SON DAKİKA

Türkiye’de 2017: Referandumdan KHK’lara gündeme damga vuran gelişmeler

Türkiye 2017 yılına anayasa değişikliği referandumu tartışmalarıyla girerken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın AK Parti Genel Başkanlığı görevini üstlenmesiyle birlikte ‘partili cumhurbaşkanlığı’ dönemi de başlamış oldu.

Bu haber 01 Ocak 2018 - 13:04 'de eklendi. 83

Türkiye 2017 yılına anayasa değişikliği referandumu tartışmalarıyla girerken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın AK Parti Genel Başkanlığı görevini üstlenmesiyle birlikte ‘partili cumhurbaşkanlığı’ dönemi de başlamış oldu. Referandum sonrası mühürsüz oy pusulalarının kabulüne yönelik itirazlar uzun süre gündemi meşgul etti. Gazetecilerin tutuklanması, ‘Adalet Yürüyüşü’, eğitim müfredatında yapılan değişiklikler, ABD ile yaşanan vize krizi başta olmak üzere dış siyasette yaşanan gerginlikler ve OHAL kapsamında çıkarılan KHK’lar, yılın tartışmalı konu başlıkları arasında yer aldı.

2017’de Türkiye’de öne çıkan başlıklar özetle şöyle:

TÜRKİYE YENİ YILA REİNA KATLİAMIYLA GİRDİ: 39 ÖLÜ

İstanbul’un ünlü eğlence mekanlarından Ortaköy’deki Reina, yılbaşı gecesi silahlı saldırıya uğradı. 39 kişinin yaşamını yitirdiği, 79 kişinin yaralandığı saldırıyı IŞİD üstlendi. Saldırıdan sonra çıkan kargaşadan yararlanarak kaçan saldırgan Abdülgadir Masharipov, 17 Ocak’ta Esenyurt’ta saklandığı evde yakalandı.

​Hakkında 40 kez ağırlaştırılmış müebbet ve bin 540 yıldan 2 bin 370 yıla kadar hapis cezası istenen Masharipov ve eşinin de aralarında olduğu 51’i tutuklu 57 sanığın yargılandığı dava aralık ayında Silivri’de başladı. Beş günlük duruşmaların sonunda 7 kişi tahliye edildi. 44 sanığın tutukluluk hallerinin devamına karar veren mahkeme heyeti, duruşmaları 26-30 Mart 2018 tarihlerine erteledi.

EVRİM TEORİSİ MEB MÜFREDATINDAN ÇIKARILDI, ‘CİHAT’ EKLENDİ

Milli Eğitim Bakanlığı’nın 14 Ocak’ta açıkladığı 2017-2018 müfredatından, lise son sınıf biyoloji ders programında yer alan ‘Hayatın Başlangıcı ve Evrim’ ünitesi çıkarıldı. Ünitede, Charles Darwin’in Evrim teorisi, “Evrimleşmenin bir sonucu olarak türlerin değişimini ve yeni türlerin oluşumunu, evrime etki eden faktörleri ve mekanizmaları ile açıklayan teori” olarak anlatılıyordu. MEB, yeni müfredatın nihai şeklini ise temmuz ayında açıkladı. Bakanlığın müfredata 7. sınıftan itibaren cihat kavramını dahil etmesi, Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyet’in kurucu değerlerine daha az yer ayırması, bilim, felsefe ve sanat derslerinin sürelerini azaltması tartışmalı konular oldu. Bakanlık, öğrencilerin evrim teorisini anlayabilecek felsefi alt yapıya sahip olmadığı gerekçesiyle dersi kaldırdığını açıkladı. Cihat kavramının ise fetih değil, ülke ve millet sevgisi kapsamında işleneceği belirtildi. “Atatürk ile ilgili öğrenilmesi gerekirken çıkarılan hiçbir konu yoktur” denilirken, yeni müfredatta 15 Temmuz darbe girişimine de özel bir yer ayrıldı.

DEMİRTAŞ’A 142, YÜKSEKDAĞ’A 83 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ

HDP’nin tutuklu eş genel başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’a yönelik soruşturmayla ilgili 17 Ocak’ta hazırlanan iddianame 31 Ocak’ta kabul edildi. Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede, Demirtaş’ın 142, Yüksekdağ’ın ise 83 yıla kadar hapsi istendi. Demirtaş, ‘terör örgütü yöneticiliği ve propagandası yapmak’, ‘toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet’, ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’, ‘halkı kanunlara uymamaya tahrik’, ‘suçu ve suçluyu övmek’le; Yüksekdağ ise ‘toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet’, ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ ve ‘suç işlemeye tahrik’le suçlanıyor. Yüksekdağ’ın vekilliği, hakkındaki kesinleşmiş hapis cezası gerekçe gösterilerek şubat ayında düşürüldü.

