SON DAKİKA

YARGI BAĞIMSIZLIĞI ve HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ

Bu haber 14 Eylül 2018 - 13:19 'de eklendi ve 27 kez görüntülendi.

Yoksulluk, yolsuzluk, işsizlik, terör, ekonomik kriz, dış ilişkiler, sosyal ve etnik sorunlarla mücadele etmeye çalışan Türkiye’de zaman kaybedilmeye devam ediliyor. Türkiye’nin sosyal ve toplumsal dokusu göz önüne alınmadan günübirlik hazırlanan şablonların uygulamaya konulmaya çalışılması sorunları daha da ağırlaştırıyor.

Bugüne kadar gelinen durumu objektif bir şekilde ortaya koyduğumuz zaman, gelir dağılımındaki adaletsizliğin düzeltilmediği, hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığı ilkelerinin kurumsallaşmadığı ülkelerde sorunların çözümünde başarı sağlanamadığı görülmektedir. Bölgesel ve kişisel gelir dağılımındaki adaletsizlik bir topluma yapılan en büyük haksızlıktır. Ulusal gelirin büyük bir bölümünün küçük bir azınlığın kontrolünde olması ve kullanılması, halkın çoğunluğu oluşturan kesiminde umutsuzluk yaratmakta olup, bu durum toplumsal barışın sağlanmasını engellemektedir.

Bununla bağlantılı olarak, toplumsal barışın sağlanmasında adalet sistemini oluşturan hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığının ilkeler ve kurallar bazında, çağdaş bir anlayışla yürütülmesi, olmazsa olmaz koşullardan en önemlisidir. Siyasallaşan yargı, sonunda kendi kendini bitirmeye mahkumdur. Hukukun üstünlüğünün ve yargı bağımsızlığının olmadığı yerlerde insan haklarını, demokrasiyi, düşünce ve ifade özgürlüğünü de bulamazsınız. Hukuk devleti ilkesi, mutlaka hukukun üstünlüğüne dayanmalıdır.

Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği çağdaş uygarlık düzeyine yükselebilmek, hukuk devleti ilkesinin evrensel standartlara uygun olarak gerçekleştirilmesi, geliştirilmesi ve korunması ile olanaklıdır. Hukukun üstünlüğü, insanların temel hak ve özgürlüklerinin güvencesidir. Hukukun üstünlüğü, hukukun bağımsızlığını da gerektirir. Bu ikincisi olmazsa birincisinin hiçbir anlamı olmaz, sadece lafta kalır. İnsanların refah ve huzurunun temeli hukuktur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne taraf olan Türkiye, bu mahkemenin kararlarında çoğunlukla haksız çıkmaktan ve ceza almaktan hızla kurtulmalıdır. Medeniyetin ilk koşulu olan adaleti, en etkin, en yaygın ve en hızlı bir şekilde tesis etmek gerekir. Çünkü, geciken adalet adaletsizliktir. “Bir günlük adalet altmış yıllık ibadetten faziletlidir” sözü çok anlamlıdır.

Siyasallaştırılan yargı Türk Milletine yapılan en büyük kötülüktür. Ekonomik yönden sıkıntı yaşayan, iş yükü altında ezilen ve kendisini sürekli siyasetin baskısı altında hisseden hakim ve savcıların tam bağımsızlığı demokrasimize katkı sağlayacaktır. Mekan, kadro, kariyer, bağımsızlık ve özlük hakları yönünden güçlü bir adalet mekanizması en kısa sürede oluşturulmalıdır. Türkiye’nin darbecilerden ve çetelerden temizlenmesi için topyekün mücadele edilmelidir. Hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığının sağlanmasında, yargılamanın üç temel direği olan savcı, hakim ve avukatın birbirlerine üstünlüğü olmamalıdır. Savunmanın vazgeçilemez kutsal bir hak olduğu gerçeği hiçbir zaman gözardı edilmemelidir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin içine düşürüldüğü “Tek Adam Sistemi” tüm demokratik değerleri yerle bir ederken,  hukukun üstünlüğünü ve yargı bağımsızlığını sağlamak zorlu bir mücadeleyi gerektirmektedir.

Ahmet Akın

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

Ahmet AKIN
Ahmet AKINahmet.akin@parlamentohaber.com
1950 yılında doğdu. Mersin İleri İlkokulu ve Mersin Ticaret Lisesinden sonra 1971 yılında Adana İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi İşletme bölümünden mezun oldu. Özel teşebbüste üretim planlama, pazarlama ve muhasebe departmanlarında görev yaptı. 1976 yılında Mersin’de Serbest Muhasebeci Mali Müşavir olarak çalışmaya başladı. Mali Müşavir ve Muhasebeciler Birliği Dernek çalışmalarında bulundu. 1990-1998 döneminde Mersin Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Başkanlığı görevini üstlendi. Mersin Üniversitesi Geliştirme Vakfı (MÜGEV), Mersin İdman Yurdu Spor ve Eğitim Vakfı (MİYSEV) ve Mali Müşavirler Eğitim Vakfı (MEV) kurucu üyesi oldu. Mersin Atatürkçü Düşünce Derneği, Mersin Tüccar Kulübü, Mersin Tenis Kulübü, Mersin Briç Spor Kulübü, Mersin Temiz Toplum Derneği, İçel Sanat Kulübü, Mersin İdman Yurdu Spor Kulübü, Mersin Kuvayı Milliye Spor Kulübü, SODEV, Mersin Ticaret Liseliler Derneği, Türkiye Muhasebe Uzmanları Derneği, Galatasaray Spor Kulübü, Yenişehir Briç Spor Kulübü ve 1972 yılından itibaren Cumhuriyet Halk Partisi üyesi. 2013 yılından beri de Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Meclis üyeliği görevini yürütmekte. Gazeteci-Yazarlığa devam ediyor. “Konular ve Görüşler” ile “Sözün Bittiği Yerdeyiz” isimli, İhracat Sektöründe Tekdüzen Muhasebe ve Kambiyo, Serbest Bölgeler, Maliyet Muhasebesi, Dış Ticaret İşlemlerinde Tekdüzen Muhasebe ve Kambiyo, İnşaat Sektöründe Tekdüzen Muhasebe ve Yapı Kooperatifleri konulu kitaplarım yayımlandı. Adana Yeminli Mali Müşavirler Odası üyesi üyesiyim. Halen Yeminli Mali Müşavir olarak Mersin’de faaliyet göstermekte. 1998-2008 döneminde TÜRMOB ve TESMER’de Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı. Evli ve Barış, Serdar ve Murat adlarında üç çocuk babası.

PH ANDROİD UYGULAMASI

PARLAMENTO HABER Android Uygulaması

En güncel haberlere PARLAMENTO HABER ile ulaşın

Canlı bildirim özelliği ile son dakika haberlerini kaçırmayın!

Get it on Google Play