SON DAKİKA

NE MARTIN SONU BAHAR, NE DE HAZİRANDAN SONRA YAZ

Bu haber 27 Haziran 2019 - 13:19 'de eklendi. 59 Son Güncelleme27 Haziran 2019 - 17:27

Demek ki; Atatürk’ün kaybından sonra biz bu ülkeyi yönetemedik. Cumhuriyetin ilk on yılında açık alınla çıkılan her savaştan sonra girilen tüm cephelerde bu sefer boynumuz büküldü, süngümüz düştü ve teslim olduk.
Yakın tarihimizin kayıtları bu durumu işaret ediyor. Kabul edip, etmemek gibi de bir lüksümüz yok hani.

O günlerin faturasını bugünlerde ve hatta yarınlarda da ödeyeceğimiz kesindir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, İzmir iktisat Kongresinde;

“Efendiler, tarih., milletlerin yükselme ve düşmesi sebeplerini ararken birçok siyasî, askerî, sosyal nedenler bulmakta ve saymaktadır. Şüphe yok, bütün bu nedenler, sosyal olaylarda etkilidir. Fakat bir milletin doğrudan doğruya hayatıyla, yükselmesiyle, düşmesiyle ilgili ve ilişkili olan milletin ekonomisidir. Tarihin ve tecrübenin belirlediği bu gerçek, bizim millî hayatımızda ve millî tarihimizde de tamamen görülmüştür. Gerçekten Türk tarihi araştırılırsa bütün yükselme ve düşme sebeplerinin bir iktisat meselesinden başka bir şey olmadığı anlaşılır.

Efendiler, tarihimizi dolduran bunca başarılar, zaferler veyahut yenilgiler, yok olmalar ve felâketler, bunların, tümü; gerçekleştikleri devirlerdeki iktisadî durumlarımızla ilişkili ve ilgilidir. Yeni Türkiye’mizi hak ettiği yere ulaştırabilmek için, mutlaka ekonomimize birinci derecede önem vermek zorundayız. Çünkü zamanımız tamamen bir iktisat devresinden başka bir şey değildir.” diyordu.

Bir ulus kurucu, bir devlet mimarı, bir Başkumandan,  kurtuluş savaşı  cephelerinden sonra iktisat cephesi siperlerinde de sanki “ey millet, ikinci hedefiniz sanayi ve tarımdır” diyordu.

O bunu işaret ve hedef göstermişken, ondan hemen sonra “üretme biz size veririz” oltasındaki yemle yemlenmediğimizin aksini iddia edebilir misiniz? O günlerden bugünlere üretmeyen, ürettirilmeyen,  varsa paran al Türkiye. Ha o da mı yok, borçlan Türkiye.

Sosyal iflasın kapılarını açtığı ekonomik iflas ve birbiri ile iç içe geçmiş ve artarak büyüyen sorunlar yumağı. Askerinin dahi yatağı, yastığı kıçındaki donu Amerikan malı.

Okuyucularım bilir, yazılarımdaki ana fikir Atatürk Cumhuriyeti ve ulus devlet çizgisidir. Edirne’den Hakkari’ye kadar öne sürdüğüm fikirlerin rüzgarı Anıttepe’den eser. İnancım ve savunucusu olduğum değerler bunlardır. Bu değerlerin savunucusuyken de, sola sağa savrulamam, evirip çeviremem.

Gazi Paşa’dan sonraki siyasal ve sosyal hikayemezin gerçekleri ve bugünlerde de yine siyasal ve sosyal hayatımızın çökmesi iyi bir analiz, ve yurttaş dikkatliliği ödevi gerektirir.

Bugün “kuruluş değerleri, kuruluş değerleri” diye adeta feryat edilen bir süreçten geçiyorsak eğer, o günlerden bugünlere tarihimizin sayfalarını tekrar ve tekrar karıştırmak gerekir diye düşünüyorum.

Uzun lafın kısası, 1938 yılının 10 Kasım sabahı saat 9’u 5 geçeden itibaren terk edilen kuruluş değerlerini bugünlerde aramak da bir acı ders, bir yarıda bırakılmış ödev olarak karşımızda duruyor.

Sorumlusu kim?
Siyasetçi.
Başka?
O siyasetçiyi şakşaklayan ve omuzunun üstünde taşıyan bu millet.

Gazi Paşa’dan bir hatırlatma;

“Bağrında yetiştirerek başının üstüne kadar çıkaracağı adamların kanındaki, vicdanındaki asıl cevheri çok iyi tahlil etme, dikkatinden bir an bile vazgeçmesin…”

İktidarı ve muhalefeti ile;
Kolay omuzumuza alıyor ve tahlil etmiyoruz. Meselenin o gün de özü oydu, bugünde bu. Yoksa yoksa, ne Mart’ın sonu bahar, ne de Haziran’dan sonra yaz, işte size bir acı gerçek…

Atatürk ile kalın.
Selam ile…
Cem Ayaz

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

Cem Ayaz
Cem Ayaz Yazar, Emekli Deniz Astsubayı. 1969 İzmir doğumludur. İlk ve orta öğrenimini İzmir’de, yükseköğrenimini de 1989 yılında deniz astsubay meslek yüksekokulunda(o zamanki adı Astsubay Sınıf Okulu ) ve daha sonra da Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Programı’na devam ederek tamamlamıştır. Deniz kuvvetleri komutanlığında, yurtiçi ve yurtdışında 28 yıl seyrüsefer branşında çeşitli kadrolarda, personel, amir, birlik komutanı olarak görev yapmış ve 2012 yılında istekle emekliye ayrılmıştır. Yaklaşık 20 yıldır edebiyat ile iç içe bir yaşam sürmekte, çeşitli internet sitelerinde yüz elliye yakın şiir, makale çalışmaları yayınlanmakta olup edebiyat dünyasının önemli isimleri tarafından da şiir ve deneme türünde deniz ve denizcilik konularında birincilik ödüllerine layık görülmüştür. Çalışma hayatına katılım aşamasında, üretime ve eğitime verdiği önemle, Arel Üniversitesi, Mektebim eğitim kurumları gibi eğitim kurumlarında idari işler müdürü olarak görev yapmıştır. Şubat 2018’de Ulak Yayınlarından ‘’Vatan Kaderine Terk Edilemez’’ adlı ilk kitabı yayınlanmıştır. parlamentohaber.com’da haber müdürlüğü görevinde bulunmuştur.

ATAM TV YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın.

"Ne Mutlu Türküm Diyene" Spotify ve iTunes da Yayında!

"NE MUTLU TÜRKÜM DİYORUZ"

PH ANDROİD UYGULAMASI

PARLAMENTO HABER Android Uygulaması

En güncel haberlere PARLAMENTO HABER ile ulaşın

Canlı bildirim özelliği ile son dakika haberlerini kaçırmayın!

Google Play'den alın