Bugünlerde 1930’ların CHP’lisi olmak ne zor şey arkadaş…
Gidecek yerin yok, çalacak kapın yok milletin sinesinden başka.
Millet mi?
Türk milleti yerine, Türkiyeliliği çoktan bağrına basmış bugünlerin CHP’sinin yoğun bir algı tezgahının içinde safdillik ile bulunduğu mevzinin haline aklını, fikrini, gözlerini kapatmış durumda.
Atatürk’ün gördüğünü göremiyor, düşündüğünü düşünemiyor.
Herhalde bu kitlenin de gidecek yeri, çalacak kapısı yok.
Satranç masasında ilk vazgeçilecek bir piyon misali, haberi yok.
Parti programına bakın.
Seçim bildirgelerine bakın.
Yönetim kadrosunun eylem ve söylemlerine bakın diyoruz.
Deyince, yazınca, söyleyince zılgıtın bini bir para.
Millete de gidemiyoruz.
Anlatamıyoruz.
“Nereden bileyim bir gün partim olarak kalacağını” demişti Gazi Paşa.
Hadi ben ve benim gibi düşünenlere inanmıyor, kızıyor sövüyorsunuz. E, yukarıdaki sözü de biz mi söyledik? Sorgulama yeteneğimize ne oldu? Nedir bu teslimiyet? Nedir bu görmezlik? Nedir bu çaresizce kabulleniş?
Yakada Atatürk rozeti, dillerde “yaşa Mustafa Kemal Paşa, yaşa” da, eee? CHP’nin kuşatılmışlığına iki çift sözünüz yok mu?
Kızmayınız.
İzleri takip ediniz.
Yerel yönetimlere özerklik şartını biz getireceğiz diyorlar.
Kızmayınız.
Anayasa’da eşit yurttaşlık olsun, Türk milletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür değil sadece Anayasal vatandaşlık olsun, Türkiyeli diyelim diyorlar.
Kızmayınız.
İstanbul’un kendi Anayasa’sı olacaktır diyor yeni Belediye Başkanı. Meali Şehir devletçikler. Federatif yapı ve ekliyor tarikat ve cemaatler Türkiye’nin bir gerçeğidir.
Kiminle, kimlerle hangi yoldayız?
Kızmayınız.
Bana ve benim gibi düşünenlere kızmayınız.
Kolayı var.
Bir ilçe teşkilatına gidip ” Kardeşim bu ne hal ve gidiş, CHP ne hale geldi” diye sitem edin isterseniz.
Başınıza ne gelecek, kendiniz görün ve birebir, yaşayın.
Tesiri olsa da, olmasa da söylemeye devam edeceğiz.
Gönül razı değil!
Gönül razı değil…!
“Çaycısından en tepesine CHP kurtarılmalıdır.”
Kulağa küpe olsun bu satırlar, unutmayınız.
2019 yılında, 1930’ların CHP’lisi olmak çok zor ve “Altıok” kimlerin elinde kırık ve dökük.
İzleri takip edip, sorgulayınız…
Atatürk ile kalın.
Selam ile…
Cem Ayaz