SON DAKİKA

ÇANAKKALE RUHU

Bu haber 18 Mart 2019 - 2:26 'de eklendi. 131

“Dur Yolcu!
Bilmeden Gelip bastığın bu toprak bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.”

104 yıl önceki vatanımız ve o zamanlar henüz cumhuriyetin olmadığı topraklarımızda parçalanma eşiğinde kıvranan yaralı bir hükümdarlıktı Osmanlı Devleti… Yabancıların deyimiyle “hasta bir adam”dı. Haliyle dış güçlerin gözü topraklarımızdaydı. Osmanlı İmparatorluğu’nun gerilemeye başladığı dönemden Çanakkale Savaşları’na kadar geçen yaklaşık iki yüz yıl parçalanma alametleri belirmişti. Bunun nedeninin, devlet adamlarının daha doğrusu padişahların basiretsizliği kadar, yönetim sistemlerinin bozulmasıydı elbet. Teorikte öğrendiğimiz ve tarih kitaplarında okuduğumuz bilgilerle pratikte yaşadıklarımızı birleştirince de şu sonuç çıkıyordu:

“Demokrasiye dayalı olmayan ve iyi yönetilmeyen her dikta hükümeti yıkılmaya mahkumdur!”

“Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda
​Gördüğün bir tümsek, Anadolu’nda,
​İstiklal uğrunda, namus yolunda
​Can veren Mehmed’in yattığı yerdir.”

​1914’te dış güçlerin hedefi, Çanakkale Boğazı’nı geçerek topraklarımızı işgal etmekti. İşte bu yüzden tarihte “Çanakkale Savaşları” adını aldı. Türk tarihine ise bir destan olarak yazıldı. Çünkü ne Çanakkale’yi geçebildiler ne İstanbul’u alabildiler! Savaşın üçüncü cephesi olan Anafartalar’ın Grup Komutanı Mustafa Kemal bu başarısından dolayı albaylığa terfi etmişti. 18 Mart 1915’te kazanılan Çanakkale Boğaz Muharebesi Zaferi’ni takiben Çanakkale Kara Savaşı da zaferle sonuçlanmış, düşmana geçit verilmemişti. Askeri dehası, çalışkanlığı, azmi ile hareket eden Kurmay Albay Mustafa Kemal, Çanakkale Zaferi’nden bir süre sonra Kurtuluş Savaşı’nı başlatmıştı.

İşte Çanakkale Zaferi’nden Kurtuluş Savaşları’na, mücadeleden zafere ve sonunda Cumhuriyet’e giden bir öyküdür bu… Kurtuluş, askerimizle beraber Türk halkının emek ve çabasıyla kazanılmış olsa da, bu öykünün başkahramanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. Bunu görmezden gelmek cehalet ve vefasızlıktan öte, bu vatanda yaşamaya layık olmamaktır! Bu zihniyet, milyonlarca askerin kanıyla kazanılmış bu ülkeye ait olmamaktır! Ve Çanakkale Ruhu’nu taşımamaktır.

“Bu tümsek, koparken büyük zelzele,
​Son vatan parçası geçerken ele,
​Mehmed’in düşmanı boğduğu sele
​Mübarek kanını kattığı yerdir.”

Evet, bu ülke kolay kazanılmamıştır. Her karış toprağında bir başka Mehmetçiğin kanı vardır. Her bölgesinde ayrı bir zafer rüzgarı eser. Askerimiz buğday çorbası, üzüm hoşafı ve ekmek ile yetinmiştir. Hem de savaş şartlarında… Çanakkale’nin ağlatan menüsüdür bu! Sonuçta bu vatan ardında bir tek Çanakkale Zaferi sonrasında bile binlerce gazi, on binlerce şehit bırakmıştır. Kadınımızsa neredeyse cephede savaşan erkek gibi mücadele vermiştir. Yiyecek ekmeği bulamazken orduya para vermek için gerektiğinde saçını kestirip satmıştır.

​“Çanakkale Zaferi, Türk askerinin ruh kudretini gösteren şayanı hayret ve tebrik bir misaldir. Emin olmalısınız ki, Çanakkale Muharebeleri’ni kazandıran bu yüksek ruhtur.” demiştir Atam.