DİE WELT MUHABİRİ DENİZ YÜCEL TUTUKLANDI

14 Şubat’ta gözaltına alınan Alman Die Welt gazetesinin Türkiye muhabiri Deniz Yücel, 27 Şubat’ta ‘terör propagandası yapmak ve halkı kin ve düşmanlığı tahrik etmek’ suçlamasıyla tutuklandı. Almanya Başbakanı Angela Merkel, Yücel’in “mesleğini yapmak dışında bir şey yapmadığını” söyledi.  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise Yücel için “PKK adına faaliyetlerde bulunan Alman ajanı” ifadesini kullandı. Erdoğan, “Şansölye (Almanya Başbakanı Angela Merkel) bizim burada çifte vatandaş olan bir gazetecimiz var (Die Welt muhabiri Deniz Yücel) bunu bırakmanızı istiyorum diyor. Size 4 bin 500 PKK’lı teröristin dosyasını verdim, verdiniz mi? Onunla ilgili kararı yargı verir, bizde yargı bağımsızdır” dedi.

REFERANDUM ÖNCESİ ALMANYA VE HOLLANDA’YLA DİPLOMATİK KRİZ

Berlin ile Ankara arasında Die Welt gazetesi muhabiri Deniz Yücel’in tutuklanmasıyla başlayan gerginlik, Almanya’nın Türkiye’nin Berlin Büyükelçisi’ni Dışişleri Bakanlığı’na çağırmasıyla alevlendi. İki ülke arasındaki diplomatik kriz, Alman belediyelerin 16 Nisan referandumu öncesi Türkiyeli siyasilerin toplantılarının iptal edilmesiyle daha da büyüdü.

Almanya’da 2 Mart’ta Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın, ertesi gün de Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin katılacağı toplantılar iptal edildi. Alman hükümeti, iptal yetkisinin yerel idarelerde olduğunu savundu ancak Türkiye’nin tepkisi sert oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, etkinliklerin iptal edilmesini ‘Nazi uygulamasına’ benzetti.

BAKAN KAYA ‘İSTENMEYEN KİŞİ’ İLAN EDİLDİ

Almanya’da Türk bakanların katılacağı toplantıların iptal edilmesinin ardından Hollanda 11 Mart’ta Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun uçağının uçuş iznini iptal etti. Ziyaret krizi, ertesi gün Almanya’dan Hollanda’ya kara yoluyla geçmeye çalışan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın sınır dışı edilmesiyle tırmandı. ‘İstenmeyen kişi’ ilan edilen Bakan Kaya, Hollanda polisine ait bir araçla Almanya’ya gönderildi. Tepki çeken uygulamanın ardından Türkiye, Hollanda’ya iki nota verdi. Notalardan biri, Bakan Kaya’ya yönelik tutum, diğeri de Rotterdam Başkonsolosluğu önündeki eylemcilere polisin köpekli ve atlı müdahalesiyle ilgiliydi.

9 açıklamayla Türkiye-Hollanda krizi https://t.co/X9WWFRv3xP pic.twitter.com/LTWb3DCoYq

— Sputnik Türkiye (@sputnik_TR) March 14, 2017

ERDOĞAN: BUNLAR NAZİ KALINTISI, BUNLAR FAŞİST

Hollanda’yı sert bir dille eleştiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bunlar bu kadar ürkek, bu kadar korkak. Bunlar Nazi kalıntısı, bunlar faşist. Bundan sonra senin uçakların bakalım Türkiye’ye nasıl gelecek?” dedi. Hollanda Başbakanı Mark Rutte ise, “Hollanda Türk bakanların girişine izin vermediği için özür dileyeceğine, Türkiye’nin cumhurbaşkanı Hollanda’yı faşistlerle ve Nazilerle kıyasladığı için özür dilemeli” açıklamasında bulundu. Siyasilerin karşılıklı sert söylemleri ve yaptırım uygulanacağına dair açıklamalar krizi daha da derinleştirdi. 29 Aralık’ta Hollanda Savcılığı’ndan yapılan açıklamada, Bakan Kaya’nın engellenmesini protesto eden 6 kişi hakkında şiddete başvurdukları gerekçesiyle dava açıldığı belirtildi.

