SON DAKİKA

Erdoğan beyaz bayrağı çekmeye hazır mı?

Bu haber 14 Mayıs 2018 - 0:09 'de eklendi ve 121 kez görüntülendi.

Soruların en önemlisi

Türk siyaseti, Türk Milletini nereye getirdi ve nereye götürüyor sorusu sanırım Atatürk’ün kaybından sonra memleket meselelerine kafa yoranların kendi kendilerine ya da dost meclislerinde birbirlerine sorduğu cevabı çok sorulardan en önemlisidir.

Genç Cumhuriyetin, tek partili siyasal sistemden çok partili demokrasi yolculuğu evriminde, solundan sağından aldığı virajlar ile araya giren “darbeli hazırolcular” ın ülkemizi getirdiği virajların en sonu ve en tehlikesini dönmek üzereyiz.

Bu viraj yurdu ve yurttaşı ya köprüden önce son çıkışa ya da bizleri 16 Nisan YSK kamçıladığı atıyla Üsküdar’a geçenlerin kucağına götürecek.

24 Haziran günü millet iradesinin yansıdığı sandıktan, YSK iradesinin lütfu ne çıkar sorusu herkesin kafasında.

Son bir kaç gündür Cumhurbaşkanlığı yarışında olan adayların söylemlerini dikkatle okuyup şifrelerini çözmeye uğraşıyorum.

Her şeyden önce 2019 yılında planlı olan seçim takviminin 24 Hazirana çekilmesi ve Bahçelinin bir işareti ile henüz bir gün önce iktidarın” erken seçim gündemimizde yok” açıklamasının ardından kararından emercensi tornistan ederek haydi seçime demesini incelemek, düşünmek ve anlamak gerek.

3 ay bile dayanamaz

2002 yılında “seçime gidiyoruz” diyerek koalisyon masasını deviren Bahçeli AKP’li Türkiye’nin önünü açarken, yardım ve yataklığında da Siirt seçimlerini iptal ederek Erdoğan’ı Meclise taşıyan Baykal vardı.

Baykal’ın şu söylemi hala unutulmamıştır:
“3 ay bile dayanamaz…”

Üç ay bile dayanamaz dediği Erdoğan 16 yıldır ülkede yaşanır ve dayanılır hal mi bırakmıştır, takdir yüce Türk Milletinin.

Bir kaç paragraf önce adayların söylemlerindeki şifreleri çözmeye çalışıyorum demiştim.

Aşağıda okuyacaklarınız bana göre  ilginç açıklamalar, size göre de komplo teorisi olabilir.

Erdoğan gibi bir liderin yani yürütme,  yasama ve yargıyı iki dudağının arasına almış Erdoğan gibi bir figürün” milletim tamam derse çekilirim” ya da bir iki gün sonra “sıkıldıysanız giderim” söylemleri üzerine düşünmek gerek.

Tamam ya da sizin yönetiminizden sıkıldık gidin artık denmesiyle iktidarını bırakıp da köşesine çekilecek bir lider midir Erdoğan?
Cevabı net belli bir soru.

Yaşayıp göreceğiz

T24 adlı twitter hesabındaki habere göre AKP Genel Başkanına 24 Haziran seçimleri ile ilgili bir soru yöneltildiğinde “sonuç 16 Nisanda ne olduysa o olacak” cevabı da üzerine çok fazla düşünülmeyecek kadar net, açık ve manidar değil midir?

Nasıl yani der gibi olamıyor gibiyiz bakınca. Yoksa yoksa iktidar sahipleri milli iradenin ne yönde reçelli edeceğini yüzde yüz bir Allah lütfu ile kesinleştirdiler mi?
Yaşayıp, göreceğiz.

Hem sonuç değişmeyecek, 24 Haziranın sonucu 16 Nisanın aynısı olacak diye bir görüş ifadesi, hem de milletim tamam diyorsa,  milletim sıkıldık diyorsa çekilirim beyanları birbirinden farklı anlam ve hedefler içermiyor mu sizce?

Devri sabık yaratmayacağız

İktidar cephesi böyle iken, biraz da diğer cephenin kelamlarını hatırlatarak  komplo teorimizin puzzlenın parçalarını bir araya getirmeye çalışalım.

CHP’si adayı gariban öğretmen Muharrem beyin her açık alan toplantılarında saraya gönderdiği bir mesaj var. Özellikle Rize’de, Erdoğan’ın memleketinde.

” Erdoğan, ailesi ile birlikte Rize’de kendi memleketinde emekli bir Cumhurbaşkanı olarak mutlu ve mesut bir şekilde yaşayacak”
İlginç bir taahhüt.
Yani, yine İnce’nin geçenlerdeki  açıklamasında “devri sabık yaratmayacağız” sözü bu tahhütü pekiştiriyor gibi.
Muharrem hocanın  “varsa bir hesap o bağımsız yargının işidir,  bizim işimiz değil” diyen İnce, acaba aba altından sopa mı göstermiyor?

Öte yandan, İyi Parti cephesinde Meral Akşener’in “Erdoğan’ı evine dön artık” söylemi, ne oluyor, ne dönüyor sorularının önünü açıyor.

Düşünün, lütfen düşünün

Komplo teorimizi kurgulayalım mı hep birlikte?
Karşımızda “tamam, sıkıldınızsa giderim” diyen bir Erdoğan ile, ona rahat bir emeklilik hayatı vaat ederek evine dön diyen bir karşı cephe mi duruyor?

İçeride ve dışarıda, siyasal ve ekonomik açıdan iyice  köşeye sıkışmış iktidarın tek adamı, acaba iç cephede kendi ve aile istikbalinin garantisi için bu lafları mı ediyor. Muhalefet cephesi de, bu pası göğsünde yumuşatıp gole çevirmenin uzlaşı yollarını mı arıyor?

Köşeye sıkışmış bir fikrin tazyikli parlamasını düşünün. Bir de, iktidar ve muhalefetin  bu söylemleri ortadayken saray ve saltanat cephesinin ani  bir tazyik ile o 24 Haziran akşamında bizleri karşı karşıya bırakacağı YSK lütfu bir yeni 16 Nisanı.

Düşünün, lütfen düşünün.
Yarınlar her şeye gebe.

Erdoğan memleketin kaderini iki dudağının arasına mı almaya niyetli yoksa yoksa alacağı garantilere karşı beyaz bayrağı çekmeye hazır mı?

Ha bir de, böyle bir garantinin gizli gündemi var ise, garanti verenlerin böyle bir hakkı var mıdır, onu düşünün.

Benim ki, bir komplo teorisi.
Henüz yasaklanmamışken, bu komplo teorisini biraz düşünün.

Atatürk ile kalın.
Selam ile…

Cem AYAZ

Parlamento Haber/ Korku yok!

Cem Ayaz
Cem Ayazcemayaz@parlamentohaber.com

PH ANDROİD UYGULAMASI

PARLAMENTO HABER Android Uygulaması

En güncel haberlere PARLAMENTO HABER ile ulaşın

Canlı bildirim özelliği ile son dakika haberlerini kaçırmayın!

Get it on Google Play