Dinci, etnikçi ve yanına da sosyal demokrasi soslu siyaseti de koyduğunuzda içinde 1919 ruhunu yaşatacak bir hal ve gidiş bulabilir misiniz?
Bu konuyu biraz düşünmek gerek.
O ruh bu topraklarda hala yaşıyor mudur diye düşünürsek eğer, o ruh ki, Ekmeledin vakasında tıpış tıpış sandık önünde değil miydi? O ruhtan geriye kalanı ki, T.C. tabelaları bir bir inerken şakşaklayıcısı, destekleyicisi değil miydi? İster ezberletilmiş, öğretilmiş çaresizlik deyin isterseniz başka bir tanımlama yapın, tarih gerçekleri böyle kaydediyor.
Bir ülkenin yakın tarihinde yaşadığı, verdiği acı, kanlı ve zorlu bir mücadeleyi çok çabuk unutarak ve yaşamazdan gelerek önce Truva atları ile kendi içinde birbirine sandık cepheleri açması olayı gibi geliyor bana. Başka türlü nasıl izah edilebilir ki?
Sizce, Amasya Genelgesindeki “milletin azim ve kararını” bugünlerde biraraya getirmek mümkün olabilir mi acaba?
Bugünkü azim ve karar, iç cephe süngüleşmesi.
Kurgu ve büyük oyun bu.
Bu halkı, kim nerede, nasıl, ne zaman ve ne için bu karşıtlık zeminine çekti ve bu hususta da başarılı oldu ve yine bu cepheleşmede bizlere düşen pay nedir, üzerine düşünmek gerekir.
Cevabı var elbete.
Cevabı bir kaç kırılma ve bükülme noktası.
Atatürk’ün erken hatta çok erken kaybı.
Hemen sonrasında devrim ve ülküsüne sırt çevirme. Dayatılan büyük tuzak, çok partili siyasal yaşam. Nato’ya 1919 ruhunun teslimiyeti. Bizimmiş, bizden miş gibi görünen sivil Coniler. Bizimmiş, bizdenmiş gibi görünen omuzu kalabalık üniformalı Coniseverler. Üniforması Türk, aklı ithal Mistır kumandanlar. İlk kurulan sandıktan son kurulan sandığa boğaz boğaza getirilecek, kör, sağır ve birbirine bilenmiş memleket çocukları.
Bu sürecin başka bir izahı olabilir mi?
Varsa bilmek, öğrenmek isterim.
Hedefin Türk Ulus kimliği, millet olma, millet kalma bilinci olduğunu, Türk halkından halklar, Türk milletinden ümmet yaratma çabasını, sonrasında da iç cephenin bölünmüş ve cepheleşmesi ile geleceğimizin yeni Mondroslara gebe olabileceği ihtimalini düşünmek bir komplo teorisinden öte tarihten ders alınması gereken bir öngörü değil midir?
Bir Truva atı var.
Parti ve particilik.
Bu atın yemlemesi de bu halkın, bizlerin elinden. Sandıklar ile yemliyor, semirtiyoruz. Öyle atın içinde de eylemini, söylemini gizleyen de yok hani. Sağa da, sola da baksanız bu Truva atlarını çok iyi görebiliyorsunuz.
1919 ruhunu bir araya getirmek en önemli ödev ve görev olmalıdır, çünkü birileri için Hector’un hesabı henüz kapanmadı..
Atatürk ile kalın.
Selam ile…
Cem AYAZ
Parlamento Haber/Korku yok!