SERİN DEVLET

Yayınlama: 20.09.2018
5
A+
A-
Cem Ayaz Yazar, Emekli Deniz Astsubayı. 1969 İzmir doğumludur. İlk ve orta öğrenimini İzmir’de, yükseköğrenimini de 1989 yılında deniz astsubay meslek yüksekokulunda(o zamanki adı Astsubay Sınıf Okulu ) ve daha sonra da Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Programı’na devam ederek tamamlamıştır. Deniz kuvvetleri komutanlığında, yurtiçi ve yurtdışında 28 yıl seyrüsefer branşında çeşitli kadrolarda, personel, amir, birlik komutanı olarak görev yapmış ve 2012 yılında istekle emekliye ayrılmıştır. Yaklaşık 20 yıldır edebiyat ile iç içe bir yaşam sürmekte, çeşitli internet sitelerinde yüz elliye yakın şiir, makale çalışmaları yayınlanmakta olup edebiyat dünyasının önemli isimleri tarafından da şiir ve deneme türünde deniz ve denizcilik konularında birincilik ödüllerine layık görülmüştür. Çalışma hayatına katılım aşamasında, üretime ve eğitime verdiği önemle, Arel Üniversitesi, Mektebim eğitim kurumları gibi eğitim kurumlarında idari işler müdürü olarak görev yapmıştır. Şubat 2018’de Ulak Yayınlarından ‘’Vatan Kaderine Terk Edilemez’’ adlı ilk kitabı yayınlanmıştır. parlamentohaber.com’da haber müdürlüğü görevinde bulunmuştur.

    Bir derin devlet hikayesi döner durur zihinlerin içinde, hatta bazen sohbetlerde.

    Var mıdır, yok mudur bilemem.
    Ama, bir “serin devlet” olduğu kesin. Baksanıza, öyle havadar, öyle püfür püfür esiyor ki, sorma gitsin bilader.
    Bir ferahlık, bir huzur bir huzur.

    Gül ile gülistanlık memleket.
    İlginç ve çok şaşırtıcı.
    Elbette derin devlet, ak sakallılar laflarını duyanlar, ilgilerini çekenler için de bu “serin devlet” tanımı da şaşırtıcı gelebilir.

    Artık, serin devlet diye bir tanımlamayı rahatlıkla kullanabiliriz.
    Sanırım mucidi olmakta bendenize kısmetmiş.

    Diyeceksiniz ki, her buluş birer belge ve kanıt gerektirir.
    Şüphesiz doğru.

    İşte sizlere bir son dakika belgesi:
    ” Memlekette kriz yok, bu manipülasyonlara kanmayın “

    Daha nasıl bir ferahlık, daha nasıl bir huzur, daha nasıl bir “SERİNLİK” bekliyorsunuz ki devletten.

    Bir gazileri anma etkinliğinde duyduk bu sözleri. Özel ve anlamlı bir gurur gününde. Salonda alkış, kıyamet.

    Yine ilginçtir ki, bir kaç gün önce yine aynı “serin devlet” içinden geçtiğimiz süreç hakkında “ülkemize ekonomik bir saldırı var, bu saldırı da  dış güçler tarafından gerçekleştirilmektedir” benzeri açıklamalarda bulunmuştu. Çok değil hani, on, onbeş gün önce.
    Elbette yine şakşaklar, elbette yine alkışlar.

    Var diyor alkış, yok diyor alkış, serinlik iyi geliyor galiba arkadaş.

    Kazın ayağı öyle mi acaba?
    Kazın ayakta durabileceği ayağı kaldı mı acaba?
    Ne dersiniz?

    Serin devlet ile bu kriz var mı, yok mu konusunda aynı fikirde değilim. Aynı fikirde olmamak umarım suç teşkil etmez.

    Malum bu serinlik rüzgarları sadece ekonomide esmiyor. Adalet, eğitim, ticaret, sağlık, güvenlik, ne tarafa dönsek memlekette her alan püfür püfür.
    Ve benim fikrimde olanlar içinde rüzgarlar hiç serin değil, ferahlatmıyor yani.

    Buzdağına bodoslama dalıp, geminin nasıl su aldığına şahit oluyoruz. Serin devlet de tepemizde ilahi dinletisi sunuyor. Meşhur Titanic filminde olduğu gibi.

    Gözlerimizin önünde olup biten ne varsa bir serinlik hali ile sunuluyor bizlere.
    Dış politikada bir serinlik.
    İç politikada bir serinlik.
    Sosyal yaşamda bir serinlik.
    Hak, hukuk ve adalette bir serinlik.

    Adalarımızda bir serinlik.
    Kıbrıs’ta bir serinlik.
    Suriye sınırımız püfür püfür esiyor.
    İçeride bir serinlik, dışarı da bir serinlik.

    Acaba jumbo jetin pencereleri açılıyor mu ne dersiniz ? Ver oradan katar katar bir serinlik, bir serinlik.

    Olana bitene bir kapış bir kaptırış açısı bu.
    Derin devlet bir efsane midir, değil midir bilemem amma;

    Her şey birer manipülasyon muş ya, serin devlet olduğumuz kesin be kardeşlik.

    Atatürk ile kalın.
    Selam ile…
    Cem Ayaz

    Parlamento Haber/Korku yok

    Türkiye'nin siyaset, medya ve gerçekçi haberlerinin yer aldığı haber portalı