SON DAKİKA

1919 RUHUYLA, ATATÜRK İLE KALIN SELAM İLE…

Bu haber 01 Ocak 2020 - 13:28 'de eklendi. Son Güncelleme1 Ocak 2020 - 13:33

Sevgili yurttaşlık bağı ile bağlı olduğum yurttaş;

2019 yılında karınca kararınca, Atatürk Cumhuriyeti ve Türk devrimi için kalemimden dökülen satırları hatırlatmak istedim.

ATATÜRK’ÜN YOLU
‘’Karadeniz’in uyanması lazım. Ege, İç Anadolu, Doğu, Güneydoğu Anadolu’nun. Akdeniz ve Marmara’nın.

Derin uykulardan.
Bu derin uykudan, dinci ve etnik bölücülük kabusundan uyanması lazım.

İçeride ve dışarıda olanı biteni aklı süzgecinden geçirip düşünmesi lazım. Günün yirmi dört saati kendince siyasetin içinde ama siyaset ile matematiği birleştirmesi, hesap ve kitap yapabilmesi, yapması lazım…’’

Demiştim…

KİMSE KUSURA BAKMASIN
‘’Demokrasi, sadece adını soy adını yazabilen ya da söyleyebilen insan toplulukların rejimi değildir…’’

Demiştim…’’

OYUN ”OY” UN İÇİNDE…
‘’Bir Cumhuriyet Başsavcı yardımcısı 16 Nisan kanunsuz sandığında ” Sandıkta #HAYIR diyecek olanlar PKK ile aynı muameleyi göze almış olurlar, küsmek yok ” demişti …’’

Demiştim…

KADIN İSTERSE…
‘’Kadın isterse, her şey değişir.
Eli değerse, emeğe dökerse niyetini;
Evinde, mahallesinde, köyünde, şehrinde, ülkesinde ve dünyada her şey ama her şey,  değişir.

Demiştim…’’

TERÖRİST, HAİN, ZİLLET MİYİZ?
‘’Demokrasi, barış ve hukuk olgusu, en kirlenmiş kavramlardır bu günlerde.
Efendim, dikkatinize…’’

Demiştim…

ANASINI AVRADINI
‘’Siyasetin dili hakaret, siyasetin dili küfrün bini bir para. Ha “ananı da al git, ha ananı avradını” noktası…’’

Demiştim…

3’ÜN 1’İ
‘’E hani milli iradeydi?
Halkın kararı her şeyden öncelik ve önemliydi?
Onlara gelince irade-i milli, bize gelince 3’ün 1’i…’’

Demiştim..

ANKARA’YA DÖKTÜĞÜMÜZ GÖZYAŞLARI
‘’Cumhuriyet ve Atatürk’ün gölgesinde.

İnsanlığın erdemini arıyoruz.
Yol ve yöntem, Ankara’ya döktüğümüz gözyaşlarının içinde…’’

Demiştim…

TÜRKİYE BUNA LAYIK MI, LAYIK MI KALACAK?
‘’Nereden nereye.
Acılarımız da dahi bir araya gelemiyoruz. Acılarımızda dahi ayrışıyor, yumruk yumruğa geliyoruz…’’

Demiştim…

BİR İSTANBUL MASALI
‘’Oyun ortada.
Kavuklu, Pişekar.
Hükümet, muhalefet.
Sanki orta oyunu…’’

Demiştim…

SANDIK BEYGİRİ
Dün Martın sonu bahardı, bugün ise her şey güzel olacak.
Yarın mı?
Allah kerim.
Bizim mahallenin her zaman ve durumda sloganı hazır.

Değişen, gelişen bir şey var mı?
Yok…’’

Demiştim…

SİYASETİN ÇARKI FELEĞİ
‘’Tekrar, tekrar yazıyor, söylüyoruz.
Bu muhalefet kurgusu, bu iktidara şiir gibi yakışıyor. Sadece kendinize, öncelik ile kendinize güvenin…’’

Demiştim…

TÜRK ULUSU DA KAYDINI TUTUYOR ÇÜNKÜ ER YA DA GEÇ HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK
‘’Türk Ulusu, Türk yurdu ve tarih de kayıtlarını tutuyor. Hem de öyle buzdolabında da değil. Yüreğinde, yüreğinin ta içinde. Akıl, vicdan ve sabır ile…’’

Demiştim…

NE T.C. Sİ YA? KARNINIZI DOYURUYORUZ YETMEZ Mİ?
“Karnını doyuruyorsunuz, her türlü ihtiyacını karşılıyorsunuz yine de oy vermiyor…”

Demiştim…

ATATÜRK’Ü VE ATATÜRKÇÜLERİ BU CHP’DEN KURTARMAK LAZIM…
‘’Aslında Halk Fırkası devrimleri ve ülküsü ile birlikte tarih oldu.

