SON DAKİKA

27 TEMMUZ KANLI AY TUTULMASI SONRASI DÜNYA YANACAK

İstanbul yoğun ve şiddetli yağmur altnda . Yaz aylarında görülmemiş olan bu yağmurlar , İstanbul için sel tehlikesi ve can kaybı demek . 22 Temmuz itibarı ile başlayacak dediğimiz afetler başladı . Mesela Yünanistan yanıyor. Yüzlerce insan yanarak öldü .Bugün 24 Temmuz ve 27 Temmuz sonrası Türkiye ve dünya üzerinde birçok yerde ters yüz olacak doğal afetler , kıtlık ve salgın hastalıklar baş gösterecek.

Bu haber 24 Temmuz 2018 - 17:24 'de eklendi ve 10.380 kez görüntülendi.

27 Temmuz’da gerçekleşecek olan, Kanlı Ay tutulması en çok beklenen gök olaylarından biri. Ancak bu Kanlı Ay Tutulması’nı pek hoş karşılamayanlar da var. Komplo teorisyenleri ve Protestan Hristiyanlar, 27 Temmuz’da gerçekleşecek olan Ay tutulmasın’ın kıyamet alameti olduğunu söylüyor.

Kıyam et . Ayağa kalk anlamında olup , ilim cahilleri tarafından hesap günü gibi anlatılmaktadır. Aslı ise insanların kendileriyle yüzleşmeye başlayacak olduğu anları belirtmektedir .

27 Temmuz’da gerçekleşecek olayda, Ay’ın rengi tutulma boyunca kırmızıya dönecek. Kanlı Ay Tutulması Dünya’nın gölgesinin Ay’ı tamamen karanlıkta bırakması ile tam Ay Tutulması’nın yaşandığı zaman gerçekleşir ve bu sebeple Ay kırmızı renk görünür.

Bir grup Hristiyan’ın bir araya gelmesi ile oluşan Endtime Ministries topluluğu ise, İncil’de yer alan bazı kehanetlere dayanarak kıyameti bekliyor. Var olan inanca göre son 2000 yılda gerçekleşen bütün “Kanlı Ay Tutulmaları” beraberinde büyük felaketler getirdi. Endtime Ministeries başkanı Irvin Baxter “İncil bize son 2000 yılda gerçekleşen bütün ‘Kanlı Ay Tutulmaları’nın büyük felaketlere yol açtığını öğretti. Bu seferki tutulma son 2000 yılın en büyük kehanetlerinden birine sahip. Dünya’yı büyük felaketler bekliyor.” diyor.

Tabii ki “Küresel Kaos”u uyandıran YouTube videolarının da etkisini unutmamak gerek.

“Kanlı Ay” 27- 28 Temmuz 2018’de ortaya çıkacak ve yaklaşık bir buçuk saat sürecek. Aynı zamanda 21’inci yüzyılın en uzun ay tutulması da olacak. Bakalım insanlar korkularında ve kehanetlerinde gerçekten haklılar mı? Beraber göreceğiz.

Kanlı Ay tutulması 27 Temmuz’da Türkiye’den tamamen görünecek.Tam ay tutulması ile birlikte Ay, kızıl görüntüye kavuşacak. Gökyüzünde tamamen görsel bir şölene dönüşecek bu olayın tamamı ise Türkiye’den net bir şekilde izlenecek.

Burası çok önemli . En net haliyle Türkiye`den izlenecek olması beni bile ürpertiyor. Ve aynı gece  Mars’ta gökyüzünde görünecek! Marslılar gelebilir dersem ironi yapıyorum demektir.

Kızıl gezegen olarak bilinen Mars, 27 Temmuz günü son 15 yılı boyunca Dünya’ya olduğu en yakın konumda olacak. Kanlı Ay tutulması sırasında Ay’ın sağ tarafında parlak bir yıldız gibi belirecek olan Mars, Ay tutulması süresinde Ay’ı takip edecek.

Son 500 yıl içinde sadece 3 kez gerçekleşti.

Kayıtlara göre tutulmuş bir kronoliji var . Bakalım geçmişte neler olmuş ?

1493’te İspanyol Engizisyonu Hristiyanlaştırmayı düşündüğü Müslümanlarla\ Yahudilere işkenceler yapmıştı. 1949’da ise İsrail-Arap savaşı başladı. 1967 yılında ise yine İsrail-Arap 6 Gün Savaşı yaşanmıştı.

İsa Peygamberin geri dönüşünün bir işareti olarak görülüyorç

Yahudiler, tutulmanın “Hamursuz Bayramı”na denk gelmesini böyle yorumluyor.

Anneler bebeklerinin bezlerini asmayı reddetmişti. Anneler, 50’lerdeki tutulma sırasında bebeklerinin bezlerini kötü şans getireceği için asmadı.

Gezegenler iblisleri bile etkileyebilir.

1486’da yayınlanan “cadı avı” kitabı Malleus Maleficarum’a göre iblisler de Ay’ın belirli evrelerinden etkilenebilir. Dolunay cuma gecesine denk geliyorsa bir kurt adam, gelmiyorsa deli ya da kör olabilme ihtimali vardı

1621 tarihli bir batıl inanç rehberinde bunlardan bahsedilmişti.

Bir sonraki Tetrad ‘4’lü Kanlı Ay Tutulması Serisi’ 2032-2033 yıllarında yaşanacak.

Benzer inanış ve tasvirler kadim dünyadan beri Çinlilerden Vikinglere kadar yaygındır. Mayalar’da da Tüylü Yılan vardır. Mısır’da da Dünya’nın 7. sonunu getirecek Apophis vardır.

Şeytani güçlerin ve onun ortaklarının, planlarını, art arda gelen 4’lü Ay Tutulmaları’nın olduğu dönemlerde gerçekleştiriyor. Bu Ay Tutulmaları’na kanlı demelerinin sebebi, Ay’ın tutulma anında kırmızı renkte olması ve bu sıralarda kendilerinden olmayan birçok insanı öldürerek uydurdukları kehanetleri şeytani ritüel niteliğinde gerçekleştirmiş olmalarıdır.

Batı, Kuzey Amerika, Doğu Asya, Pasifik, Avustralya ve Yeni Zelanda’dan izlenecek olan tutulma; Güney Amerika, Orta Asya, Çin, Hindistan ve Rusya’da, kısmi bitiş aşamalarında, gün batımı sonrasında gözlemlenebilir. İzlanda, Avrupa, Afrika, Orta Doğu ve Türkiye’de ise, Ay sadece kırmızılaşan bir Dolunay halinde görülecek.

Ayın, tutulma esnasında alacağı bakırımsı kırmızı renk, son dönemlerde ‘’Blood Moon ‘’ adını almasına neden olmuştur. Aslında, her tam Ay tutulmasına da bu renk eşlik eder.