‘ADİL ÖKSÜZ, ABD KONSOLOSLUĞU’NDAN ARANDI’

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 15 Temmuz darbe girişiminin kilit isimlerinden firari Adil Öksüz’ün 21 Temmuz 2016’da ABD’nin İstanbul Başkonsolosluğu’na kayıtlı telefondan arandığını doğruladı. Konuyla ilgili 29 Mart’ta açıklama yapan ABD Büyükelçiliği, Öksüz’ün vize iptali bilgisinin iletilmesi için arandığını belirtti. Büyükelçiliğin açıklamasına tepki gösteren Başbakan Binali Yıldırım, “Öksüz’ün ABD’nin İstanbul Başkonsolosluğu’ndan aranmış olması, bunun ifadelere girmiş olması ve ifadelere girmesinden sonra ‘Biz vizesini iptal etmek için aradık. 15 Temmuz’un faillerinden biriydi, onun için biz de duyarlılık gösterdik, Türkiye Cumhuriyeti devletine karşı sorumlu davrandık, hemen vizesini iptal ettik’. Resmi açıklama bu. Yersen” ifadesini kullandı.

ODATV DAVASINDA 6 YIL SONRA TÜM SANIKLARA BERAAT

Odatv davası altıncı yılında karara bağlandı. Çağlayan Adliyesi’nde 12 Nisan’da görülen duruşmada gazeteciler Ahmet Şık, Nedim Şener, Soner Yalçın, Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu, Ayhan Bozkurt, Müyesser Yıldız, Doğan Yurdakul, Coşkun Musluk, Sait Çakır, Yalçın Küçük, İklim Bayraktar ve eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı’nın beraatına karar verildi. Altı yıl süren yargılamalar sırasında sanıklardan MİT çalışanı Kaşif Kozinoğlu henüz mahkemeye çıkmadan cezaevinde hayatını kaybetmişti. Davanın sanıklarından Ahmet Şık ise Cumhuriyet gazetesi davası kapsamında tutuklu.

TÜRKİYE ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNE ‘EVET’ DEDİ, MÜHÜRSÜZ PUSULA TARTIŞMASI YAŞANDI

Türkiye, 16 Nisan’da cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini öngören anayasa değişikliğini oylamak için sandık başına gitti. Seçmenlerin yüzde 51’i evet oyu verirken, yüzde 49’u hayır dedi. Yüksek Seçim Kurulu’nun oylar henüz sayılırken mühürsüz oy pusulalarının da sayıma dahil edileceğini duyurması referandumu tartışmalı hale getirdi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, YSK’nın mühürsüz pusulalara izin vermesinin ‘seçime gölge düşürdüğünü’ söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise ‘tarihi bir yönetim değişikliği’ yaşandığını belirtti. “Boşuna uğraşmayın, atı alan Üsküdar’ı geçti” diyen Erdoğan, gerekirse idam konusunda da halk oylaması yapacaklarını söyledi.

‘Hayır’ destekçileri, tencere tava çalarak ve ‘Hükümet istifa’ sloganları atarak YSK’nın üzerinde mühür olmayan zarf ve oy pusulalarını geçerli saymasını protesto etti. ‘Evet’ destekçileri ise Türkiye’nin pek çok ilinde sonuçları kutladı. YSK; CHP, HDP ve Vatan Partisi’nin halk oylamasının iptaline ilişkin taleplerini 1’e karşı 10 üyenin oy çokluğuyla reddetti. CHP’nin Danıştay ve AİHM’e yaptığı usulsüzlük itirazları da kabul edilmedi.

TÜRKİYE YENİDEN AKPM DENETİMİNDE

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM), Türkiye’nin denetim sürecine alınmasını talep eden karar tasarısını kabul etti. Strasbourg’da 25 Nisan’da yapılan oylamada denetim kararı için 113 üye kabul, 45 üye ret oyu verirken, 12 üye çekimser kaldı. Karara gerekçe olarak, Türkiye’nin Avrupa Konseyi üyeliği kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmemesi gösterildi. Kararla birlikte Türkiye, 1996’da girdiği ve 2004’te çıktığı siyasi denetim sürecine yeniden alındı. Ayrıca Türkiye, denetim sürecinden çıkarılıp bu sürece yeniden dahil edilen ilk Avrupa ülkesi oldu.

The @CoE Assembly has just voted to re-open the monitoring procedure against #Turkey, closed in 2004: 113 for, 45 against, 12 abstaining. pic.twitter.com/TWc0FD4Z0J

— PACE (@PACE_News) April 25, 2017

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kararı ‘siyasi bir karar’ olarak yorumladı ve tanımayacaklarını söyledi. Erdoğan, “İstedikleri kadar böyle bir kararı almış olsunlar. Çok da büyütmüyoruz. Bu karar alınmıştır ve geçmiştir” dedi.