CHP diye bir parti var ve yakından uzaktan aslı ile bir alakası yok…’’

Demiştim…

HECTOR’UN HESABI HENÜZ KAPANMADI…
‘’1919 ruhunu bir araya getirmek en önemli ödev ve görev olmalıdır, çünkü birileri için Hector’un hesabı henüz kapanmadı…’’

Demiştim…

EŞEK BİLE ANLAR BU İHANETİ…
‘’Silivri’de bir düşman hukuku uygulanıyor, Boğaz Köprüsünde de yine bir düşman hançeri saplanıyordu. Belli, çok belliydi…’’

Demiştim…

PARTİ VE PARTİCİLİK DİYE DİYE
‘’Gel gelelim sandık köleleri bu işi çok sevdi. Parti ve particilik tek çıkış yolu gibi düşünülürken, siyasal sistemde tuz koktu ve deniz bitti…’’

Demiştim…

HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLUYOR
‘’Çünkü bu halkın köklerinde tarih, her gününde Atatürk ışığı ve yarınlarında da geleceği için umut var…’’

Demiştim…

ERGENEKON İLE 15 TEMMUZ ARASINDAKİ PÜF NOKTASI
‘’Ergenekon ile yarı da kalan senaryo, birileri lehine15 Temmuzla tamamlandı…’’

Demiştim…

HEDEFTEKİ ATATÜRK VE ONUN ULUS DEVLETİ
‘’Sağ gözünüz, sol gözünüzle baktıklarınıza ve gördüklerinize lütfen iki gözünüzle tekrar ve tekrar bakın;

Hedefteki Atatürk ve onun ulus devletini göreceksiniz…’’

Demiştim…

TÜRK ULUSU’NUN GAFLET UYKUSU
‘’Dikkat..!

Türk Ulusu gaflet uykularında.

Bebek katilini gösterip, sazcı cici çocuğa razı ediliyor.
Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkı demokratlık ayağına uyutuluyor…’’

Demiştim…

NE MARTIN SONU BAHAR, NE DE HAZİRANDAN SONRA YAZ
‘’İktidarı ve muhalefeti ile;
Kolay omuzlarımıza alıyor ve tahlil etmiyoruz. Meselenin o gün de özü oydu, bugünde bu. Yoksa yoksa, ne Mart’ın sonu bahar, ne de Haziran’dan sonra yaz, işte size bir acı gerçek…’’

Demiştim…

HATIRLAYIN ! UNUTMAYIN!
‘’Ergenekon, Balyoz’u hatırlayın.
“TSK’yı kafesledik” diyordu Coni dışarıdan, İçeriden de “Bana suikast düzenleyeceklerdi” denerek Kozmik odamıza daldıranları ve karşısında dersini alamayıp dik duramayanları hatırlayın.
Hatırlayın, unutmayın…!’’

Demiştim…

BİLİM EGEMEN DÜŞÜNCE
‘’Gerekirse beni terk edin ve bilimi seçin diyen bir önderin yoldaşları olarak, bilim egemen düşüncenin aydınlattığı bir Türkiye inancı ile selamlıyorum sizleri…’’

Demiştim…

KOCATEPE’DEN BU YANA O İZLERİN TAKİPÇİSİYİZ!

‘’Kubilay halkını vurmamıştı çünkü namlular boştu. Uyumadılar, unutmadılar. Namluları hep dik ve saklı tuttular…’’

Demiştim…

İZLERİ TAKİP EDİN…

‘’Dünlerimiz bize yol gösterecektir.

Yeter ki, yarınlarımız için dünlerin izlerini takip edelim…’’

Demiştim…

TABELALARDA ARAP’IN HARFLERİ YA DA İNGİLİZCENİN DÖNMESİ NE FARK EDER SİZCE?

‘’Konu: Türkçemiz can çekişiyor…’’

Demiştim…

KAZ DAĞLARINDA YAĞMA KOL GEZİYOR

‘’Kaz dağlarındaki yağma ve peşkeşin tarihsel serüveni budur…’’

Demiştim…

HER ŞEY ALLAH’IN BİR LÜTFU RAHAT OLUN YANİ

‘’Kaz Dağlarındaki siyanürlü cehennem çukurlarının zemininde mebran var. En az 50 yıl toprağa, havaya, suya siyanür karışmayacak. Zaten beş altı yıl sonra yani madeni kapan tası tarağı toplayıp, cukkayı indirip kaçınca, o çukurlar kapatılmış, üzeri ağaçlandırılmış olacak…’’

Demiştim…

MUSTAFA KEMAL’İN DAVASINA İHANETİN BİR BEDELİ OLACAKTIR ELBET

‘’Anlayacağınız;
“Gönderdiklerimiz”, içimizdeki yer göstericiler sayesinde, ” GİTTİKLERİ GİBİ GERİ GELDİLER…”

Demiştim…

BİR ADAM Kİ, MEMLEKETİN KURTULAMAYACAĞINI DÜŞÜNÜR, O ADAM DEĞİLDİR…

‘’Atatürkçü düşünceyi eylem ve söylemlerinde kendine yol ve yoldaş tutanlar, bu isteğin derin derin anlamını düşününce bir utanma, bir mahcubiyet içerisinde midir acaba…?
Şahsen ben bu utanmaların zirvesindeyim…’’

Demiştim…

ÜZÜM HOŞAFI, YAĞLI BUĞDAY ÇORBASI VE EKMEKTEKİ İTİBAR…

‘’Daha fazla içimiz acımasın diye, 26 Ağustos sabahı Zafer Tepe sırtlarında ölüme yürüyecek olan Mehmet’lerin sabah kahvaltısını bu yazıya eklemiyorum.
Yeterince acıyor zaten…’’

Demiştim…

BEN KAÇ KİŞİYİM…?

