Öğrenmeye hakkınız var.
Öğrenmeye hakkımız var.
O gece ne olduğunu tane tane anlatacağım.
Gerçekleri, hem de tüm çıplaklığıyla.
Degerli okuyucu, 24 Haziran akşamı kazanmanın sevincini boşverin, kaybetmenin üzüntüsünü dahi ağız tadıyla yasayamadık.
O gün bugündür, şizofren bir rüzgar hepimizin üzerinde esip duruyor.
Şizofren lafı bana ait değil değerli okurlarımız. Malumunuz umudumuz Muharrem beye ait.
Sanırım kullanacak başka bir kelime bulamadı Muharrem öğretmen. Bizlerin de o geceden buyana şizofrenik düşünceler içerisinde olmamızda da, şahsının hiç payı yok gibi.
Ki, bizler sandık sayımlarında, seçim kurulu önlerinde, evlerinde televizyon başında anlık açılan sandık ve değişen sonuçlar ile hop oturup hop kalkan endişeli ve bir o kadar da umutla bir bekleyen Cumhuriyet taraftarları olarak biliyorduk kendimizi.
Ama öyle değilmişiz.
Ama bekleyişimizin, mücadelemizin ve şüpheye düşmemizin adı şizofreni halleriymiş.
Öyle mi ?
Öyle ise soralım.
İnce ve diğerlerine.
Soru gayet basit.
O gece ne oldu?
Sokak tabiri ile o gece neden sırra Kadem bastınız?
O gece ortadan neden ve nasıl buhar olup uçtunuz?
O gece neden ve nereye tüydünüz?
Olmayan demokrasimizde, demokrasiyi yeniden tesis etmek ve geleceğimiz adına verdiğimiz mücadele ve çıktığımız yolda kaybetmek de vardır elbet.
Yenilginin nedenlerini sorgulamıyoruz şimdilik. Bir yarıştır, kazanır ya da kaybedersiniz. Bir mücadeledir yener ya da yenilirsiniz.
Tabi bu mücadele, bu yarışın saha ve zeminin adil olduğu şartlarda kabul edilebilir bir durumdur.
Her şey bir sis perdesinin içinden gelipte geçen bir “oldu bitti” masalı mı olacaktır?
Gerçekleri aramak, gerçeklerin peşine düşmek, sormak ve sorgulamak, şüphe etmek bilim egemen aklın yolu ve yöntemi ise, her şey gri olmak zorunda mıdır bu ülkede?
Neyse…
Yazımın başlığı ve girizgahında, öğrenmeye hakkınız var, öğrenmeye hakkımız var, gerçekleri, tüm çıplaklığıyla, o gece ne olduğunu, neler yaşandığını tane tane anlatacağım diye söze başlamıştım, şimdi yazımın bam telindeyim değerli okuyucu.
Komşu komşu hu /
Liderlerin geldi mi /
Geldi /
Ne getirdiler/
2. tura geçtiğimizi/
Kime kime /
Sana bana /
Başka kime /
Ortaya, orta yere /
Liderler nerde /
Sırra kadem bastı/
Kadem nerde /
2. tur kesti /
2. tur nerde /
AA İçti /
AA nerede /
Saraya kaçtı /
Saray nerde /
Pompalı, tabancalı, av tüfekli sokağa çıktı, türbanlı bacılar boş meydanlarda ileri demokrasiyi kutladı.
Şimdi diyeceksiniz ki, e hani gerçekler?
Şizofren misiniz?
Ne olduysa oldu, olanı biteni de buydu.
Ben bir şizofrenim, unuttunuz mu?
Atatürk ile kalın.
Selam ile…
Cem Ayaz
Parlamento Haber/Korku yok!