SON DAKİKA

CEM AYAZ YAZDI: SU GİBİ ATATÜRKÇÜLÜK

Bu haber 07 Şubat 2018 - 18:16 'de eklendi ve 703 kez görüntülendi.

SEVR’DE KAZANIP DA LOZAN’DA KAYBEDENLER

Su gibi derler hani…
Su yaşamın kaynağı, hayat veren canlıya, doğaya.
Saf, duru, berrak gibi eş anlamlı kelimelerin yoldaşı.

Öyle bir düzenin içerisinde kavruluyoruz ki sevgili yurttaş, içimiz yanıyor, dışımız yaniyor, evimiz, barkımız, çevremiz yanıyor ve yanmakta. Kül olmaya yüz tutmakta.
Bir film sahnesindeki kareler devamlı dönüp duruyor etrafımızda.

Ağdalı yazmayalım.
Lafı döndürüp dolandırmayalım.
Bize, bizlere, Türk Milleti’ne su gibi Atatürkçülük lazım.
Su gibi Atatürkçülük!
Su gibi…

Türk, Anadolu, Trakya,Kıbrıs ve Ege adalarında tarihi bir sınavda.
Sırat köprüsünün tam ortasında.
Türk, Türk’lüğü ile sınanmakta.

İlk kitabım ‘’ Vatan Kaderine Terk Edilemez ‘’ de bu yangından, bu sınavdan bahsettim. Bu sırat köprüsünden geçişi ve çareyi anlattım.

Bu yazımda da, Yazar-Stratejist dostum H.Hakkı Kahvecinin ‘’ Uğur Mumcu’dan Sonra RABITA Türkiye’ye kurulan Tuzak Suriye’de Ölüm Fetvası’’ kitabından, elinde Haçlı’nın benzin bidonlarıyla Tekbir getiren vaftizli Müslümanların, Türk Milleti ve Anadolu’yu nasıl ateşe verdikleri ve bu ateşi de nasıl körükledikleri konusunda dikkatinizi çekecek birkaç cümleyi alıntı yaptım.

Hani  hiç edinmeyeneniz, edinip de okumayanınız ya da okuyup da tekrar tekrar içerinizde bu yangını hissetmeyeniniz için.
Edinin ve lütfen okuyun!

EL KAİDE FETVALARI TÜRKİYE’DE HAYATA GEÇİYOR

 

‘’Tarih: 14 Ekim 2006
T.C, 60 bini aşkın okul tabelalarından kaldırıldı.
Sınıflarda bulunan İstiklal Marşı, Andımız, ve  Atatürk fotoğraflarının ebatları hissettirmeden değiştirildi.

 

Tarih: 2 Mart 2013
Sağlık Bakanlığı logosunda Türkiye Cumhuriyeti (T.C.) kaldırıldı.
Değiştirilen logonun Suudi Sağlık Bakanlığı ve Pakistan Karaçi Üniversitesi logolarıyla aynı olmasından sonra logoda yer alan Türkiye Cumhuriyeti yazısının kaldırılması skandalın boyutunu gözler önüne seriyordu.”
 

Aslında o gün fark edilmemiş olan RABITA, bakanlıkların tüm logo ve isim değişikliklerini önceden biliyordu.
Çünkü Arap emperyalizmi bu şekilde Türk milletine işlenecekti.”

 

RABITA TÜRK YURDUNDA YOLUNA DEVAM EDİYORDU

’Sağlık Bakanlığı gelen tepkiler üzerine T.C. ibarelerini yerine koyarken Ziraat Bankası T.C. ibarelerini tamamen kaldırdı. Bu konuda hala Ziraat Bankası Genel Müdürü olan Hüseyin Aydın, o günlerde bankanın global olma yolunda ilerlediğini, ancak yurtdışında farklı ülkelerde farklı isimlerle anıldığını belirterek HSBC’ yi örnek göstermişti.”

