SON DAKİKA

Türkiye, Esad`a vuramaz!

GÜNDEMÖZEL HABERSİYASETYAZARLAR

Cem Ayaz: Kadını dövülen, çocukları istismar edilen, nitelik ve niceliksiz  yığınlar halindeyiz

Bu haber 29 Mart 2018 - 22:20 'de eklendi ve 45 kez görüntülendi.

”İyi insan olma dersleri”

Bir toplumun çivisi nasıl çıkar ya da nasıl çıkmış etrafımıza bakınca görmemek elde değil.

Eğitim de kalmadı ya,  ilk okuldan itibaren müfredata ABC’nin hemen ardından “iyi insan olma” dersleri konulmalı.
Olabildiğince iyi, olabildiğince birbirine saygılı insan olma dersleri.

Nereden aklına geldi, bu kadar toplumsal sorunumuz varken derseniz eğer, bence birbirlerine her açıdan ölçülü, saygılı bireyler olmakla, yaşama ve çevremize daha fazla anlam katabiliriz diye düşünüyorum.

Yaşadığım ya da gözlemlediğim olayları, insan davranışlarını hafızamda tutabilmek gibi bir özelliğim vardır. İyi bir gözlemci olduğumu düşünürüm sık sık.

Örneğin kitap fuarı için bir kaç ay önce bulunduğum Ankara, Kızılay meydanında kırmızı ışıkta karşıdan karşıya geçmeyi beklerken, yeşil ışığın yanması ile beraber, her iki taraftan bir  insan selinin kendini karşıya atma olayına şahit olmuştum.

Elbette ki, bir yolun sağı ya da solu mu kullanılır sorusunun cevabı dahi insanımızda çözümünü arayan çok bilinmeyenli bir denklem olsa da, bu karşılıklı iki insan grubunun yolun  ortalarına geldikleri esnada bir meydan muharebesi manzarası vermesi çözülmesi gereken cehalet denklemlerinin ne kadar fazla olduğunu gösteriyor.

İster istemez, ben de, sizler de her gün bir çok benzer olaya şahit ya da o olayların öznesi durumunda olabiliyoruz.

Yolda yürümekten, bir merdivenin neresinden çıkıp, neresinden inileceğinden, yaya geçidinde bekleyen birilerine durup da yol vermemiz gerekliliğinden,  toplum içerisindeyken yüksek sesle konuşmamak ve bunlar gibi binlerce eksiğimizden hatırlatma yapmak istedim sizlere.

”İyi gitmeyen bir şeyler var”

Sosyal, ekonomik ve siyasal olaylar sarmalının içinde yaşayan mutsuz, tatminsiz ve yarınlarına güvensiz bir toplumun sıkıntı paydaşları olarak, davranışlarımızdaki bu ölçüsüzlükler de gerginliğimiz üzerine gerginlik katıyor gibi.

İyi gitmeyen bir şeyler var.
Bizim, bizlere iyi gelmeyen bir şeylerlerimiz var.
Haksız mıyım?
Ne dersiniz?

İki kere ikinin dört ettiğini bilmek yetmiyor bazen. O dördü eşit parçalara böldüğünüzde her bir parçasının birer 1 olduğunu ve 4’ü tamamladığını düşünmek de gereklidir ara sıra.
Toplum olarak yaşam ve davranış biçimlerimiz ile birbirimizi tamamlayıp dört edebiliyor muyuz acaba?
İşte budur elde kalacak olan son nokta.

Bu sabah saat 08:00 civarı.
Beylikdüzü, Söğütlüçeşme arası o meşhur metrobüste, ortalarında bir yerlerde.

Ön kapıya doğru genç bir kadının sesi yükseliyor.Küfürlü. Belli ki biri onu rahatsız etmiş. İtişme var. Kadın adamı, adam da kadını tokatlıyor. Yanlış okumadınız, adamda kadını.
Aramız bayağı açık, müdahale edemiyorum. Yakın çevresi, akşamları izledikleri dizilerden olacak ki, reklam arası olmasın der gibi olayı izliyor.

Metrobüs şoförü mü?
Kendisine tahsisli dümdüz ve bomboş metrobüs yolunda bile kaza yapabilme rekorunu kimseye kaptırmayan şoförlerden biri. Onun bu dizide rolü üç maymun , yoluna devam ediyor.

İtişme, kakışma. Bir kadın bağırıp,  çağırıyor,  adam da karşılık falan,  araç durukta durunca da adam iniyor. Kadın ardından hala haykırıyor. Tuhaf olanı kimsede ses yok. Kimsede tık yok. Artık ikisi arasında ne yaşandıysa tam olarak göremesem de, bir kadının aniden yükselen hiddetli sesi, tatsız bir şeyleri işaret ediyor.

” Polis çağırın ” diye bağırıyor kadın ama direksiyonda üç maymun. Etrafını sorma. Hem polis çağırsan ne ola ki? Kan yoksa,  ölmüyorsan, sorunu da büyütmek gereksiz yeni çağın polisleri açısından.

Hele konu kadın, kadına şiddet olunca, yaşanan oldu bir kere, çocuklarımıza el sürenlere dahi “bir kereden bir şey olmaz” dememişler miydi yakın zamanda?

”İğne bana, çuvaldız da okuyucuya”

Bizleri yönetenlere, “tepeden tırnağa  yasa dışılar, kanunsuzlar, yobaz ve pervasızlar” diye eleştriler getiriyoruz ya?
Onlar da bizlerin, bu toplumun yansıması aslında.
İster saraylar, ister sokaklarda,  seviye diplerde, anlar gözle bakınca.

Kadını dövülen, çocukları istismar edilen, nitelik ve niceliksiz  yığınlar halindeyiz manzaraya bakınca.

Dost acı söyler de, cehalet kol geziyor her ortamda. İğne bana, çuvaldız da okuyucuya.

Uygar,  medeni ve aydınlık yarınlar için kalın sağlıcakla…

Atatürk ile kalın.
Selam ile…

Cem Ayaz

Parlamento Haber/Korku yok!

Cem Ayaz
Cem Ayazcemayaz@parlamentohaber.com