Tam yerine rast geldi, manzara koyduk.
Hepimizin bildiği bir cümle. Levent ağabeyden, cennette uyusun.
Nasıl da siyasi hicvin çuvaldızını batırmış bu sözü ile.
Bana çoğu zamandır kendileri için yandaş, candaş medya dedikleri yazılı basın ve televizyonların halini hatırlatıyor bu sözler.
Tam yerine geliyor ve manzaranın kralını koyup üstünü örtüyorlar her şeyin.
Ülkenin somut, belgeli gerçekleri farklı, buyurun yiyin diyerek servis ettikleri, ele güne meze olmuş, ele güne rezil olmuş memleket halimiz farklı.
Televizyoncu, gazeteci ihaleleri üçe beşe kapatınca, oto yolcu, madenci, elektrik dağıtımcısı olunca göbeğinden de bağlı olmaları kaçınılmaz bir zorunluluk tabi.
Durum böyle olunca da, yalanın, gerçekleri saptırmanın ve memlekette olan biten ne varsa, olmuyormuş bitmiyormuş havasını yaratmanın yani yerine geldiğinde manzara koymanın askeri halinde birbirleri ile yarışmaktalar.
Bir iki gün önceki Branson olayında olduğu gibi.
Branson terörist.
Branson ajan.
O fakir o görevde olduğu sürece hapisten çıkamayacak ve cezasını çekecekti diyordu maskeli medya. Tv ler, gazeteler, haberleri ile, attıkları manşetler ile bas bas bağırıyordu.
Sahibinin sesiydiler.
Ak denince ak, kara deyince de kara diyeceksiniz elbette.
Elleri mecbur.
Saray ve saltana ceblerinden bağlılar.
Mahallede yanıyor yanmasına da, besleme medyanın ekranları, gazetelerinde de elleri taraklılar var.
Yanan mahallede saçlarını taramaya devam ediyorlar.
Bir Tv kanalındaki alt yazı geliyor gözümün önüne;
“Rahip Bronson sınır dışı edildi”
Güler misin?
Ağlar mısın?
Bunun adı toplumla açıkça dalga geçmektir.
Bunun adı “tam yerine geldiğinde manzara koymak” değildir de nedir?
Bunun adı gerçeklerin üzerine seccade örtmek, bunun adı gerçeklerin üzerine “bu da geldi ve geçti yahu” demek ve bu doğrultudaki algıyı yedirmektir.
Acınacak haldeler.
Suçlara ortaktırlar.
Gücün elinde, sustalı maymundurlar.
Medyanın hali üç maymun.
Görmedim, duymadım, bilmiyorum.
Tam bir çıkar ve menfaat ilişkisi. Tam bir teslimiyet.
Branson benzeri olaylar, bu düzen devam ettikçe daha çok yaşanacağa benziyor. Bizleri yönetenler daha çok geri vitese takacaklar.
Onların kapılarında cazgırlık yapan medyanın vitesi ise hep ileri, daima ileri algısıyla, bir taraflarını daha çok yırtacak.
Bahşişlerini peşin alıyorlar nasıl olsa.
Dedik ya, bu saray medyası daha kaç olayda acaba saçlarını tarıyacak?
Neredeyse mütareke medyasında;
Terörist Bronson
Ajan Bronson
Casus Branson’dan, nur yüzlü Branson’a kadar dönüşebilecek bir kulluk bu.
Çünkü saray ve saltanat onlara şah damarları kadar yakın ve ceplerinden bağlılar.
Ha olan bitenler mi?
Ha Türk milletinin yaşadığı acı gerçekler mi?
Mütareke medyası, tam yerine geldiğinde manzara koyuyor, uyanık olmakta yarar var…
Bir hatırlatma:
20-21 Ekim 2018 tarihinde 9.Antalya Konyaaltı Kitap Fuarı A salonu 114 numaralı Doğu Kitabevi standında ” Vatan Kaderine Terk Edilemez” isimli kitabımı siz değerli okurlarım için imzalayacağım.
Davetlisiniz.
Atatürk ile kalın.
Selam ile…
Cem Ayaz
Parlamento Haber/Korku yok!