”Tahtakuruları ısırıyor emekçi yoldaşları”
Son çıkan kitaplardan, gösterime giren yeni filmlerden, konserlerden, ödüller alan sanat eserlerinden, ulusal ve uluslararası başarılarımızdan bahsedemiyoruz maalesef.
Daha henüz şarbon lafları kulaklarımızda iken, işçilerin tahtakurusu feryatları kulağımızı çınlatıyor, yüreğimizi kabartıyor.
Sadece asgari ücretler, sadece asgari hayatlar yakmıyor canı.
Tahtakuruları da ısırıyor emekçi yoldaşları.
”Yoldaş…”
Yoldaş lafını, ulus devletimizin her yurtdaşı, bir de 3. hava limanındaki dertli emekçi kardeşlerimiz için kullandım.
Özellikle de onlar için.
Acaba gerçekten aynı yolda yürüyen yoldaşlar mıyız, orası belli belirsiz.
Şükür ile terbiye edilen aklın imdadına yetişmek için, söz söylesek, yazsak, çizsek, acaba bizler ile yoldaş olup aynı yolda yürürler mi?
Bu sorunun cevabı da net değil.
Prangaları, elleri, ayakları, alın terlerine takılan bir toplumun her kesimi için akıl yürütüyoruz.
Acaba, prangalı emek bunun farkında mıdır sizce?
Bunun cevabı da havada kalır.
Okula giden çocuğunun cebine bir gevrek parası koyamayan anne, babalar sesimizi duyar mı?
Yoksa yoksa ” ne güzel koyduk” marşları mı söylerler 24 Haziran seçimlerinde olduğu gibi?
”Tetikte kendi parmağımız”
Düşünebilen akıl ile alay ediyorlar.
Sorgulayan akıllara, mahkeme, cop, jandarma, tekme tokat küfür bini bir para.
Bir yazımda, önce işçi uyanacak, önce işçi uyanmalıdır diye üzerine basa basa vurgulamıştım. Yoksulluktan ve yoksullardan beslenen bir sadaka faşizminin içinden çıkıyoruz.
“Tetikte kendi parmağımız, kimsenin değil” demiş şair.
Havalimanında çalışan ve mağdur olan işçiler bildiklerimiz. Haberdar olmadığımız daha ne hikayeler var acaba?
”İşçi kardeşim!”
Bir toplum bu noktada uyanır mı?
Bu toplum artık derin uykularından uyanır da, yaşadıklarının hesabını sorar mı?
Yoksa biri, yoksa birileri uçaklarına uçak, saraylarına saray eklerken, alınterini tespih yapıp şükür namazlarında firavunlarına tapar mı, yaşayıp göreceğiz.
Bilinen o ünlü tabir ile soralım.
İşçi kardeşim!
Ne dersin?
O tahtakuruları da dış güçlerin olayı mı?
Atatürk ile kalın.
Selam ile…
Cem Ayaz