4 Nisan 2015 Blood Moon Tetrad – Kanlı Ay Dörtlemesi’nin ikinci evresi başlamıyor. Bir Stratejik araştırma uzmanı olarak Dünyanın gidişâtına , baktığımızda bir denge noktasında tartılmaktayız. Dünyanın enerjisi ve Kozmostan gelen enerji birbiriyle zıtlaşıyor ve Kozmostaki gezegenlerin, gökyüzüne sürekli müdahalelerin nihayetinde bu bize bize sert ani ve birikmiş enerjilerin bir anda boşalacağı olayları gösteriyor.

Maalesef ilk akla gelen depremdir, büyük bir deprem olayları da bekleyebiliriz. Tutulmanın Öncesinde Başlayan olaylar -Yemen, Irak, İran, Suriye, Ukrayna, Cezayir, Libya, Tunus, Mısır, İsrail, Filistin, Körfez, Afrika’nın Orta ve Sahil Ülkeleri, Avrupa’nın Balkanlar-Orta Kısımları, Kuzey Avrupa’daki Haraketlilikler, Çin, Rusya, ABD’nin Çöküş Başlangıcı, Dağılma Süreçleri- etkiler taşıması dengelerin değişeceği, bozulacağı mânâsına da gelebilir. Aslona gerçek ise Türkiye coğrafyası bu tutulma sonrası en çok etkilenecek coğrafya diyebiliriz.

Bu dönemde sinirler gerilebilir, kavgalar, çatışmalar ve savaşlar çıkabilir.

  1. yüzyılda (2001-2100) içinde, tam 8 tetrad bulunmaktadır. Bunlar sıralandığında, ilki 162-163, ikincisi, 795-796, üçüncüsü 842-843, dördüncüsü de 860-861 yıllarına düşer.

Diğerleri ise şöyledir:

  1. 1493-1494
  2. 1949-1950
  3. 1967-1968
  4. 2014-2015
  5. 2032-2033

2014 ve 2015 yılları arasında tamamlanacak olan 4 Tam Ay Tutulması 15 Nisan 2014 tarihinde başladı. Ardından, 2.Tam Ay Tutulması olan 8 Ekim 2014 tutulması gerçekleşti. 2015 yılının 3.Tam Ay Tutulması, 4 Nisan 2015 tarihinde, 4.Tam Ay tutulması ise 28 Eylül 2015’de gerçekleşti.

  1. Tetrad, arada savaşlar da hüküm süreceğine inanılarak 2032-2033 tarihlerini bekleyecektir.

Dörtleme serilerinin tarihlerinde yaşanan ve kehanetleri desteklediğine inanılan önemli olaylar şöyle sıralandırılmıştır.

İspanya’daki Musevilerin 1492 göçü, 1948 Arap-İsrail savaşı ve 1967’deki İsrail, Mısır, Ürdün ve Suriye arasında geçen 6 gün savaşı.

778 günde bir yaşanan astrolojik olayda Mars ile Dünya’nın Güneş’e olan hizaları arasında yaklaşık 87 milyon kilometre olacak.

Gökyüzündeki şölende Ay ‘kan kırmızısı’na dönüşücek, Güneş ise kararacak. Mars, gece gökyüzünde sıradan bir gecede görebileceğiniz en parlak yıldızdan tam 10 kat parlak gözükecek.

Kral James İncil’inde Hz İsa’nın kıyamet kopmadan önce dünyaya ikinci kez geldiği zamanın ‘Gökyüzünde 4 Kan Kırmızısı Ay’ görülecek’ şeklinde ifade edilmesi, kıyamet senaristlerini harekete geçirdi. NASA’nın, bu yılki gibi Tetrad’ın 500 yılda 3 kez yaşandığına dikkat çekmesi bile paniği yatıştırmaya yetmedi.

2015 ikinci evrenin başlangıçı olmasını, KOZMOSTAKİ enerji merkezleriyle sert açıları da yanyana koyduğumuzda… İlişkilerde, beraberliklerde gerilim ve değişen dengeleri, değişen bakış açılarını da işaret ediyor.

Türkiye’nin 4. Evi’nde… Yani toprak, vatan, içişleri ve güvenliğe karşılık gelen Ev’de… Bu da sert dengeleri değiştirici, birikmiş enerjiyi dışa vuran olayları, gerilimleri, çatışmaları işaret ediyor ki, bu da son dönemdeki süreç, Suriye ve Irak’daki savaş ve terör, İran’ın müttefikleri olan Rusya-Çin-ABD-Vatikar ile birlikte önümüzün de seçimleri düşünürsek kaotik bir dönemi işaret edebilir diyebiliriz.

Çünkü Islam dünyasında -İran Hariç- kan akmaya devam ediyor. İran ırki özelliği ve o dünya ile uzun zamana dayanan kadim müttefikliği devam ediyor.

Mezhep temelli kan akmaya devam ediyor ve etmesi içinde bütün altyapı birileri tarafından hazırlatılmıştır.

Bunların üzerine dünya nüfusunun azaltılması, yeni onlarca tip, neyin nereye konulacağı dahi bilinmeyen, ya da uydurulan hastalık isimleri icat edilerek arzu edilen sonuçları tetikleyebilecek ya da varolan olayları ateşleyebilecek herşey hazır, düğmeye de basılmış vaziyettedir.

HER BİRİNDE DİN SAVAŞLARI ÇIKTI

Son iki bin yılda yaşanan 4 Kırmızı Dolunaylı tutulmaları değerlendiren ABD’nin Teksas eyaletinin San Antonio Kilisesi Papazı, yazar John Hagee, “her birinde Dünya’da felaketler meydana geldi” diyor.

Tutulmaların olduğu dönemlerde İsrail ile ilgili meydana gelen tarihi olaylar.

İspanya Engizisyonu – Yahudi Göçü

İspanya’da yok edilmek istenen binlerce Yahudi, II. Bayezid’in gönderdiği gemilerle Osmanlı topraklarına sığınır.

The Spanish Inquisition – 1492

4 Tutulma Tarihi

* Passover, April 2, 1493

* Sukkoth, Sept. 25, 1493

* Passover, March 22, 1494

* Sukkoth, Sept. 15, 1494

Arap – İsrail Savaşı

1948 yılında İsrail Devleti’nin kurulmasıyla bütün Arap Ligi ülkelerine sıçrayan Arap başkaldırısıyla ortaya çıktı.

