Günlerin Gazi Paşa’nın Samsun’a çıktığı günlere benzemesi an meselesi

Yayınlama: 29.09.2018
5
A+
A-
Cem Ayaz Yazar, Emekli Deniz Astsubayı. 1969 İzmir doğumludur. İlk ve orta öğrenimini İzmir’de, yükseköğrenimini de 1989 yılında deniz astsubay meslek yüksekokulunda(o zamanki adı Astsubay Sınıf Okulu ) ve daha sonra da Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Programı’na devam ederek tamamlamıştır. Deniz kuvvetleri komutanlığında, yurtiçi ve yurtdışında 28 yıl seyrüsefer branşında çeşitli kadrolarda, personel, amir, birlik komutanı olarak görev yapmış ve 2012 yılında istekle emekliye ayrılmıştır. Yaklaşık 20 yıldır edebiyat ile iç içe bir yaşam sürmekte, çeşitli internet sitelerinde yüz elliye yakın şiir, makale çalışmaları yayınlanmakta olup edebiyat dünyasının önemli isimleri tarafından da şiir ve deneme türünde deniz ve denizcilik konularında birincilik ödüllerine layık görülmüştür. Çalışma hayatına katılım aşamasında, üretime ve eğitime verdiği önemle, Arel Üniversitesi, Mektebim eğitim kurumları gibi eğitim kurumlarında idari işler müdürü olarak görev yapmıştır. Şubat 2018’de Ulak Yayınlarından ‘’Vatan Kaderine Terk Edilemez’’ adlı ilk kitabı yayınlanmıştır. parlamentohaber.com’da haber müdürlüğü görevinde bulunmuştur.

    Biz tarafız.
    Laik, demokratik, sosyal ve hukuk devletinden yana tarafız.

    Atatürk ve onun Cumhuriyetinden.
    Bizlere emanet ettiği, vatan toprağı, ayyıldızlı bayrağı ve Türk ulus devletinden yana, tarafız.
    Duruşumuz ve bireysel mücadelemiz budur.

    Çağrımız,  yol ve yön tarifimiz bu rotadadır.

    Coğrafyamız kaderimiz ise, vatan bütünlüğü ve millet birliği için bugüne ve yarınlara yön vermek için yazgı ile kavgamız bu siperdedir.
    Akılcıyız, güne ve yarınlara yön verecek kadar, akılcıyız.

    Sevgili okuyucu,
    içinden geçmekte olduğumuz gri ve zaman zaman kara bulutlu bu dönem için, tarihten aldığımız dersler ile yarınlarımıza yön vermek zorunluluğundayız.
    Tabi o dersi, bir ezber mantığıyla alıp, bir süre sonra unutmamışsak eğer.
    Öyle görünüyor ne yazık ki…

    Ya bizi yazacaklar, ya tarihe virgülü ve noktayı biz koyacağız son tahlilde. Ne ile derseniz eğer, akıl, bilim ve emekle.
    Vefayı da unutmamak gerekir elbet.

    Uygar dünyanın hak, hukuk ve adalet seviyesini, sanayi ve ticaretini,  sanat ve felsefesini, millet olarak kendi özüyle harmanlayıp, yine kendine has bir ideoloji ile yolunda yürüyen, yürüyecek olan Türk Ulusunun tarafıyız.

    Yurdun her yanının yurttaş kanıyla sulandığı bir devrimci ruhun tarafıyız.
    1919 ruhunun tarafı.

    Ve yıl 2018.
    Bir oraya, bir buraya savruluyoruz.
    Nedenleri belli de, sonuçlarını hep birlikte yaşıyoruz. Gazi Paşa’nın dünyaya gözlerini kapadığı andan itibaren, gözlerimizi kapatıp da,  kör bir akılla baktığımız dünyaya, aynı acı bedellerin ödeme zamanının geldiğinin farkındayız.
    Yavaş yavaş da ödüyoruz, sancılıyız.

    Bir fail arıyoruz.
    Bir kasıt.
    Tarih ve yakın geçmiş işaret ediyor, gösteriyor bizlere olanı, biteni ve olacakları aslında, dünümüz ve bugünler  için.

    Bir de aynaya bak diyor tarihin sayfaları. Yaptıklarına,  ettiklerine, biz, bizler, her birimiz,  failliğimizin neresinde idik yaşanan ve bugün gelinen günlerin?

    Gündelik hayatlarımızın öznesi iken  her birimiz, aynı zamanda bu soruları kendine sorabilen, sorgulayabilen aklın tarafıyız.

    Nutuk atmıyoruz, şimdi Nutku tekrar tekrar, satır satır okuma ve anlama zamanıdır, farkındayız.
    Ezberci değil, anlamlandırma ve hatırlatma safhasındayız.

    Günlerin Gazi Paşa’nın Samsun’a çıktığı günlere benzemesi an meselesi.
    Soruyorum;
    Bu hal ve gidişin farkında mıyız?

    Atatürk ile kalın.
    Selam ile…
    Cem AYAZ

    Parlamento Haber/Korku yok!

    Türkiye'nin siyaset, medya ve gerçekçi haberlerinin yer aldığı haber portalı