SON DAKİKA

Mehmetçik Atatürk’ün emrindedir

Vatansever subaylar yetistireceğiz diyorlar.
Mazisi insanlık tarihi kadar eski olan bu yüce ordu, bu yüce millet, Türk Milletine fast food menüsü mü hazırlıyorsunuz birader.

Bu haber 15 Aralık 2017 - 21:26 'de eklendi. 2.075

Vatansever subaylar yetistireceğiz diyorlar.
Mazisi insanlık tarihi kadar eski olan bu yüce ordu, bu yüce millet, Türk Milletine fast food menüsü mü hazırlıyorsunuz birader…

 

Akdenizin doğusundayız, Kıbrıs’a yakın.
Sabah 4-8 vardiyası.
Bir tatbikat.
Henüz 25’li yaşlardayım.
TCG Peyk gemisi.

Hani 1974’te Kıbrıs Barış Harekatı’nda CONİ’nin ambargo koyması nedeniyle tersane tarafından apar topar tamamlanıp da göreve hazırlanan iki savaş gemimizden biri.
TCG Berk ve TCG Peyk.

Temmuz ayı, 1997 senesi gibi.
Saat sabaha karşı 4- 6 suları.
Şafak vakti neredeyse.
Benim görevim seyir astsubaylıgı.
Görev kapsamında komutanın onayladığı geminin gidecegi rotalarda vardiya amiri ve vardiya subaylarını bilgilendirmek ve aynı zamanda seyir tehlikeleri hakkında ikazlarda bulunmak.
Jurnal kayıtları vs.

Yorgunuz.
Şafak vakti olmasına rağmen nemli ve bunaltıcı bir hava.
Gözümüz barometre ve termometrede. Bazı arkadaşlar kamaralarda klima olmadığı için açık köprüüstünde uyumaya çalışıyor.

En yakın liman tarihi 15 gün sonra, Antalya.
Su ölmeyecek kadar.
Banyo, duş çok kısıtlı, hemen hemen yok dersem yalan olmaz hani.
Kahvaltıyı hatırlıyorum.
Yıllar geçse de o tabaktakileri hiç unutmadım.
5-6 zeytin, tatlı petibör bisküvi.
Yemeklerin nefaseti çok kötü değil.
Karnımız doyuyor çok şükür.
Türk Milletinin alınteridir tabağımızdaki nimet, nankörlük etmeyiz asla.
Tanrımıza hamd olsun, milletimiz var olsun.

Köprüüstünde bir uydu telefonu var. Yakınlarımızla arada sırada oradan konuşabiliyoruz.
Hep aynı cümleler.
Özledim ya da az kaldı yakında dönüyoruz.
Kurulmuş bir saat gibi işliyor gemide her şey.
Yattın belli, kalktın belli.
Bir görev dağılımı.
Ortak bir mücadele.

Ha sıkılmıyor muyuz?
Ha özlemiyor muyuz?
Sıkılıyoruz bazen ve elbette özlüyoruz, insanız.
İlk limanda telefon kulubelerine koşuyoruz.
Derler ya her limanda bir sevgili.
Sevdiklerini sadece deniz ve gemisi ile paylaşabilir biz denizciler.
Sadece yüregindekini ve üniformasını severler.
O filmlerin uydurmasıdır ki, bu paylaşmanın sıkıntısını en fazla evinde bahriyelisini bekleyen eş ve çocukları çeker.

Hangi liman ve hangi sevgili ki?
Rotasyon denilen uzun dış liman görevlerinde maaşından az bir kısmı cebindedir denizcilerin. Gerisi evdekilerin elbet.
Marmaris’te bir akşam yemeği arada bir mümkün ama, yine de gemi sofrasında karnını doyurup dışarı çıkmak tercih ile zorunluluk arasındaki haller.
Olsun.
Görev vatan içindir derler.

Bir tabir vardır bizim meslekte.
Anan ölür gömemezsin, çocuğun doğar göremezsin derler.
Gerçektir ve şahit olduğumuz, bizzat yaşadığınız haller.
İnsan yanlarımız sıkılsa bunalsa da, asker yanlarımız vatan sağ olsun der geçer.

Astımız var üstümüz var.
Bazen tatsız bazen de keyifli saatler.
Ama kimsenin kimseden saklayıp gizlemediği ve herkesin vatan ve millet hususunda birbirine güvendiği çeliklesmiş yürekler.
Biliyoruz ki, o’cu bu’cu degiliz.
Biliyoruz ki, Atatürk, Cumhuriyet, vatan, bayrak ve millet hizmetindeyiz, ettiğimiz yeminimizden.

Biz yine o geceye ve o saate dönelim.
Kahve, çay iyi geliyor gece vardiyasında.
Bir de büfeci erin gülümseyen ifadesi.
Yanına bisküvi de koymuşsa on numara beş yıldız.

Vardiyadayız.
Vardiya amiri Kurmay Binbaşi Bahri Ergen.
Geminin 2. komutanı.
Anası yani.
Tüm idari faaliyetlerden sorumlu.
Gemiyi çekip çeviriyor.
Komutan ise baba.
Biraz uzaktan seviyor dersek sitem olmasın, zira biz de baba kültürü sanırım.