The War of Independence – 1948

4 Tutulma Tarihi

* Passover, April 13, 1949

* Sukkoth, Oct. 7, 1949

* Passover, April 2, 1950

* Sukkoth, Sept. 26, 1950

6 Gün Savaşı

5 Haziran 1967’de İsrail ile Arap komşuları Mısır, Ürdün ve Suriye arasında başlayan ve 6 gün süren savaş.

The Six Day War – 1967

4 Tutulma Tarihi

* First Day of Passover, April 24, 1967

* First Day of Sukkoth, Oct. 18, 1967

* First Day of Passover. April 13, 1968

* First Day of Sukkoth, Oct. 6, 1968

4’lü Tutulma Tarihleri

  1. Tutulma, 15 Nisan 2014
  2. Tutulma, 8 Ekim 2014
  3. Tutulma, 4 Nisan 2015
  4. Tutulma, 28 Eylül 2015

İkiz Kuleler’in olduğu yere Hz Davud’un mührü olarak bilinen Sion yıldızını simgeleyen Özgürlük Kulesi inşa ettiler, inşaat 2014’te bitti.

Bazı güçlerin İzryehosa ismindeki büyük planına göre kral Yehova, 2014’te gelecek ve Büyük İsrail İmparatorluğu kurulacaktı… Bu doğumun Sancısı ve bu kadar kan dökülmesinin hazırlığı, dünyanın üçte ikisini yoketme planları bunun bir parçası olabilir mi?

4 Kanlı Ay’da Süleyman Mabedi’ni inşa edip Büyük İsrail İmparatorluğu’nu kurmak, Bunun için de Mescid-i Aksa ve Kubbet-üs Sahra’yı yıkmayı planlıyorlar mı?

1 Dolar’ın üzerindeki Piramit’i hatırlayın. Piramit’teki boşluk, yarım kalmış bir Dünya Düzeni’ni simgeliyor. Piramit’in tamamlanması için gerekli gördükleri,

* Süleyman Mabedi.

* Kral Yehova.

* Vaad Edilen Topraklar mı?

o güç; Vaad Edilen Toprakların iki nehirin arası mı? Yoksa tüm Dünya’nın kendilerine mi vaad edildiğine inanıyorlar?

Bundan sonrası

* Din savaşı. (ARMAGEDDON SAVAŞI)

* Dünya’nın büyük şehirlerinde ayaklanmalar. (İç Savaş)

* Ateş ve yangın. (Ateşli Chemtrail)

* Devletlerin bölünmesi. (Griffin Tarpley: Yeni Osmanlı Yalanı)

* Göçler. (Deprem-Tornado-Kuraklık-Kıtlık-Susuzluk)

* Salgın hastalıklar. (Kanser-Veba-Zombi Projesi)

Armageddon, Hadis-i Şerifler’e göre Hatay’dır, bir başka rivayete göre Kudüs ve Yafa bölgeleridir. Türkiye Savaş’a hazır olmalıdır. Ama Şeytanların yanında olmamalıdır. Emredildiği gibi kendisini hazırlamalıdır. Savaş kapıda, ülke içinde milyonlarca Mülteci besliyor. Gökyüzünden işaretler dünyanın yanından teğet geçerek gidiyor. 5 bin yılda bir Görülen gök Mesajları birilerini uyarıyor ama bizimde uyanık olmamız gerekiyor.

Türkiye’ye saldıracaklar mı? Türkiye’de bilindiği gibi 126 NATO Üssü ve Patriot’lar vardır. Patriot’lar Hatay’ın çevresindedir ve menzili 80 kilometredir, 3 bin kilometre uzaklıktaki İran ile ilgileri yoktur. Olası savaşta Türkiye’nin içindeki ve dışındaki 500 bin El Kaide ve 50 bin PKK militanını da kullanıcaklar mı?

Irak, Suriye, Afganistan v.d. 500 Bin militanı olduğunu açıklayan El Kaide ve benzer bilinen yapılaşmalar Türkiye’yi ve İstanbul’u alacağız diyorlar, bu olabilir mi?

Bu karmaşanın, kavganın, savaşların sonucunda birileri Mescid-i Aksa’yı ve Kubbet-üs Sahra’yı yıkıp Süleyman Mabedi’ni inşa etmeye başlayacaklar mı? Süleyman Mabedi’ni en geç 2015’te bitirme gibi bir planları olduğu doğru mu?

HAARP ve Chemtrail Sprey teknolojileriyle kuraklık, kıtlık, susuzluk, tornado, tsunami ve depremler oluşturmak, bu sayede insanları göçe zorlayıp savaşmadan topraklara sahip olma düşünceleri var mı?

Hep aynı yerlerde deprem yapmalarının sebebi, diğer fay hatları üzerinde baskı kurmuyor mu?

4 Ay Tutulması’nın ortasında bir de Güneş Tutulması oldu. Ateşli ve siyah dumanlı Chemtrail Sprey çıkarttılar ve söylenenlere göre bu yeni sprey, DNA değiştiriyor. Güneş Tutulması’ndan sonra bu spreyleri kullanıp insanları zombilere dönüştürebilirler, bu bahaneyle de milyonlarca insanı ortadan kaldırabilirler. CNN’in sahibi Ted Turner tarafından yaptırılan Georgia’daki Rehber Taşları üzerindeki ilk emir, “insan nüfusunu, doğayla orantılı olarak 500 milyonun altında tut.” Çin Ulusal Savunması resmi gazetesinin haberine göre ABD ve İsrail, Yahudi olmayan herkesi yok edebilecek genetik biosilah üretiyor. Afrika’da 35 milyon kişi, AIDS hastalığından öldü. Benzer bir durum diğer ülkeler için de geçerli olabilir, çünkü kuraklık, susuzluk ve kıtlığa neden olan yeni iklim şartları yakında buraları da Afrika gibi yaşanılmaz bir yer haline getirebilir, bize getirecekleri tohumlar ve ürünlerle, buralarda öldürücü bir hastalık yayabilirler iddia mı gerçek mi?

Bill Gates üç ay önce “  Bir virus altı ay içerisinde otuz milyon insanın ölümüne sebep olacak “ demişti.

Bir zamanların en çok izlenen dizilerinden biri olan Heroes dizisine göre Heroes’taki DNA’sı değiştirilmiş özel güçlere sahip insanlar, Güneş Tutulması esnasında güçlerini kaybediyor, tutulma bittikten sonra güçlerini yeniden kazanıyor. Bir de bu dizide yaptıkları resimler gerçek olan kişilerden birinin Dünya’nın sonu ile ilgili bir resmi var. Resme göre dünyanın iç kısmından çıkan lavlar, büyük bir S harfi oluşturuyor. Gölcük Depremi’nden çok daha büyük olan, 2 dakika süren ve 1100 atom bombası gücüne ulaşmış Şili’deki son büyük deprem, Dünya’nın çekirdeğini bile sarsmış. Dünya’nın sonunun bir an önce gelmesi için uğraşıyorlar, çünkü Dünya’nın sonunun gelmesine yakın, Deccal’in geleceğini biliyorlar, süreci hızlandırıp Deccal’i bir an önce görmek istiyorlar. Dizideki DNA’sı değiştirilmiş insanlar, Yahudiler’in yani Yecüc’lerin oluşturduğu Mecüc’leri simgeliyor i

Bu arada GAME OF THRONES dizisinde   YECÜC – MECÜC SEDDİNİ YIKTIK mesajları açıktan veriliyor.

