Belge, sel…
Bana göre sular seller gibi bilginin aktığı bir çağlayan. Her konuda ama her konuda düşünebilen aklın emek harcadığı ve düşünce dünyamıza sunduğu çalışmalar.
TDK’da şöyle tanımlanıyor;
Ad ve sıfat anlamında üç tanımı var.
Sıfat olarak, bir özelliği, niteliği taşıyan film ya da televizyon izlencesi.
Ad olarak da, belge niteliği taşıyan, belge özelliğinde olan.
Ayrıca bir diğer tanımı da, belgelere, gerçek olaylara dayanan (yapıt).
Evrende sürdürülebilir yaşamı ancak ve ancak aklın bilgiye açlığı ile devam ettirebiliriz diye düşünenlerdenim. Canlı ve cansız varlıkların tamamı için, bilgi yolun ışığı, yol yaşamın kendisidir. Bu noktadaki önemli husus o ışığa, o açlığa ihtiyaç duyup duymadığımız hususunda toplumların nerede durduğu noktasıdır.
Örneğin bir bulguya yaklaşırken aklın bir çok sorudan hareketle kendine yol çizdiği görürüz.
Mars’ta su var mıdır?
Soru 1
Soru 2
O suyla abdest alınır mı?
Hangisinin ışığı yolunuzu aydınlatsın istiyor iseniz, her ikisi de birer sorudur aslında. Aralarındaki önemli fark birinin evrensel bir çıkış noktası diğerinin ise bir topluluk özelindeki o yolun aydınlatılması.
Konu ile ilgili düşünen aklın sorması gereken üçüncü ve en önemli soru ise evrensellik kapsayıcılığında birinci ya da ikinci soru mu faydalıdır olmasıdır. Marst’ta su bulunduysa tüm evrene değer noktası, tüm evrene faydalı olmasındadır.
İşte bu nedenledir ki, belge ve bilgi yol ve yöntem göstericidir. Şüphesiz ki; her belge ve bilginin doğruluğu ve yanlışlığı üzerine aklın matematiği sürekli hesap kitap yapar, toplar, çıkarır, böler, çarpar, paya paydaya ve elde kalana bakar.
Bilimsel olgu ve belge sürekli değişken ve yinelenebilirdir. Düşünebilen zihnin bitmez tükenmez iştahı ve bilgiye olan açlığı bugünün doğrularını yarının düzeltmeleri ya da tamamen yeni doğruları ile evrimleştirebilir. Püf noktası aradaki gerçek düşünsel aydınlığın yeni yolları aydınlatmasıdır.
Bu noktada yurdumuzu bilim egemen düşünce sistemi ile kuran bir dehanın, bizlerin dehasının bir sözünü anımsatmakta yarar var diye düşünüyorum.
“Eğer bir gün benim sözlerim bilimle ters düşerse, bilimi seçin” diyor Gazi Mustafa Kemal Atatürk.
İşte o sular seller gibi akan evrensel bilim çağlayanından kana kana içmek, aklı, gerçek bilgi ve belgeye erişmeye yönlendirmek, çabalamak ve ödev edinmek bir kişisel, bir toplum ve bir evrensel zorunluluktur.
İnsanoğlu Mars’ta suyu bulsun da, isteyen doya doya içsin isteyen de abdestini alsın ama unutulmalıdır ki; o çeşmenin vanası o suyu bulanındır, bu da unutulmasın.
Gerekirse beni terk edin ve bilimi seçin diyen bir önderin yoldaşları olarak, bilim egemen düşüncenin aydınlattığı bir Türkiye inancı ile selamlıyorum sizleri;
Atatürk ile kalın.
Selam ile…
Cem Ayaz