‘’Vatan dediğimiz aşk, birlikte yaşadığımız ulus bağı, bayrak ve millet sevgimiz var…’’

Demiştim…

BUGÜNLERDE 1930’LARIN CHP’LİSİ OLMAK ZOR İŞ…

‘’Gidecek yerin yok, çalacak kapın yok milletin sinesinden başka…’’

Demiştim…

MİLLETİN TERCİHLERİ BUYSA LAYIKTIR YAŞADIKLARINA

‘’Tank palet fabrikası Katar’canlara neredeyse son alınan dört Mersedes fiyatına satıldı. Yine sonrasında Sakarya?  “Elhamdülülillah, yarabbi şükür” ilk sandıkta.
Dedi mi?
Dedi hem vallaha hem billaha…’’

Demiştim…

GÖBEK ADI BAHTİYAR İSMİ DE MESUT

‘’Rakımızın buzu gibi genzi yakarken, dudağımızda şarabın buruk tadıdır Zeki Müren…’’

Demiştim…

SERABRAL KORTEKSLER İŞ BAŞINA

‘’Bilim, insan beynimi iki yarım küreye ayırıyor ve sol yarı küre mantığın, sağ yarı küre duyguların evidir diyor…’’

Demiştim…

CUMHURİYETE LAYIK EVLATLAR OLAMADIK

‘’Dost acı söyler.
Ne yazık.
Ne yazık ki;
Cumhuriyete layık evlatlar olamadık…’’

SOYER VE İMAMOĞLU AÇILIMI NE ANLAMA GELİYOR…?

‘’Birinin bu soruları sorması gerekiyor, e, o da benim gibi sorgulayanlara düşüyor.
Bizim mahallede neler oluyor…?’’

Demiştim…

KUKLACI VE KUKLA

‘’Kukla oyununu takdimimdir.

Sürç-i lisan ettiysem, olacak o kadar…’’

Demiştim…

TÜRK YURDUNDA “ULUSALCI” DİYORLAR BİZLERE

‘’Türk yurdunda ulusalcı diyorlar bizlere.
Doğrudur.
Dost ve düşman öyle bilsin.
“Ne mutlu Türk’üm diyene!”

Demiştim…

YA KANAL, YA İSTANBUL!

‘’Gelgelelim o dış güçler var ya o dış güçler bu “tek adam rejiminde” her konuda olduğu gibi Kanal İstanbul konusunda da yıllardır özlemini duyduğu emrini vermiştir.
Diyet ödenecektir…’’

Demiştim…

1919 ruhuyla;

Atatürk ile kalın.

Selam İle

Cem Ayaz

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

Cem Ayaz
Cem Ayaz Yazar, Emekli Deniz Astsubayı. 1969 İzmir doğumludur. İlk ve orta öğrenimini İzmir’de, yükseköğrenimini de 1989 yılında deniz astsubay meslek yüksekokulunda(o zamanki adı Astsubay Sınıf Okulu ) ve daha sonra da Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Programı’na devam ederek tamamlamıştır. Deniz kuvvetleri komutanlığında, yurtiçi ve yurtdışında 28 yıl seyrüsefer branşında çeşitli kadrolarda, personel, amir, birlik komutanı olarak görev yapmış ve 2012 yılında istekle emekliye ayrılmıştır. Yaklaşık 20 yıldır edebiyat ile iç içe bir yaşam sürmekte, çeşitli internet sitelerinde yüz elliye yakın şiir, makale çalışmaları yayınlanmakta olup edebiyat dünyasının önemli isimleri tarafından da şiir ve deneme türünde deniz ve denizcilik konularında birincilik ödüllerine layık görülmüştür. Çalışma hayatına katılım aşamasında, üretime ve eğitime verdiği önemle, Arel Üniversitesi, Mektebim eğitim kurumları gibi eğitim kurumlarında idari işler müdürü olarak görev yapmıştır. Şubat 2018’de Ulak Yayınlarından ‘’Vatan Kaderine Terk Edilemez’’ adlı ilk kitabı yayınlanmıştır. parlamentohaber.com’da haber müdürlüğü görevinde bulunmuştur.

ATAM TV YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın.

"Ne Mutlu Türküm Diyene" Spotify ve iTunes da Yayında!

"NE MUTLU TÜRKÜM DİYORUZ"

PH ANDROİD UYGULAMASI

PARLAMENTO HABER Android Uygulaması

En güncel haberlere PARLAMENTO HABER ile ulaşın

Canlı bildirim özelliği ile son dakika haberlerini kaçırmayın!

Google Play'den alın
Do NOT follow this link or you will be banned from the site!