ELON MUSK , Türkiye ziyareti sonrası ZOMBİ ÖLDÜRME SİLAHI ürettiğini açıklıyor . Ve bunu satışa sunuyor. Hollywood film endüstrisi ZOMBİ temalı filimlerle sürece hazırlanıyor .

20 Mart 2015’te gerçekleşen Güneş Tutulması’nın olduğu tarihe 1 Nisan diye not düşmüşler. 1 Nisan, Hristiyanlar’ın Müslümanları kandırıp şehit ettikleri gündür. Bu tarihlerden başlayarak Müslümanlar’a karşı savaşa Hristiyanlar’ı da katacaklar demiştik . Yahudi ve Hristiyan ittifakı 2001 yılında başlattıkları HAÇLI SAVAŞLARINI , Erdoğan isminin Türkiye `nin tepesine bu sürecin kapılarını açmak için oturtuldu . Ve hala bu sebeple iktidarda tutuluyor.

Bunu gerçekleştirmek için gökyüzünde oluşturacakları İsa hologramlarını bile kullanabilirler, çünkü bu 4 Ay Tutulması’nın olduğu tarihlerden birinde Hristiyanlar, Hz İsa’nın gelmesini bekliyordu.Zamansal kaymaları göz önüne alırsak planlanan süreç 27 Temmuz sonrası başlayacak.

Yahudiler, 4 sayısına çok önem gösteriyor. Halley Kuyruklu Yıldızı, 1910’da görüldükten 4 sene sonra 1. Dünya Savaşı çıktı,

1986’da görüldükten 4 sene sonra ise ABD Meclisi’nde ilk kez Yeni Dünya Düzeni’nden bahsedildi.

İstanbul ve Hatay’ın karışacak olması, akıllara Hz Mehdi’yi getiriyor, çünkü Hz Mehdi’nin İstanbul ve Hatay’a geleceğine dair sahih Hadis-i Şerifler var. TALMUD şeriatını benimsemiş sufyani din cahilleri bu sürece oynuyor.

Bunu bildiklerinden Patriot’ları Hatay’ın çevresine getirdiler. Bu 4 Kanlı Ay Tutulması’ndan birinde yada Güneş Tutulması’ndan sonra Kabe’yi de yıkmak isteyebilirler .

Hz Mehdi, Kabe’de büyük olaylar çıktığında ilan edilecek. Tabi bu iş hologramsal . 16.000 yıllık dünya mitolojisi ve ezoterizmi incelendiğinde böyle bir şey yok . Ve uydurma .

Gelecek olan GÖKTÜRK . Buna eminiz .

İsrail, en geç 2019’da dünyaya tamamen hakim olmayı planlıyor .

Tarihlerde yanılıyor olabiliriz, ancak bunların çoğunun gerçekleşmesi olası, ciddiye alsanız iyi olur, çünkü bu konuda konferanslar bile düzenleniyor. 2019 öncesinde seçimlerin yapılamsı bu planın bir parçası .

Kanlı Ay Tutulması’nın gerçekleşeceği Güney Ay düğümünün iz düşüşüne bakmak lazım. Belki bir şeylerin farkına varabilir uyuyan gözler açılabilir, pamuklar kulaklardan çıkarılıp o farkına varabilirsiniz. “Lüzumsuz, Boş Kadercilik Yapanlar, İstanbul’un Fethi Sırasında Kiliselerin Son Günlerini Araştırmaya davet ediyorum. O gün herkes Istanbul`un Kurtuluşu için Meryem ve İSA beklemiş, herkes melek beklemiştir. Savaşmayı bilmeyenler, vatan kavramını unutanlar veya önemsemeyenlerin sonu bellidir: “Vatansız Kalmak, Helak Olmaktır.”

Eğer bu ülkenin Kimyası bozulur, herkes bir yere çeker, farklı alanlarda herkes farklı mânâlar çıkarırsa Türkiye geçmişini ve gelen seçimi, Önümüze konulan senaryolara da düşünürsek olayların neye işaret edebileceği aşikardır.

Kanlı Ay Tutulması’nda bizi bekleyenler, sorumluluklar, kurallar, sistemi, statüyü, devleti, düzeni temsil eden akıl olmalıdır.

Eğer çember kırılırsa güç savaşları bizi Irak’tan daha kötü hale getirecektir. Böyle bir süreçte BEDELLİ ASKERLİK bunun bir işaretidir.

2014’teki iki tutulmanın 15 Nisan ve 8 Ekim’in hemen öncelerinde yaşananları umarım unutmamışsınızdır. Ayrıca Blood Moon Kehanetlerini doğrulayan ve Hristiyanlığı kökünden sarsacak iki gelişme olmuştu. Blood Moon Tetradı’nın 15 Nisan’daki başlangıçından hemen önce idi Hz. İsa’nın Mecdelli Meryem- Magdalalı Meryem’e ”eşim” dediğini yazan koptik dilinde İncil parçasının gerçek olduğu tespit edildi; dolayısıyla, Kutsal Kan-Kutsal Kase’nin ispat edilmesi de kehanetlerini doğrular bir işaretti.

İkinci tutulma 8 Ekim 2014’te idi ve hemen bir gün önce yine Hz. İsa ile ilgili sarsıcı bir keşif daha ortaya çıktı. Hz. İsa, yaygın biçimde resmedildiği gibi biri olmayabilir ya da Hz. İsa bildiğimizden başka biri olabilir… hususu vardı…

Bu ikisi dahi Blood Moon kehanetlerini doğrulayan olaylar, hatta Piskopos Malacchia’nın Son Papa Kehaneti….

Blood Moon Tetradı Kehaneti, sadece 4 Tam Ay Tutulması’nın ardarda gelmesiyle alâkalı değil; hem 4 tutulma üstüste olması hem de Hamursuz Bayramı ile Sukkot Bayramı-Mişkan’a denk gelmeleriyle oluşuyor.

Bunlar bir tarafa esas mesele, kâdim dünyadan beri devam eden dini inançlar, beklentiler ve gelecek ile âlakasından kaynaklanıyor.