WİKİPEDİA’YA ERİŞİM ENGELLENDİ

Dünyanın en büyük internet ansiklopedisi Wikipedia’ya erişim 29 Nisan’da mahkeme kararıyla engellendi. Kararın gerekçesinin, “Wikipedia’nın Türkiye’ye uluslararası arenada karalama kampanyası yapan çevrelerin bir parçası olarak hareket eden bilgi kaynağı, yapılan global operasyonlara imkan sağlayan bir platform haline gelmesi” olduğu ileri sürüldü.

Access to information is a fundamental human right. Turkish people, I will always stand with you and fight for this right. #turkey https://t.co/5ZAsc9coVX

— Jimmy Wales (@jimmy_wales) April 29, 2017

Twitter’dan açıklama yapan Wikipedia kurucusu Jimmy Wales, Türk halkına “Her zaman yanınızda olacağım” mesajı verdi. Wales, “Bilgiye erişim, temel bir insan hakkıdır. Türk halkı, siz bu hak için savaşırken ben de her zaman yanınızda olacağım” dedi.

BOOKİNG.COM’UN TÜRKİYE’DEKİ FAALİYETLERİ DURDURULDU

İstanbul 5’inci Asliye Ticaret Mahkemesi, 29 Nisan’da Booking.com adlı otel ve konaklama tesisleri rezervasyon portalının Türkiye’deki bütün faaliyetlerinin durdurulmasına karar verdi. Hollanda merkezli Booking.com BV şirketine yönelik söz konusu dava, Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) tarafından 2015 yılında açılmıştı. Mahkemenin kararına gerekçe olarak ‘haksız rekabet’ gösterildi. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, 14 Aralık’ta görülen davada TÜRSAB’ın bir hafta içinde 500.000 TL’lik teminat mektubu getirmesini istedi. Söz konusu sürede teminat mektubu getirilmemesi halinde, Booking.com için verilen tedbir kararının kalkabileceği belirtildi. Davanın bir sonraki duruşması 7 Mart 2018’e ertelendi.

ERDOĞAN: PARTİME, YUVAMA, SEVDAMA, AŞKIMA YENİDEN DÖNÜYORUM

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2014 yılında cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından üyeliğinden ayrıldığı, kurucusu olduğu AK Parti’ye geri döndü. Böylece Türkiye’de partili cumhurbaşkanlığı dönemi resmen başlamış oldu. 2 Mayıs’ta parti genel merkezinde düzenlenen üyelik töreninde konuşan Erdoğan, “Partime, yuvama, sevdama, aşkıma yeniden dönüyorum” dedi. Başbakan Binali Yıldırım, Erdoğan’ın dönüşünü “979 günlük hasret, vuslata dönüştü” ifadesiyle yorumladı.

GAZETECİ OĞUZ GÜVEN TUTUKLANDI

Cumhuriyet.com.tr’de yer alan “İlk FETÖ iddianamesini hazırlayan Başsavcı Mustafa Alper’i kamyon biçti” başlığı nedeniyle 12 Mayıs’ta gözaltına alınan sitenin Genel Yayın Yönetmeni Oğuz Güven, 15 Mayıs’ta tutuklandı. Bir aylık tutukluluğun ardından tahliye olan ve yargılanmasına tutuksuz devam edilen Güven, İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 21 Kasım’da görülen duruşmada, ‘FETÖ/PDY silahlı terör örgütü propagandası yapmak’ suçundan 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına, ‘PKK/KCK terör örgütünün yöntemlerini meşru gösteren ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik eden bildiri ve açıklamaları yayınlamak’ suçundan 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, ‘suçun tekrar işlenmeyeceği yönünde’ kanaat oluşturmadığından cezayı ertelemedi ve hükmün açıklanmasını geri bırakmadı.

