SON DAKİKA

BİR PAZAR GÜNÜ YAZISI: EY HAYAT!

Bu haber 09 Ağustos 2020 - 22:10 'de eklendi.

Ben şimdi buralardan halatlarımı fora edip pupa yelken bir sahil kasabasının sakinliğine demir almak istiyorum.

Bahçesinde evimin,  yalınayak çayır çimen üstünde, sol dirseğim tahta bir masaya dayanmış, domates, zeytin, beyaz peynir, zeytin yağı kokusu,  bir kadeh buzdan rakı, bir kaç dilim kavun karpuz,  serinlemek, serinletmek istiyorum dünyamı.

Rüzgarla dans edip de hışırdayan yaprakların musikisine, dalgaların sesi karışsın. Kuş sesleri fısıldasın huzurun müziğini kulağıma. Kedi, köpek, börtü böcek çıplak ayaklarımla sarmaş dolaş. Duyulur, duyulmaz bir radyo hışıtrtısı bir şeyler, bir şeyler mırıldansın dinlemez kulağıma.

Adımı unutayım ve sanımı.
Nerede olduğumu. Gelmişe ve geçmişe bir küfür kadar yakın. Yarın artık bugündür,  hatırlayayım.

Alimiyum sürahideki buzun teri serinletsin ellerimi tuttuğumda.  Közde kahve,  köpüre dursun, henüz vakti gelmedi. Gün, gece, öğlen ya da akşamın bir üzeri, yelkovan ile  akrebin hikayesi artık kimin umurunda. Dönsünler peşi sıra, peşi sıra bir telaş, pür telaş,  bu ahir zamanın harmanında.

Bir merhabayı sakınayım, çitlerin önünden  geçen silüetlerden. Önceki sahipsiz merhabalara sayılsın. Alacağım var, borcum yoktur bu sahipsiz selamlaşmalar arafında.

Annemin öldüğünü unutayım, babamın dizlerinin artık tutmadığını da. Rüzgar sürsün kızımın saçlarını yüzüme gözüme, öper gibi, koklar gibi. Sarar, sarar gibi olsa da. An gibi geçer gider hayat gözlerinin önünden. Bir geçit töreni misali. Mızıka, trompet çalar anılar. Şimdi, şimdilerde bozdur, bozdur harca onları ne fark eder. Ne fark eder bu Ege akşamlarında.

Belki bir yıldız kayar avuçlarımın içine. Belki sıkı sıkıya yakalar, belki de ıskalarım öncekilerde olduğu gibi. Ne gamdır artık,  ya da ne keder bu keyfi bozmaya.

Karınca kardeşe bir merhaba. Masaya kadar tırmanmış bir kırıntı derdine. Emekçidir, bir mücadele, kendi hikayesinde. Ağustos böceğini sorma hiç.
Huyu batsın!
Akortsuzdur sazı, ne nota bilir, ne de sus işareti. Ulu orta çalar, ulu orta söyler.
Bana benzer, huyu benzemesice.

Ben şimdi halatlarımı fora edip,  pupa yelken bir sahil kasabasının sakinliğine demir atmak istiyorum.

Ey hayat!
Ey sevenler!
Ey nefreti gözünde tütenler!
Viya artık, viya böyle…

Atatürk ile kalın.
Selam ile…

Cem Ayaz

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

Cem Ayaz
Cem Ayaz Yazar, Emekli Deniz Astsubayı. 1969 İzmir doğumludur. İlk ve orta öğrenimini İzmir’de, yükseköğrenimini de 1989 yılında deniz astsubay meslek yüksekokulunda(o zamanki adı Astsubay Sınıf Okulu ) ve daha sonra da Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Programı’na devam ederek tamamlamıştır. Deniz kuvvetleri komutanlığında, yurtiçi ve yurtdışında 28 yıl seyrüsefer branşında çeşitli kadrolarda, personel, amir, birlik komutanı olarak görev yapmış ve 2012 yılında istekle emekliye ayrılmıştır. Yaklaşık 20 yıldır edebiyat ile iç içe bir yaşam sürmekte, çeşitli internet sitelerinde yüz elliye yakın şiir, makale çalışmaları yayınlanmakta olup edebiyat dünyasının önemli isimleri tarafından da şiir ve deneme türünde deniz ve denizcilik konularında birincilik ödüllerine layık görülmüştür. Çalışma hayatına katılım aşamasında, üretime ve eğitime verdiği önemle, Arel Üniversitesi, Mektebim eğitim kurumları gibi eğitim kurumlarında idari işler müdürü olarak görev yapmıştır. Şubat 2018’de Ulak Yayınlarından ‘’Vatan Kaderine Terk Edilemez’’ adlı ilk kitabı yayınlanmıştır. parlamentohaber.com’da haber müdürlüğü görevinde bulunmuştur.

ATAM TV YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın.

"Ne Mutlu Türküm Diyene" Spotify ve iTunes da Yayında!

"NE MUTLU TÜRKÜM DİYORUZ"

PH ANDROİD UYGULAMASI

PARLAMENTO HABER Android Uygulaması

En güncel haberlere PARLAMENTO HABER ile ulaşın

Canlı bildirim özelliği ile son dakika haberlerini kaçırmayın!

Google Play'den alın
Do NOT follow this link or you will be banned from the site!