Batı’da, Hristiyan ve Musevi dünyasıyla bilinçaltında Mısır’dan çıkış’tan Ahit Sandığı’na Mesih’in dönüşünden, Armageddon Savaşı’na, Piskopos Malacchia’nın Son Papa Kehaneti’ne, Maya Tanrısı Bolon Yokte’ye dek aşağıda değineceğimiz, Ortadoğu’yu da ilgilendiren pek çok beklenti var. Bunlara hurâfe deseniz de, Kadim Türk inançlarında da yeri mevcut.

Türk inanç temellerini çalınarak dinlerin içerisine r ivayet olarak şeytaniler tarafından yerleştirilmiş bu sürecin adı GÖK TÜRK süreci olup , zafer bize aittir. Tabi olarak bu satırları okuyup yan gelen yatanlar ölüler olacaktır.

Hamursuz-Mişkan Blood Moon Tetrad’ının başlangıçı 15 Nisan 2014 Tam Ay Tutulması ve ardından 29 Nisan’da 08 ° Boğa burcunda Halkalı Güneş Tutulması, 28 Eylül 2015 sabahına dek Türkiye’yi de derinden etkilecek bir dönemi başlatmıştı.Şimdi 27 Temmuz KANLI AY TUTULMASIYLA zirveye ulaşacak hiç te iyi olmayan günlere ve gecelere doğru yol almaya devam edeceğiz.

BLOOD MOON TETRADI

Batı Dünyası için, Hristiyanlar ve Museviler için 15 Nisan 2014 ile 28 Eylül 2015 arasında Hamursuz Bayramı ve Sukkot Bayramı-Mişkan’a denk gelen Tam Ay Tutulması Dörtlemesi – Blood Moon Tetradı, İsa Mesih’in Dönüşünü gösterdiğini iddia ettikleri dini kehanet işareti.

 

Hamursuz-Pesah-Passover, Yahudiler’in Mısır’dan çıkışı, Tabernaculum-Sukkot-Mişkan ya da Çadır Tapınağı ise çölde Hz. Musa’nın inşa ettiği portatif tapınaktır ve bu 7 günlük bayram olarak kutlanır. Mişkan’ın Batı karesinin ortasında Ahit Sandığı bulunuyordu.

 

Hristiyan rahipler John Hagee ve Mark Blitz’in yerleştirdiği Blood Moon Prophecy Eski ve Yeni Ahit’e, Tevrat ve İncil’e dayanıyor, genelde astroloji ve bilim dünyası bu deyimi kullanmasa da halk arasında, koyu dini çevreler ve popüler kültürde bu geçerli.

Tarihsel olarak baktığınızda Hamursuz-Mişkan Blood Moon Tetrad’ı Hz. İsa’nın doğumundan bu yana 8. kez oluyor, fakat daha öncekilerden ziyade 8’inci olması ve 4’ün 2 katı yani İkinci Geliş – Dönüş olması nedeniyle işaret edilen tetratı  tamamlıyor .

ESKİ VE YENİ AHİT’TE…

Genesis 1:14-15: And God said, ”Let there be light in the heaven to divide the day from the night; and let them be for signs, and for seasons, and for days, and years.”

Yaratılış-Tekvin 1:14-15: Tanrı şöyle buyurdu: ”Gökkubbede gündüzü geceden ayıracak, yeryüzünü aydınlatacak ışıklar olsun. Belirtileri, mevsimleri, günleri, yılları göstersin.”

Yoel-Joel 2:30-31: ”And I will show wonders in the heavens and in the earth, blood, and fire, and pillars of smoke. The sun shall be turned into darkness, and the moon into blood, before the great and terrible day of the Lord come.”

”Göklerde ve yeryüzünde, Kan, ateş ve duman sütunlarından belirtiler göstereceğim. RAB’bin büyük ve korkunç günü gelmeden önce Güneş kararacak, ay kan rengine dönecek.”

Ayrıca, Blood Moon Tetradı’nın âlamet sayılmasına kaynakça olarak Isiah 13:10, Joel 2:10, Joel 3:15, Matthew 24:29, and Revelation 6:12 de gösterilir.

Hz. İsa’nın doğumu sonrası 8 Tetrad’ın ilki 162-163, ikincisi, 795-796, üçüncüsü 842-843, dördüncüsü 860-861, 5. 1493-1494’te olmuştu.

KADİM TÜRK İNANIŞLARI, MAYALAR VE ARMAGEDDON…

2012’de Maya Takvimi’ne göre dünyanın sonunun geleceği beklentisi ya da popüler deyimle 2012 Kehaneti boş çıksa da, Passover-Pesach-Hamursuz/Mişkan-Tabernacles Blood Moon Tetradı ile alâkalandırılıyor. Comalcalco’da bulunan Tortuguero yazıtında Maya savaş ve yaratma Tanrısı Bolon Yokte’nin ortaya çıkışını işaret eden bir ifade vardır.

Bu yazıt çatlaklar, kırıklar, hasar yüzünden tam da okunamamış olmasına rağmen, ”O geldi” kısmı çözülmüştür. Bir başka yerde ise ”Gökyüzünden inecektir” var. Meksika Ulusal Antropoloji ve Tarih Enstitüsü uzmanları, Bolon Yokte için Tortuguero yazıtındaki ifadenin Batılar ve özellikle de Hristiyan kültüründeki Mesih inançı ile birleştirildiği görüşünde…

Kadim Türk inanışlarında, Gök Tengri-Tanrı’nın Güneş’in yıldızların, gezegenlerin ve Ay’ın İyi Güçleri’ne karşı Ay tutulmalarında kötü cin, Kara İye; Yelmauz – Yalmavız – Yılmagus – Jalmauz – Celmavuz gelirdi, Aybasan da denilirdi. Kara bir ejderha, tüylü yılana benzer bir biçimde ve Ay’ı yerken tasvir edilirdi. Aslan kafalı yılan gövdeli uçan tasvirleri de bulunmuştur.

Benzer inanış ve tasvirler kadim dünyadan beri Çinlilerden Vikinglere kadar yaygındır. Mayalar’da da Tüylü Yılan vardır. Mısır’da da Dünya’nın 7. sonunu getirecek Apophis vardır.

Ayrıca, Şamanist Kadim Türkler’de dolunay kızıl hâleli olur ve ardından ay tutulması olursa o yıl fazla kan döküleceğine inanılırmış.

Benzer inanışlar, modern dönemde bile tutulmalarda kötü ejderhayı kovmak için donanmanın top atışı yaptığı Çin’de de yaşamaktadır. İnkalar’da da sunak ve tapınak kabartmaların benzer inanışlar vardır.

Kuşkusuz, burada hep İyi ile Kötü’nün Savaşı tasvir edilmektedir. Hristiyan ve Musevi inançında Mesih dönecek ve dünyada Kötülüğe karşı nihai savaşa girişecektir. Yani Deccal’e karşı. Dolayısıyla da, kadim dünyadan kalan efsaneler ile birleştiğinde 8. Passover-Tabernacles Blood Moon Tetradı, Armageddon Savaşı’na giden bir yol.

