Muavenet gemisinin bir kılıç balığı gibi sancak tarafına yatarak posta çantası alma verme eğitiminden (Posta çantası eğitimi gemiler arası kısa mesafede personel ve malzeme nakli) ayrıldığı anın manzarası geliyor aklıma.
TCG Derya gemisinde uygulamalı eğitimdeyiz o zamanlar.
Öğrenciyiz, kısa bir süre sonra rütbe takıp Donanmanın çeşitli birliklerine katılacağız.
Heyecanlıyız.
Öğrenmeye istekli ve bir o kadar da endişeliyiz. Korkudan değil hani, mahcup olmayalım, mahçubiyetten. Bilmiyormuş demesinler…
Halbuki en iyi okul kıtadır da derler. Ama olsun yine de bilmiyormuş demesinler.
Muavenet gemimizin borda numarası DM 357 idi. Bir de lakabı vardı aramızda; DM, devamlı Mersin.
Yani rotasyon diye adlandırılan görevlerde kendini Mersinde bulurdu hep.
Devamlı Mersin espirisi oradan geliyor.
Bahriyede eğitimde, espiride gece vardiyasında pide de bitmez hani. O gri gemilerin içerisinde bambaşka hayatlar aynı hikayenin içerisinde kader birliği yapmışlardır.
Yaramazlıklar, haylazlıklar, bıkmalar, usanmalar olmaz mı? Olmuştur, oluyordur elbette.
Gelgelelim, birnirimize sevsek de, sövsek de, biliriz vatan ve Cumhuriyet, Atatürk ilke ve devrimleri ve Türk milleti hepimiz ama hepimiz için en önemli ortak nokta ve dayanağıdır son tahlilde.
Bu noktada, güven en sağlam olgudur birbirimize.
Hal böyle olunca da, hiçbirimizin aklına şu şundandır, bu bundandır diye bir kuşku düşmüyor elbette.
Bahriye Atatürk çocuklarının yuvasıdır son tahlilde.
Bakmayın o afilli, o can yakan, o imrendiren beyaz elbiselerimize. Ağırdır sorumluluğu. Evden, eşten, çoluktan çocuktan uzak günler. İki dünyanız oluyor o beyaz üniformayı giyince. İyi ve kötü günde, ikisini de dengede tutmak önemli mesele.
Çok güzel anılar biriktirdik.
Çok güzel anlar ve insanlar. Arkadaşlarımız, kardeşlerimiz, ağabeylerimiz ve kumandanlarımız. Bu satırları sizlere arz ederken gözlerimin önünden geçiyor yine. Çok şey kattık birbirimize, iyisi ve kötüsüyle.
Bismillah halatlar fora ile başlayan seyirler. Bismillah demir fundo ile biten görevler. Hayırlı seyirler temennileri ile çıkılan görevler.
Liman durumu, seyir durumu, savaş durumu. Eğitimler hep eğitimler.
Kıbrıs açıklarında gün ağırırken bir sabah, kuşluk vakti derler ya hani, gökyüzü kızılımsı, tan vakti, Allah rahmet eylesin geminin ikinci kumandanı Kurmay Binbaşı Bahri Ergen ile kırlangıçta kahve içmekteyiz.
Gözleri ufuk çizgisine bakarken, bana bir şeyler anlatıyor. “Bak” diyor. Bu Bahriye var ya bu Bahriye, benden çok şey aldı, adım da Bahri hani”.Gülümsüyor.
“Kızlarımın büyüdüğünü göremedim mesela”. Belli ki bu durum çok içerletmiş gemimizin ikinci kumandanını.
İkinci kumandan geminin anasıdır aynı zamanda. Yaş olarak benden büyük, bizde henüz kavak yelleri, limana döner dönmez sevgilimizle buluşma hayalleri geçiyor kafamızda.
” Yoruldum diyor, kızlarımı özledim” O konuştukça ben susuyorum. Ne kadar insani bir sohbet bakınca. Kahveler bitiyor ” Haydi bakalım neredeyiz, geç bakalım harita masasına”
Son cümle “anlaşıldı, emredersiniz” oluyor o andan sonra.
Emirler ve gri demirler arasında geçen kısa hikayeler anılar arasında. Yıllar sonra Bahri Binbaşının kaybını öğrendiğim an, bu anı geldi aklıma.
Ruhları şad olsun o ve tüm kayıplarımıza.
Bahriye mektebine girdiğimiz günden emeklisin dedikleri güne kadar geçen süre içerisinde ne çok şey biriktirmişiz.
Şimdi emekli bahriyelilere bakınca, Akdenizin köpüğü düşmüş, kırlaşmış saçlarımızla hala Atatürk’ün gözlerinden bakmaktayız ufuklara.
Bugün Preveze Deniz Zaferinin 480. yıl dönümü ve Deniz Kuvvetleri günü.
Gazi Paşa ” Denizlere hakim olan, cihana hakim olur” sözü ile Türk milletinin rotasını çizmiştir aslında.
Denizcilik Türkün büyük ülküsü olmalıdır diye de emrediyor bu kapsamda.
Ve devam ediyor;
“Efendiler!
Hudutlarının mühim ve büyük aksamı deniz olan Türk Devleti’nin Donanması da mühim ve büyük olmak gerektir. O zaman Türkiye Cumhuriyeti daha müsterih ve emin olacaktır.”
İşte rota…
Preveze şehitlerine, oradan Muvenet’e, uçmağa varmış tüm Bahriyeli ruhlara, denizlerde vatan teri döken tüm Atatürk’ün denizci çocuklarına;
Pruvanız neta, denizleriniz sakin ola.
Atatürk Cumhuriyeti için Bismillah vira…
Atatürk ile kalın.
Selam ile…
Cem Ayaz
Parlamento Haber/Korku yok!