“Cem astsubayım bir kahve söyle de içelim” diyor Bahri Binbaşı.
Severiz sohbetini.

Kahveler geliyor.
Kırlangıça geçiyoruz.
Deniz lacivert ile siyah arası, gün ağırdı ağıracak, rüzgar hafiften hafiften esiyor.
Komutan söz söylemeden lafa girmek olmaz, bekliyorum.

“Biliyor musun” diyor.
Adımı da Bahri koymuşlar ama bu Bahriyeye tek sitemin var”
Hem yüzüne bakıyor, hem de dikkat kesiliyorum.

“Bu meslekte en çok da çocuklarım ve eşimden ayrı kalmak zor geliyor bana. Yıllar geçse de hala alışamadım. Tek sitemin var o da budur.”

“Aynı hallerdeyiz İkinci komutanım” diyorum.
“Sen daha dur gençsin” diye gülümsüyor.
Saçlarındaki düşmüş kıra bakınca ne demek istediğini anlıyorum.
Kahvemiz bitiyor, herkes görev yerine dönüyor.
Rotamız şu olacak, rotamız bu olacak, dönüş yeri, dönüş anı saatler öyle gelip geçiyor.
Zaman ilerliyor.
Birlik ve beraberlik ve sonsuz güven içinde.

Kimse kimseden şüpheye düşmeden, kimse kimseden şüphelenmeden silah arkadaşlığından öte, bir vatan ve kader kardeşliğinde.
O an o geminin içinde bulunan erinden komutanına herkes bu kardeşliğin içinde.
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin en ufak biriminde, dağında, denizinde ve göklerinde olduğu gibi.

O günlerden bugünlere bazı hususlar değişmiş gibi gözükse de, Ergenekon’u, Balyoz’u, o davaların savcısı, eli tespihli Pensilvanyalı paralel tezgahçısı ve 15 Temmuz’ların eli kanlılarına rağmen Türk subayının, astsubay ve eratının kardeşliği, birliği ve beraberliği konusu sarsılmaz bir tarihsel gerçektir.

Vatan savunması ve Cumhuriyet degerlerine bağlı vatan ve millet sevgisi, Bahri Binbaşının o gece dediği gibi tüm hayatlarımızın önüne geçse de her konudan önceliklidir.

Şimdilerde duyuyoruz.
Vatansever subaylar yetistireceğiz diyorlar.
Mazisi insanlık tarihi kadar eski olan bu yüce ordu, bu yüce millet, Türk Milletine fast food menüsü mü hazırlıyorsunuz birader.

Türk’ün ordusu, Türk milleti yaralarını sarar ve tarihsel yürüyüşüne devam eder.
Mehmetçik, Gazi Mustafa Kemal’in izindedir, her ŞERRE rağmen.

Ezelden ebede, daima vatanperver!

Atatürk ile kalın.
Selam ile…

Cem Ayaz

Not: Bahri Binbaşımızı geçen senelerde erken yaşta kaybettik.
Duydugumda çok üzüldüm.
Onun nezdinde tüm kayıplarımıza Tanrı’dan rahmet dilerim.

 

Parlamentohaber.com | Korku yok!

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

Cem Ayaz
Cem Ayaz Yazar, Emekli Deniz Astsubayı. 1969 İzmir doğumludur. İlk ve orta öğrenimini İzmir’de, yükseköğrenimini de 1989 yılında deniz astsubay meslek yüksekokulunda(o zamanki adı Astsubay Sınıf Okulu ) ve daha sonra da Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Programı’na devam ederek tamamlamıştır. Deniz kuvvetleri komutanlığında, yurtiçi ve yurtdışında 28 yıl seyrüsefer branşında çeşitli kadrolarda, personel, amir, birlik komutanı olarak görev yapmış ve 2012 yılında istekle emekliye ayrılmıştır. Yaklaşık 20 yıldır edebiyat ile iç içe bir yaşam sürmekte, çeşitli internet sitelerinde yüz elliye yakın şiir, makale çalışmaları yayınlanmakta olup edebiyat dünyasının önemli isimleri tarafından da şiir ve deneme türünde deniz ve denizcilik konularında birincilik ödüllerine layık görülmüştür. Çalışma hayatına katılım aşamasında, üretime ve eğitime verdiği önemle, Arel Üniversitesi, Mektebim eğitim kurumları gibi eğitim kurumlarında idari işler müdürü olarak görev yapmıştır. Şubat 2018’de Ulak Yayınlarından ‘’Vatan Kaderine Terk Edilemez’’ adlı ilk kitabı yayınlanmıştır. parlamentohaber.com’da haber müdürlüğü görevinde bulunmuştur.

"Ne Mutlu Türküm Diyene" Spotify ve iTunes da Yayında!

"NE MUTLU TÜRKÜM DİYORUZ"

PH ANDROİD UYGULAMASI

PARLAMENTO HABER Android Uygulaması

En güncel haberlere PARLAMENTO HABER ile ulaşın

Canlı bildirim özelliği ile son dakika haberlerini kaçırmayın!

Google Play'den alın