ABD’de Evangelistler’in Neo-Conlar’ın etrafındaki komplo teorileri uzun zamandır Armageddon Savaşı’nı başlatmak istedikleri idi. Dolayısıyla  Ortadoğu’da sular daha çok ısınacaktır.

Başa dönersek; Kanlı Ay tutulması sonrası , yer manyetik alanları daha fazla etkilenir. Ama her tutulmada deprem gibi felaketler olur mu, geçmişe baktığımız zaman olmaması için bir sebep yok. Büyük depremlerin tarihlerini tutulmalarla karşılaştırdığımız zaman bunların denk geldiğini söyleyebiliriz. . Güneş tutulmalarının etkisi ortalama bir yıllık periyotta kendini gösteriyor. Ay tutulmalarında ise 6 ay sonrasını etkiliyor. Bu dönemde doğal afetlere de açık bir zaman dilimidir”

Güneş tutulmasının ve ay tutulmasının ülkemiz açısından etkilerinin politika, ekonomi ve sosyolojik olaylar üzerinde daha fazla olabilir, iyi okumak gerekiyor.

ÇOK TEHLİKELİ ZAMANLARDAN GEÇİYORUZ

Dünya açısından 3 yıldır zorlayıcı etkiler vardı. Bugünlerde birbirimize karşı lütfen çok sabırlı olalım. Dünya için 2009’dan itibaren değişim rüzgarları var. 2012’de Gündemde Benyamin Netanyahu’nun tekrar seçilmesi vardı. Ortadoğu ve Türkiye açısından tehlikeli zamanlar. Netanyahu barışa yönelik bir yaklaşım getirmez. Finansal açıdan bakacak olursak dünya şuanda kendini kandırıyor. 2014 yılına kadar ekonomik açıdan çalkantılı bir dönem . Kapitalizmin temelleri sarsılıyor gibi . Türkiye haritasına baktığımda Türkiye çok özel bir role sahip. Ortadoğu ve ABD açısından denge unsuru. Doğu ve batı olmak üzere Türkiye’nin iki yüzü var. Türkiye Bunun farkında olursa başarılı olabilir.”

SAKİN ve TEDBİRLİ OLUN…

Gerçekleşecek tutulmada, Ayın manyetik çekimi çok etkili olacaktır. Dünyaya bu kadar yakın olması hormonlarda, dolaşım sisteminde etkili olacak. Duygusal çıkışlara yatkın olduğumuz bir dönem. Daha hassas, kırılgan bir dönemde olacağız. Duygusal anlamda türbülansa gireceğiz. İnsan ilişkilerinde kopmalar, bozulmalar yaşanabilir. Hukuki olaylarda yükselecek.

Muhyiddin-i Arabi’nin sınıflamasına göre Ay dönemindeyiz

Muhyiddin-i Arabi Hazretleri, astronomik düzeyde 7 kat gök için atanan 7 yönetici belirlemiştir. Şu an içinde bulunduğumuz zaman Ay dönemidir. Önce Zuhal (Satürn) devri ile başlar, Hz. Adem’in dönemidir. Sonra sıra ile, Müşteri (Jüpiter) devri, Merih (Mars), Güneş, Zühre (Venüs), Utarit (Merkür) ve Ay devirleri gelir. Ay devri son devirdir ve Hz. Muhammed (S.A.V.) o nedenle ahir dönem peygamberidir. İçinde bulunduğumuz Ay devrinde zamanın yoğunlaşmış olarak algılanacağı, hızlı geçeceği ve bu devirde yaşayanların ömür sürelerinin, Ay’ın hızına oranla hesaplandığını bildirmiştir.

 

APOKALİPTİSİZM

Apocalypticism kelimesi ile anlatılan ve dini inançlara bağlı Kıyamet beklentisi, Tanrı’nın iradesinin vahiy edilişi ve uygarlıkların, küresel çaplı felaketlerle sarsılması, yitmesi anlamındadır.

İnanışlara göre; 4 ardışık Tam Ay tutulması ve bir Tam Güneş tutulması kısa aralıklarla oluşursa, geniş çaplı bir tehdit ve tehlikeye, başlangıcında savaşlara işaret etmektedir. Dolayısı ile, bu göksel işaretlerin, İncil’de kıyamet alameti olarak kabul edilmesi ve bunu anlatan ayetlerine dikkat çekildiğinde şu satırları okuruz; Kaldı ki hepsi tamamlandı .

Yoel – Joel 2:10 – Yeryüzü önlerinde sarsılıyor, Gökyüzü titriyor; Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.

Eğer İncil Vahiy 6/ 12-13’de bu ayetin çapraz referansına bakarsak: Sonra Kuzu’nun yedi mühürden birini açtığını gördüm. O anda dört yaratıktan birinin, gök gürültüsüne benzer bir sesle, “Gel!” dediğini işittim. Bakınca beyaz bir at gördüm. Binicisinin yayı vardı. Kendisine bir taç verildi ve galip gelen biri olarak zafer kazanmaya çıktı.

Kuzu ikinci mührü açınca, ikinci yaratığın “Gel” dediğini işittim. O zaman KIZIL renkte başka bir at çıktı ortaya. Binicisine dünyadan BARIŞI kaldırma yetkisi verildi. Bunun sonucu olarak insanlar birbirlerini boğazlayacaklar. Atlıya ayrıca büyük bir kılıç verildi.

Kuzu üçüncü mührü açınca, üçüncü yaratığın “Gel!” dediğini işittim. Bakınca siyah bir at gördüm. Binicisinin elinde bir TERAZİ vardı. Dört yaratığın ortasında sanki bir sesin şöyle dediğini işittim: “Bir ölçek buğday bir dinara, üç ölçek arpa bir dinara. Ama zeytinyağına, şaraba zarar verme!”

Kuzu dördüncü mührü açınca, “Gel!” diyen dördüncü yaratığın sesini işittim. Bakınca soluk renkli bir at gördüm. Binicisinin adı ÖLÜM’dü. Ölüler diyarı onun ardınca geliyordu. Bunlara kılıçla, kıtlıkla, salgın hastalıkla, yeryüzünün yabanıl hayvanlarıyla ölüm saçmak için yeryüzünün dörtte biri üzerinde yetki verildi.

Kuzu beşinci mührü açınca, sunağın altında, Tanrı’nın sözü ve sürdürdükleri tanıklık nedeniyle öldürülenlerin canlarını gördüm. Yüksek sesle feryat ederek şöyle diyorlardı: “Kutsal ve gerçek olan Efendimiz! Yeryüzünde yaşayanları yargılayıp onlardan kanımızın öcünü almak için daha ne kadar bekleyeceksin?” Onların her birine beyaz birer kaftan verildi. Kendileri gibi öldürülecek olan öbür Tanrı kullarının ve kardeşlerinin sayısı tamamlanıncaya dek kısa bir süre daha beklemeleri istendi.