VE ANDIMIZA BİR İNGİLİZ/ABD/İSRAİL/SUUDİ ARABİSTAN/PKK HANÇERİ

 
‘’Tarih : 8 Ekim 2013

Irkçı bir metin denilerek yıllarca eleştirilen okullardaki ant içme uygulaması resmen kaldırıldı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın yönetmelik değişikliğiyle ilköğretim okullarında ‘’ öğrenci andı ‘’ okunması sona erdi.”

PKK TALEP EDİYOR, ÜMMETÇİLER HAYATA GEÇİRİYOR

‘’ Türk başlıkları yerine ‘’Türkiyeli’’ başlıkları.

PKK, tüm kamu kurum ve kuruluşlarında yer alan T.C veya TÜRK ibarelerinin kaldırılmasını talep etmişti. AKP ise hız kesmeden kaldırmaya devam ediyordu. PKK talepleri ümmet ekseninde yerine getirilerek bir taşla iki kuş vuruluyordu.”

‘’… Bakara-makara yapan dönemin AB Bakanı Egemen BAĞIŞ döneminde başlatılan uygulama ile ‘’TÜRK’’ ibaresi kaldırılan ulusal ajansımız ‘’ TÜRKİYE ULUSAL AJANSI’’ oluyordu”
 

KIZILAY
 

‘’ Başka ilginç bir uygulamada ‘’Kızılay’’ sodası üzerinde yazan ‘’ TÜRK ‘’ ibaresi kaldırılarak sadece ‘’ KIZILAY’’ sodası olarak kullanılmaya başlanması, Türk Kızılay’ın başındakileri rahatsız etmiş. Bu ne demek? ‘’ Türk’’ ibaresi olunca üzerinde soda satmıyormuş.

…Kızılay Başkanı  gerekçe olarak  TÜRK ismi olunca sodanın satmadığını’’ iddia ediyordu.
 

DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI’NDA AL BAYRAĞIMIZ YEŞİL OLDU

’ Dışişleri bakanlığının kırmızı zemin üzerine ay yıldızlı olan logosu bir anda YEŞİL oluyordu.
… Yani HİLAFET bayrağı renklerine bürünüyordu.
Ay yıldızlı logonun yeşil renkte olmasının Ay yıldızlı bayrak Osmanlı İmparatorluğu tarafından Hilafet sancağı yani Halifelik bayrağı olarak kullanılmıştı.
 

Sevgili yurttaş ;
Kitaptaki son çarpıcı tespite de altını imzamı atarak sonrasında  kendi sözlerime devam edeceğim :

‘’ Sonuç olarak Türk milleti ve Türkiye Cumhuriyetine karşı savaşa açmış olan AKP ve kadroları İhvan-Rabıta ekseninde EL-KAİDE uygulamalarına imza atıyordu. ’’

Satırların bizlere anlattığı hatta haykırdığı acı gerçekler bunlar.
Bu satırlar eğer yüzünüzde bir TOKAT acısı bırakmıyorsa, vay halimize.

Şimdilerde  şanlı ordumuzun Suriye topraklarındaki Zeytin Dalı operasyonu hakkında Türk Tabipler Birliğinin ‘’ savaşa hayır’’ açıklaması  neticesinde haklarında yapılan soruşturmalar devam ederken AKP Genel Başkanının ‘’ tüm meslek kuruluşlarından TÜRK kelimesinin kaldırılması’’  gizli/açık fermanı ile karşı karşıyayız.

TTB’nin açıklamasına katılır ya da direk cepheden karşı çıkarsınız.
Ben direk cepheden karşı çıkanlardanım.
Gel gelelim, Cumhuriyet yurttaşlarının, düşüncenin ifade edilmesi özgürlükleri kapsamında doksan yıllık  bir mücadeledir bu.
Katılır, katılmaz ya da az önce belirttiğim üzere, benim gibi karşı fikir üretirsiniz.