Ve belgelere dayanarak, savaşla ilgili bir anıyı da şöyle aktarmıştır:
“Bomba sırtı vakasını anlatmadan geçemeyeceğim. Siperler arasında mesafe sekiz metre, yani ölüm muhakkak… Birinci siperdekiler, hiçbiri kurtulmamacasına kamilen düşüyor. İkincidekiler onların yerine geçiyor… Fakat ne kadar gıpta edilecek bir itidal ve tevekkülle biliyor musunuz? Öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor, hiç ufak bir endişe ve korku göstermiyor, sarsılmak yok. Okuma bilenlerin ellerinde Kuran-ı Kerim, cennete gitmeye hazırlanıyorlar. Bilmeyenler Kelime-i Şahadet getirerek yürüyorlar. Bu, Türk Askeri’ndeki ruh kuvvetini gösteren şayan-ı hayret ve tebrik bir misaldi. Emin olmalısınız ki, Çanakkale Savaşları’nı kazandıran bu yüksek ruhtur.”

​“Düşün ki, haşr olan kan, kemik, etin
​Yaptığı bu tümsek, amansız, çetin
​Bir harbin sonunda bütün milletin
​Hürriyet zevkini tattığı yerdir.”

Çanakkale bir zaferden öte bir ruh olmalıdır her Türk vatandaşında. Öyle bir ruh olmalıdır ki, Türkiye Cumhuriyeti (T.C.) vatandaşı olduğuna dair bu topraklarda yaşayan herkesi birleştirmelidir. Teröristle, vatanı bölmeyi çalışanlarla mücadelenin yanı sıra; Çerkezi, Lazı, Kürdü ve etnik kökeni ne olursa olsun herkesi bu topraklarda öyle bir birleştirmelidir ki, vatanını seven her T.C. vatandaşı “Türk” olduğunu hissetmelidir. Çanakkale Ruhu, aynı zamanda ülkenin geleceği için her daim doğru tercih yapabilmektir. T.C. parlamenter bir sistemle kurulmuştur. Bu sistem halk egemenliğine dayanır. İşte Çanakkale Ruhu, halk egemenliğinin dışında dayatılan tüm sistemlere “Hayır!” diyebilmektir! “Çanakkale Ruhu” budur! Ve bu, o öyle bir ruhtur ki, Çanakkale Zaferi sonrasında yazılmış ve yukarıda dizelerinin paylaşıldığı “Bir Yolcuya” isimli şiiri ortaya çıkarmıştır. Kurtuluş Savaşı sırasında Türk milleti için, “Korkma!” diye başlayan bir İstiklal Marşı ortaya çıkarmıştır. Bu vesileyle Çanakkale Zaferi’nin 104. Yıldönümünü kutladığımız bu yıl, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm şehit ve gazilerimizle birlikte vatansever şairler Necmettin Halil Onan ile Mehmet Akif Ersoy’un ruhları şad olsun, diyorum. Yüz yıl öncesinden tarihten aldığımız derse göre, bir ülkenin topraklarının bütünlüğü vatan sevgisiyle ve o sevgiyi koruma yolunda atılan birlikten doğmaktadır. İşte bu yüzden “Çanakkale Ruhu”nu hep taşıyalım. Ancak o zaman Çanakkale Savaşı’ndaki Kurmay Yarbay Mustafa Kemal’in, “Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum” emrinin ardındaki ruhu anlayabiliriz.

Nihan Ertem

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

    Nihan Ertem
    1978 yılında İzmir’de doğdu. Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Gazetecilik Bölümü’nden mezun olduktan sonra İzmir’in yerel televizyon kanallarında muhabir ve haber spikeri olarak çalıştı. Birkaç özel kurumda halkla ilişkiler ve basın danışmanlığı yaptı. 2009 yılından itibaren yerel ve genel seçimler öncesinde basın danışmanlığı görevlerini yürüttü. Çeşitli web sitelerinde ve son olarak Dokuz Eylül Gazetesi’nde köşe yazarlığı yaptı. TRT Kent Radyo İzmir’de Radyo Sunucusu ve Yapımcısı olarak çalıştı. 2017 Mayıs’ta ilk kitabı olan Mozaik’i çıkardı. Yazın hayatındaki çalışmalarına devam etmektedir.

    "Ne Mutlu Türküm Diyene" Spotify ve iTunes da Yayında!

    "NE MUTLU TÜRKÜM DİYORUZ"

    PH ANDROİD UYGULAMASI

    PARLAMENTO HABER Android Uygulaması

    En güncel haberlere PARLAMENTO HABER ile ulaşın

    Canlı bildirim özelliği ile son dakika haberlerini kaçırmayın!

    Google Play'den alın