Kuzu altıncı mührü açınca, büyük bir deprem olduğunu gördüm. GÜNEŞ keçi kılından yapılmış SİYAH bir çul gibi karardı. AY baştan aşağı KAN RENGİ’ ne döndü. İncir ağacı, güçlü bir rüzgarla sarsıldığında nasıl ham incirlerini dökerse, gökteki yıldızlar da öylece yeryüzüne düştü. Gökyüzü dürülen bir tomar gibi ortadan kalktı.

  1. İSA’NIN BEKLENİŞİ

Dörtlü seri- Blood Moon Tam Ay Tutulmaları Hz. İsa’nın doğumundan bu yana tam 7 kez olmuştur. Pek çok kişi ise, bu esnada, Hazreti İsa’nın dönüşünü beklemiştir. İsa Mesih’in dönüşü beklenerek, bu olguyu tamamlamak adına, ‘’Mesih Bilincinin yerleşmesi O’nun dönüşüne hazırlık anlamına gelir’’ denilmektedir.

Blood Moon Tetradı” olarak adlanan bu gök olayı, adı yayılmadan önce de, binlerce yıl boyunca, etkileyici değişim dönemleri ile çakışmıştır. Buna kanıt olarak gösterilen İncil satırları ise şöyle;

Joel 2:30-31 ‘’Göklerde ve yeryüzünde, Kan, ateş ve duman sütunlarından belirtiler göstereceğim. RAB’bin büyük ve korkunç günü gelmeden önce , Güneş kararacak, Ay kan rengine dönecek.’’

Yine tam Güneş tutulması ve tam Ay tutulması anlatılmaktadır.

İncil kehanet Terimi olan Blood Moon, papaz Mark Blitz ve Evanjelist Papaz John Hagee tarafından yaygınlaştırılmış, bu konuda bir kitap yazılmış, ne var ki Astronomlar bu terimi sıkça kullanmıyor. Hagee, Kan Ay’ların tarihsel bir trajedi ile başlayıp bir zafer ile sona ereceğini ve Museviler için de bir süreç ile bağlantılı olduğunu bildiriyor ve Dünya tarihinin seyrini değiştirecek bir dizi etkinliğin başlayacağına inandığını dile getiriyor.

EZEKIEL 38 YORUMU VE SAVAŞ…

John Hagee, Ezekiel 38 (1-23) ayetlerinin, İsrail’in gelecek savaşta, düşmanlarına karşı nasıl bir tutum izleyeceğini gösterdiğini söylüyor. (Hezekiel 38) içinde listelenen bu düşman milletlerin, Rusya, İran, Libya, Almanya, Türkiye ve Etiyopya olduğunu söylüyor. Hagee, Tevrat’ta “Gog ve Magog” olarak anılan, hatta Yecüc ve Mecüc benzerleri gibi varsayılanların durumunu, bu savaşın nasıl gerçekleşeceğinin ayrıntılı olarak anlatıldığını, orada, İsrail’in ve bu ülkelerin ne yapacağının yazılmış olduğunu söylerken. Rusya ve İran hakkında bu ayetlerin haber verici olduğunu da ekliyor.

Şimdi eklemek gerekirse; aslında kafaları karıştıran Gog ve Magog, anlam olarak belirli bir ulusa atfedilmiyor. Dünyanın dört bir yanından saldıracak olan uluslardır. Gog ve Magog genel manada, saldırmak için birleşeceklerdir. Hezekiel’de de saldırıyı gerçekleştirenler, Magog’lu Gog’un orduları olacak. Bunlar, tek bir ulustan olan değil, Armageddon’da saldırıya çalışan uluslardır. Hezekiel kitabındaki ifadelerde Magog ülkesinden Gog denilse de, toplanan kalabalıkların çoklu milletlerden olacakları da belirtilmiş olur. Ayrıca Magog kuzeyli barbarlarla ilişkilendirilir.

AY IŞIĞI SUYU- HALK İNANÇLARI

Türk halklarının inanışları, önceleri Gök Tengri’nin Güneş’in yıldızların, gezegenlerin ve Ay’ın iyi güçlere ait olmasına onay verirdi. Ancak, Ay tutulmaları gerçekleşirken , onu tutuklayan şer güçlerin ve varlıkların başında ayın şavkına mani olan kötü bir cin, bir Kara İye; ‘’Yelmauz’’ gelirdi.

Bu nedenle çeşitli gürültüler çıkarmak, göğe oklar , mızraklar fırlatmak gerekirdi, şifa verici bir Şaman, bir Kam, tinsel anlamda göğe çıkarken Ay ile ilgili kehanetlerde bulunurdu.

Çünkü Ay , daima, yeni ay veya dolunay evrelerinde kült odağı olmuştur. Eğer yılın ilk dolunayı KIZIL BİR HALE ile çevrelenirse, ve Ay tutulması olursa o yıl fazla kan döküleceğine, Hilal’in uçlarını aşağıya doğru imiş gibi kıvıran bir sis varsa havaların çok sert geçeceğine, çok fazla Ay tutulması olmuşsa, kıtlık ve felaketler yaşanacağına inanılır.

Ay ışığında bekletilmiş sularının bereketine duyulan güven tamdır. Paganlarda da durum farklı değildir ve uydumuz daima kutsal görülmüş bir ışık yaymaktadır.

Gün parlamadan önce, dolunay zamanı eğer rahatsızlığı veya türlü sıkıntıları bulunan kişi, bir kaynaktan su alarak Ay ışığında bekletse, bu suyun şifasını görebileceği inancı yaygındır. Ay altında tutulması gereken suların öyküsü ve uygulama alanları eski Orta ve Kuzey Avrupa halklarının inançlarına paraleldir.

Ay tutulması esnasında 4 ayrı Melek adı söylenir ve bakır bir tasta bekletilecek su hazırlanır, bu su celp etmek amacı ile aya sürekli bakılarak ve özel dualar okunarak da hazırlanmaktadır. Ayrıca Kamer-i Nuraniye adı verilen isimlerin dize halinde okunması, Ortadoğu ve Arap halklarında görülen, eski büyüsel işlemlere dahildir.

Eğer dolunay varsa sefere çıkmak adettendir, hastalıkların kimi zaman yeni doğan Ay’a kimi zaman dolunaya bakarak ve çeşitli ritüellerle, bazı maniler ve dualar eşliğinde uzaklaştırılacağı öngörülmekteydi. Tüm Ay- Güneş tutulmaları mistik ve ruhani içeriğe sahip bulunarak, bağışlanma ile, korunma dilenilmektedir.

