Atatürk’e küfredenlere, küfrediyorum…
Hem de nasıl küfrediyorum biliyor musunuz? Öyle ana avrat değil, akıl, bilim ve hukuk ile…
Nasılsa, üçü de küfürdür onlar için ve küfrüme devam ediyorum.
Tek millet, tek devlet, tek vatan, tek bayrakçıların çok Tanrılı dinciliğinde, karanlığın taassubuna, akıl, bilim ve hukuk, en ağır küfürdür feslisine ve dahi fessizine.
Cumhuriyetine sahip çıkmayan cumhurun nankörlüğüne. Sahip çıkıyorum diyerek kıyısından köşesinden paramparça edenlere.
Dersini almayan, ödevini görmezden gelene ve tarih tekerrürünün kaldırım taşlarını döşeyen bu kölelik işçilerine;
Vefa ile, inanmışlık ve karalılık ile küfrediyorum.
Kör olmak yetmiyor ya da sağır. Lal olmak dahi sessiz kalır bu taşeron hal ve gidişe. Saldırdıkça saldırıyor, aşındırdıkça aşındırıyorlar değerlerimizi, gel de küfretme.
Atatürk Cumhuriyeti ile bitmemiş hesapları, kapanmamış defterleri var farkındayız. Maskelerine de sığamaz olmuşlar, dar geliyor kinleri, bilenmiş, görevlendirilmişler, her fırsatta çullanıyorlar üzerine üzerine.
Akıl, bilim ve hukuk dedik ya, küfür gelir bugünlerin sözleşmeli efendilerine.
Bizlere de gelince, hani o Mustafa Kemal’in askerlerine;
Ya “akıl” başa, ya kuzgun leşe, yakını geçmiştir tehlike, kapımızın önünde.
Atatürk’e küfredenlere, küfrediyorum. Akıl, bilim ve hukuk ile…
Atatürk ile kalın.
Selam ile…
Cem Ayaz