FIRSAT BU FIRSAT

15 Temmuz’un lütfunu fırsata çeviren AKP kadroları, TTB’nin bu açıklamasını da elbette fırsata çevirecekti. TTB’nin açıklaması da doktorların bir lütfu değil miydi?

RABITA, verdi kararı kesti bileti.
Fırsat bu fırsat.
Tüm meslek odalarından TÜRK ADINI silecekti.

İlk örneği Türkiye Barolar Birliği idi.
TBB Başkanı Metin Feyzioğlu kalesine gelen şutu röveşata ile karşı devrimin sahasına geri çevirdi.
Fakat maç henüz bitmedi.
Gelişmeleri takip ediyor olacağız.

NE SAĞDAN NE SOLDAN

Sevgili yurttaş;
Türk yurdunda, Türk insanı ile, Türk kimliği ile bir kavga devam ediyor.
Bunun  TÜRK MİLLETİNE bir taarruz olduğu apaçık ortadadır.

Çanakkale’yi geçemeyenler,

Polatlı’da mıhlanıp Akdeniz’e dökülenler,

Sevr’de kazanıp  da Lozan’ da kaybedenler,

şimdilerde taşeron kadroları ile bu taarruzu gerçekleştirenlerdir.
 

Yazımıma su gibi benzetmeleriyle başlamıştım.
Yine onunla bitirmek istiyorum, birkaç fark ile.

Cumhuriyetçi
Milliyetçi,
Halkçı,
Devrimci,
Devletçi
ve Laik bir vatanda varlığımızı sürdürebilmek ve var kalabilmek için, ne sağından, ne solundan, tam kalbinden, Anıttepe’den,

‘’ TÜRK EVLADINA, SU GİBİ GEREKLİ, SU GİBİ DURU, SU GİBİ AZİZ VE SU GİBİ BERRAK BİR GELECEK İÇİN, SU GİBİ BİR ATATÜRKÇÜLÜK LAZIM! ‘’

Su gibi, su gibi…

Atatürk ile kalın.
Selam ile…

Cem Ayaz

 

Parlamentohaber/Korku yok!

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

Cem Ayaz
Cem Ayazcemayaz@parlamentohaber.com
Cem Ayaz Yazar, Emekli Deniz Astsubayı. 1969 İzmir doğumludur. İlk ve orta öğrenimini İzmir’de, yükseköğrenimini de 1989 yılında deniz astsubay meslek yüksekokulunda(o zamanki adı Astsubay Sınıf Okulu ) ve daha sonra da Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Programı’na devam ederek tamamlamıştır. Deniz kuvvetleri komutanlığında, yurtiçi ve yurtdışında 28 yıl seyrüsefer branşında çeşitli kadrolarda, personel, amir, birlik komutanı olarak görev yapmış ve 2012 yılında istekle emekliye ayrılmıştır. Yaklaşık 20 yıldır edebiyat ile iç içe bir yaşam sürmekte, çeşitli internet sitelerinde yüz elliye yakın şiir, makale çalışmaları yayınlanmakta olup edebiyat dünyasının önemli isimleri tarafından da şiir ve deneme türünde deniz ve denizcilik konularında birincilik ödüllerine layık görülmüştür. Çalışma hayatına katılım aşamasında, üretime ve eğitime verdiği önemle, Arel Üniversitesi, Mektebim eğitim kurumları gibi eğitim kurumlarında idari işler müdürü olarak görev yapmıştır. Şubat 2018’de Ulak Yayınlarından ‘’Vatan Kaderine Terk Edilemez’’ adlı ilk kitabı yayınlanmıştır. parlamentohaber.com’da haber müdürlüğü görevinde bulunmuştur.

PH ANDROİD UYGULAMASI

PARLAMENTO HABER Android Uygulaması

En güncel haberlere PARLAMENTO HABER ile ulaşın

Canlı bildirim özelliği ile son dakika haberlerini kaçırmayın!

Get it on Google Play