SON DAKİKA

KİMSE KUSURA BAKMASIN

Bu haber 31 Ocak 2019 - 15:15 'de eklendi. 39

Kimse kusura bakmasın.

Demokrasi, sadece adını soy adını yazabilen ya da söyleyebilen insan toplulukların rejimi değildir.

Bizdeki demokrasi de, yalnızca adını soy adını söyleyebilenlerin çoğunluk olduğu kadarıyla ancak bu kadar gelişebiliyor. Mevcut siyasi yelpazenin tamamında, sorgulama yoksunluğu içinde olan insan kitleleri ile ancak bu kadar.

Kediye kedi diyebilenlerin rejimidir demokrasi. Düşünebilen, sorgulayabilen ve talep eden aklın.

Şüphesiz ki, seçme ve seçilme hakkı, demokratik  rejimler ve Anayasal çerçevede o toplumun her bireyi için tartışmasız bir hak.

Bu hakkın da kullanılmasın da, adını soy adını yazabilen de, eğitim merdivenlerinin tüm basamaklarını kat etmiş olan da eşittir bu noktada.

Çok klasik bir genellemeyi hatırlatırsam;
Çoban ve Profesör olayı.

Aslında bu genelleme de ne kadar doğrudur tartışılır.
Günümüze, şahit olduğumuz olaylara bakınca, çoban ve Profesör kıyası dahi bir haksız yargıya yüz tutmuş gibi geliyor bana.
Profesör şok ediyor, çobanın da alnından öpesi geliyor bazı olaylarda.

Ya da, eşşek yine eşşek ise, ha çoban, ha profesör ne fark eder bakınca? Örnekleri gözümüzün önünde, örnekleri ortada.

Politika ve politikacılara bakmayın siz.
Onlar bu mesleğin erbabıdır.
Hangi mesleğin mi?
Durumdan vazife çıkaranlardır onlar. Çoban da olsa, profesör de olsa kullanılacak malzemelerdir.
Eğilir, bükülürler sandık tavına vardığınca.

Bir de ilk insanın çözüp de, günümüz insanın adına hayat kavgası dediği ve hala çözemediği karın doyurma ve barınma mücadelesine bakınca, malzeme müsait, çek nereye çekersen o sandık zaten tavında.

İster etniği ile sorgula, ister inandığı dini ile oyunu kurgula, istersen ortalarda gezin ve etliye sütlüye karışma;
Bu, en elverişli bir  politik yöntemdir  baktığında.

İşin temeli, oyun ne, oyuncak kim ve bu oyunun perdeleri bir açılıp bir kapandıkça gelinecek olunan son nokta nedir sorgusunda.

Her yurttaş, yaşadığı ülke ve o ülkenin yönetimi hakkında söz ve eylem hakkına sahiptir. Ülke yönetimi için verdiği vekalete dikkat ise, adını soy adını yazabilmek yeterliliğinden fazla şeyler gerektirir kanımca.

Bu malzeme ve maruz kaldığımız gerçeklere de bakınca, şaşırmayalım, şaşa kalmayım bu duruma.

Bizden ya da karşı taraftan olanlar diye baktığımızda, soru soran, hesabı isteyen ve sorgulayabilen yurttaşlar olmak bir zorunluluktur, yoksa ne fayda.

Birileri oyunu kurar, herkes figürandır o oyunda.

Sorgulayabilen akıl için eğitim şarttır, her ama her konuda…

Atatürk ile kalın.
Selam ile…
Cem Ayaz

Parlamento Haber/Korku yok!

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

Cem Ayaz
Cem Ayaz Yazar, Emekli Deniz Astsubayı. 1969 İzmir doğumludur. İlk ve orta öğrenimini İzmir’de, yükseköğrenimini de 1989 yılında deniz astsubay meslek yüksekokulunda(o zamanki adı Astsubay Sınıf Okulu ) ve daha sonra da Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Programı’na devam ederek tamamlamıştır. Deniz kuvvetleri komutanlığında, yurtiçi ve yurtdışında 28 yıl seyrüsefer branşında çeşitli kadrolarda, personel, amir, birlik komutanı olarak görev yapmış ve 2012 yılında istekle emekliye ayrılmıştır. Yaklaşık 20 yıldır edebiyat ile iç içe bir yaşam sürmekte, çeşitli internet sitelerinde yüz elliye yakın şiir, makale çalışmaları yayınlanmakta olup edebiyat dünyasının önemli isimleri tarafından da şiir ve deneme türünde deniz ve denizcilik konularında birincilik ödüllerine layık görülmüştür. Çalışma hayatına katılım aşamasında, üretime ve eğitime verdiği önemle, Arel Üniversitesi, Mektebim eğitim kurumları gibi eğitim kurumlarında idari işler müdürü olarak görev yapmıştır. Şubat 2018’de Ulak Yayınlarından ‘’Vatan Kaderine Terk Edilemez’’ adlı ilk kitabı yayınlanmıştır. parlamentohaber.com’da haber müdürlüğü görevinde bulunmuştur.

"Ne Mutlu Türküm Diyene" Spotify ve iTunes da Yayında!

"NE MUTLU TÜRKÜM DİYORUZ"

PH ANDROİD UYGULAMASI

PARLAMENTO HABER Android Uygulaması

En güncel haberlere PARLAMENTO HABER ile ulaşın

Canlı bildirim özelliği ile son dakika haberlerini kaçırmayın!

Google Play'den alın