’’ diye bize aktaran eskilerin bilgilerini bizler de olabildiğince kendi alt nesillerimize öğretip onları bilgilendirelim ve önlerinde doğru hareketlerimiz ile birer doğru örnek olalım, en azından elimizde kalan son bilgi kırıntılarını muhafaza edelim.

Atatürk'ün Katilleri - Hüseyin Hakkı Kahveci

Yazımı, en ileri görüşlü en bilge adam olan Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Anafartalar komutanı Baş Komutan Baş Öğretmen Gazi Mareşal Son Başbuğ Mustafa Kemal Atatürk’ün sözü ile bitirmeyi isterim: ‘’Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.’’

Atamız en doğru bilgiyi bize bu konuda da vererek, yolumuzu yine aydınlatmış her konuda aydınlattığı gibi. Ruhu şad olsun.

Hepinize bereket, sağlık ve huzur dileklerimle.

Buşra Gürsoy

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

Buşra Gürsoy[email protected]
1989'da, İstanbul'da doğdu. Eğitimlerini İstanbul'da Orman Mühendisi olarak tamamlayıp ardından İş Güvenliği Uzmanı olan; televizyon, spor, finans, hukuk, ticaret, mühendislik, iş güvenliği gibi farklı sektörlerde çalışma deneyimi olan yazar, uzun yıllar Güney Amerika'da ve Almanya'da çeşitli eğitimleri ve iş tecrübelerini de kariyerine eklemiştir. Çocukluğundan beri deneme, şiir, makale yazmayı seven yazar, müziği, seyahat etmeyi ve kitap okumayı hayatının ayrılmaz parçaları olarak betimliyor. Özel ilgi alanlarının tümünü ise "Ezoterizm" ana başlığı altında toplayan yazar, ayrıca Basketbol, Badminton ve Hentbol oyunculuğu geçmişine de sahiptir. İyi derecede İspanyolca, İngilizce ve Almanca konuşmaktadır.

BUGÜN ÇOK OKUNANLAR

BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR