SON DAKİKA

BATI, TÜRKİYE’YE KARŞI HERŞEYİ GÖZE ALDI!

Bu haber 08 Mayıs 2018 - 15:22 'de eklendi ve 88 kez görüntülendi.

Darbeyi Batı organize etmediyse, Rusya’nın rolü ne?

Yedi düvelin ORTAK PAYDASI ne?

Hain darbe girişimine kim, ne sebeple ve kimlerle kalkıştı, artık ortaya çıkıyor.

Son olarak Alman istihbaratı da, diğer Batılı ülkeler gibi; darbenin arkasında FETÖ’cülerin olduğunu kabul edemediğini, kanıt bulamadığını açıkladı.

“Turkey has tried to convince us of that at every level but so far it has not succeeded,”

Oysa darbe girişiminin hemen ardından, Türkiyemin bozkırlarında at koşturan Rus danışman, Putin hesabiyetine; işin arkasında, ABD başta olmak üzere batılıların olduğunu defaatle söyleyip durdu.

Rusya, ABD, AB’den gelen değerlendirmeler gösteriyor ki, bu hainliğin altında, FETÖ çok önemsiz bir detaydır.

Neden mi?

3 temel eğilim açıklıyor Türkiye’deki darbe girişimini…

Bastırılanları, yarım kalanları ve gelmekte olanları…

1-ABD ve Batı; BOP projesinden bu yana Rusya’nın açık bir tehdit olduğunu söylüyor.

Son olarak Alman Federal Haberalma Servisi (BND) Başkanı Bruno Kahl, Der Spiegel’deki söyleşisinde; FETÖ sorusunu savuşturduktan sonra diyor ki;

Rusya’nın askeri gücünü, yığınağını artırması basit bir savunma politikası olarak görülemez. Rusya, ABD seçimlerinde olduğu gibi sonbaharda Almanya seçimlerine de müdahale edebilir.

2-Darbe girişimini ABD ve Batıya yükleyen Rusya ise, NATO’nun kendine yakın Avrupa bölgelerindeki tatbikat hazırlıklarını, bir savaş tehdidi olarak görüyor. Türkiye’ye savunma sistemleri de verebileceğini söyleyen Rusya, Türkiye’yi Batı, ABD velhasıl NATO’ya karşı kalkan yapmaya hazırlıklı.

3-Suriye ve Ortadoğu meselelerinde de Türkiye üzerinden çatışma yaşayan Rusya ve Batı’nın uzlaştığı tek ORTAK PAYDASI ise; terör ve PYD kartı. Bu kart, Türkiye’yi stratejik partner ilan eden Rusya ve Batı’nın süreklilik arz eden TEK politikası.

Bu ortak paydanın genel adı ve varmak niyetinde olduğu yer ise; TÜRKİYE’NİN yeniden ASYA İÇLERİNE HAPSEDİLMESİDİR.

Görüldüğü üzere bu manzarada FETÖ; PKK, PYD ve siyasi partiler gibi, herkesin kullanabileceği alt detaylardır.

Türkiyem, detaylardaki sahte cepheciklere takılmadan ESAS CEPHEYİ GÖĞÜSLEMEK zorundadır.

Acaba neyi göğüslüyoruz?

15 Temmuz 2016’da yaşanan hainliğin ardından tüm vatanseverler göreve çağrılmıştı. Devletimiz; içerde ve dışarda (özellikle Suriye’de) FETÖ, PKK, İŞİD gibi hainlerle topyekün bir mücadele içine girdi.

Yalan yok, epey de yol alındı. Alınacak da…

Ama gelgelim bir başka detaya: REFERANDUM.

Yok efendim; Mart tezkeresi intikamıymış, İsrail’i korumak için İslam Ordusu’na sokmakmış, halife olmakmış gibi, detayın da detayı akil-sizlikler.

İşin özeti, yeni düvelin; terör olayları, Gezi olayları Part 2 ve nihayetinde, 15 Temmuzla varmak istediği kaos tam gerçekleşmeyince, bu KOZ (Zoka) ortaya atıldı.

SÖYLEYENİN VE SÖYLETENİN GERÇEK NİYETİNDEN BAĞIMSIZ OLARAK,

TEMEL GERÇEK ŞUDUR:

“ TSK’da kriz ve olağanüstü durumlarda ilk haber alınır alınmaz ‘personel kışlayı terk etmesin’ emri verilir. Her zaman uygulanan bu temel ve basit kural 15 Temmuz 2016’da ilk haber alındığı zaman uygulanmamıştır. Uygulansaydı darbe girişimi baştan açığa çıkardı”

Ne oldu, olacak?

Şimdi bu kaostan çıkmanın yolu; bizi NATO’ya kalkan yapmaya çalışanlarla, bizi NATO içinde tokatlamaya, bölmeye çalışanların oyuncağı olmamaktır.

Yani, bu kriz ve olağanüstü durumda, ilk haberleri aldık, gerisi geliyor. Hiç kimse; işini, görevini, inancını ve ülkesini terk etmeyecek. Bu bir emirdir!

(İşaret bekleyenler için bu son çağrıdır)

Yoksa, emre uymayanlar, Mondros’tan sonra olduğu gibi, RİCACI bile olamayacaktır.

Erol KARABULUT
Erol KARABULUTerolkarabulut@parlamentohaber.com