YELMAUZ, RAHU, KETU

Yelmauz, Ay’ı basandır, Altay Tatarları Yalmavız, Sibirya Tatarları ise Yılmagus adı ile, Kazaklar Jalmauz – Celmavuz olarak adlandırırlar. Bu bet Yelmauz; karadır, karanlıktır. Onun kötü etkisinden korunmak için Ay tutulmalarında dua okunur, hayır dilenir.

Celmavuz ejderha veya yılana benzer bir hal alır, ağzı açılır, Ay’ı yutmak ister, onun, yusyuvarlak dolunaya doğru iştahla uzanan, kocaman bir ejder, bir kara güç odağı olduğu söylenir. Ay’a bekçilik eden kurtlar uyuduğu zaman Celmavuz ayı yemek için gelir, ancak bu şer ruh dahi, nedense gürültüden oldukça korkup rahatsız olmaktadır, kaçırmak için yapılan onca gürültü işe yarar, kurtlar uyanır ve Ay sonunda basılmaktan kurtulur.

1978 yılında keşfedilen ve bu varlığı betimleyen mağara resmi ise ilginçtir. Kafkasya/ Teşikle Dağ Boğazı Kaya Mezarı Kitabeleri’nin yedi ayrı mağarasından ilkinin duvarına kazılı olan resim; Ay, yıldızlar ve aslan kafalı yılan gövdeli uçan bir ejderhayı gösterir.

Bu figürün Ay basan veya Ay yutan ejderha Yelmauz’u tanımladığı belirtilmektedir. Mağaralar tamga, runik yazı, piktograflarla bezelidir, tarihi ise MS. II. yy.’a dayandırılmaktadır.Yelmauz, Karaçay-Balkar mitolojisindeki canavarlar arasında Jelmauz ismi ile yer almıştır. Bir kahramanın kanatlı köpekleri demir dişli Jelmauz’a saldırmış, başı ise ona dişlerini geçiren bu köpeklerle Ay’a uçmuştu, tabi burada köpekler, Ay’ı ondan koruyorlardı, ama bazen uyuyup kalıyorlar ve böylece de Ay tutulması başlıyordu. Çünkü Jelmauz harekete geçiyor ve Ay’ı yutmaya çalışıyordu. (Ay Basan)

Bunun içindir ki, bilenlerin yaydığı olay yüzünden, Dünya’nın her yerindeki insanlar köpekleri uyandırmak için, davul, teneke çalmaya, ateş açmaya, bağırıp zıplamaya başlarlar. Böylece köpekler uyanır ve Ay’ı Jelmauz’un başının yemesinden kurtarırlar.

Cherokee’ler ; efsanevi bir Puma, İnka’lar bir Yılan, Çinli’ler bir Ejderha,Kuzey Avrupa halkları ve Norveçli’ler bir Kurt, Hintli’ler Rahu adlı bir şeytanın Ay’ saldırdığını düşünürlerdi,

  1. Yy.’da Çin donanmasının tutulma esnasında ejderhayı kaçırmak üzere ananevi olarak süren top atışları yaptığı bilinmektedir.

Hint inançlarında bir yılan olan Rahu, Güneş’i veya Ay’ı yutmaya çalışarak tutulmalara yol açar. Tıpkı Karaçay-Balkar mitindeki bedensiz ejder kafası ile betimlenen Rahu’nun, ağzı açık bir şekilde, tam 8 kara tay ile yürütülen harp aracını sürdüğüne olan inancın paralelinde, Tibet’in Rahu’su, dokuz başlı bir yılandır.

Rahu, Hint Astrolojisinde yılanın başı, Ketu ise kuyruğudur.

Bunlar aslında karmik noktaların ifadesi olmakla birlikte, Güneş ve Ay eksenlerinin göklerdeki kesişim noktalarıdır.

Kuzey uç Rahu, Güney uç Ketu olur, Batı astrolojisi onları; “Kuzey Ay Düğümü” ve “Güney Ay Düğümü” diye adlandırmıştır.

Bu hayali kesişme noktaları, Hint astroloji sisteminde gezegen etkisi taşımaktadır ve Rahu bu denli önemlidir. Daima, yolculuk, kader, hırs, ani değişim, kararsızlık, rahatsızlık teknoloji, iletişimle ilgilidir. İddialı, macera sever, kurnaz, risk alan, duyarsız, çılgın, katı tutumlu, değişken ve maddecidir.

Chandra yani, Ay’ın duyguları ve zihni temsil eden enerjileri , tutulma anında, mutlaka bilinçaltımızda, zihnimizin ardında gizlenenlerin çabucak gözden geçirilmesini sağlayacak, ayrıca, algılarımızın açılmasını kolaylaştıracaktır, bu nedenle, önemli zaman dilimlerinden biri halinde değerlendirilebilir.

Efendim söyleyebilecek olduklarım bu kadar . 27 Temmuz sonrasını yaşayıp göreceğiz. İyi bir zaman dilimine girmiyoruz. İyilik diliyorum .

Tekraren söylemek gerekirse ..

ATAM TV YOUTUBE kanalına abone olunuz . Videoları sayfalarınızda ve sosyal medya gruplarınızda paylaşınız.

Hüseyin Hakkı Kahveci'nin Kitapları

  • RABITA UĞUR MUMCU’DAN SONRA
  • ATATÜRK’ÜN YASAKLANAN KİTABI
  • YAHUDA – ATATÜRK VE CUMHURİYETE KUŞATMA

KİTAPLARIMI okuyunuz ve okutunuz.

Sevgiyle kalın.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

Hüseyin Hakkı KAHVECİ
Hüseyin Hakkı Kahvecihhakkikahveci@parlamentohaber.com
Hüseyin Hakkı Kahveci Gazeteci, Yazar, Stratejist, Siyaset ve Terör Uzmanı olarak Free Lance yani bağımsız gazetecilik alanında faaliyet göstermektedir. 19 Kasım 1972 tarihinde İstanbul'da dünyaya gelmiştir. İlk – Orta ve Lise eğitimini Ankara'da tamamlamış olup 1991 yılında Devlet Bursu ile yurt dışında burslu Tıp eğitimi almıştır. Sonrasında CSU – USA'de İşletme üzerine Üniversite eğitimi sonrasında MD; Master düzeyinde Uluslararası İlişkiler ve Management eğitimi almıştır.

PH ANDROİD UYGULAMASI

PARLAMENTO HABER Android Uygulaması

En güncel haberlere PARLAMENTO HABER ile ulaşın

Canlı bildirim özelliği ile son dakika haberlerini kaçırmayın!

Get it on Google Play