ERDOĞAN İLE TRUMP’IN İLK YÜZ YÜZE GÖRÜŞMESİNDE KORUMA KRİZ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ABD Başkanı Donald Trump’la Washington’da yaptığı ilk yüz yüze görüşmeye Erdoğan’ın korumalarının karıştığı kavga damgasını vurdu. Türkiye’nin Washington Büyükelçiliği konutu önünde Erdoğan’ı protesto etmek için toplanan grupla, karşıt grup arasında kavga çıktı. Washington Emniyet Müdürlüğü, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın korumalarının Türk Büyükelçiliği önünde ‘barışçıl gösteri düzenleyen protestoculara saldırdıklarının’ tespit edildiğini açıkladı. 9 kişinin yaralandığı, 2 kişinin gözaltına alındığı kavgayla ilgili olarak 15’i Erdoğan’ın koruması, 19 kişi hakkında tutuklama kararı çıkarıldı. Söz konusu kavga ABD’nin tepkisine yol açarken, ABD Temsilciler Meclisi’nde Türkiye’yi kınayan tasarı kabul edildi. Ardından ABD Senatosu Tahsisat Komisyonu, Erdoğan’ın korumalarına silah satışının yasaklanmasını öngören tasarıyı eylül ayında onayladı. Erdoğan, korumalarına yönelik ABD’de açılan davayı ‘skandal’ olarak nitelendirdi.

21 YIL SONRA GELEN KARAR: SABANCI SUİKASTI SANIĞI AKKOL’A AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET

Sabancı Center’da 1996 yılında Özdemir Sabancı, Haluk Görgün ve Nilgün Hasefe’nin öldürülmesine ilişkin 17 Mayıs’ta İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, sanık İsmail Akkol müebbet hapis cezasına çarptırıldı. İş adamı Özdemir Sabancı ile Toyotasa Genel Müdürü Haluk Görgün ve sekreter Nilgün Hasefe, 9 Ocak 1996’da İstanbul Sabancı Center’da öldürülmüştü. DHKP-C’nin üstlendiği cinayetin Fehriye Erdal, İsmail Akkol ve Mustafa Duyar tarafından işlendiği tespit edilmişti. Duyar, 1999’da cezaevindeki bir isyan sırasında öldürülmüş, Erdal ile Akkol ise yurt dışına kaçmıştı. Yunanistan’da yargılanıp serbest bırakılan Akkol, geçen yıl Türkiye’ye yasa dışı yollardan girince yakalanarak tutuklanmıştı.

HDP’NİN YENİ EŞ GENEL BAŞKANI SERPİL KEMALBAY

HDP 3. Olağanüstü Kongresi, milletvekilliği ve parti üyeliği düşürülen Figen Yüksekdağ’ın yerine yeni eş genel başkanı belirlemek üzere Dünya Ticaret Merkezi’nde yapıldı. 20 Mayıs’taki kongrede Serpil Kemalbay partinin yeni eş genel başkanı seçildi. Daha önce eş genel başkan yardımcılığı görevini yürüten Kemalbay, 7 Haziran seçiminde HDP’nin İstanbul 1. bölge milletvekili adayıydı.

AK PARTİ’DE İKİNCİ ERDOĞAN DÖNEMİ BAŞLADI: ‘NEREDE KALMIŞTIK?’

AK Parti’nin 3. Olağanüstü Büyük Kongresi 21 Mayıs’ta Ankara Spor Salonu’nda yapıldı. Kongrede tek aday olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 1414 oyla 3 yıl sonra yeniden genel başkan seçildi. Erdoğan, “AK Parti; yolu da, kaderi de, ülkemizle, milletimizle bütünleşmiş bir partidir. O günü hatırlarsınız. 998 gün sonra aynı salonda nerede kalmıştık diye yine aynı salondayız” diye konuştu. Erdoğan, Türkiye’de artık hiçbir şeyin 15 Temmuz öncesi gibi olmayacağının bilinmesi gerektiğini söyledi.

AÇLIK GREVİNDEKİ NURİYE GÜLMEN’E TAHLİYE, SEMİH ÖZAKÇA’YA BERAAT

​OHAL kapsamında çıkartılan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edildikleri işlerine dönmek için 9 Mart’tan beri açlık grevi yapan akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça, 23 Mayıs’ta tutuklandı. 1 Aralık’ta Mahkeme heyeti, Gülmen’i terör örgütü üyeliği suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Gülmen tutuklu bulunduğu süre göz önünde bulundurularak adli kontrol şartı ve yurtdışı çıkış yasağı ile tahliye edildi. Özakça ise örgüte yardım, gösteri kanuna muhalefet suçlamaları dahil tüm suçlamalardan beraat etti, ev hapsini içeren adli kontrol tedbiri de kaldırıldı.

ARDA TURAN MİLLİ TAKIMI BIRAKTI: ‘KENDİMİ KUŞ GİBİ HİSSEDİYORUM’

Türkiye A Milli Takımı’nın dünya kupası elemelerinde 11 Haziran’da Kosova ile oynayacağı karşılaşma öncesi uçakta Milliyet yazarı Bilal Meşe’ye saldıran Arda Turan, kadrodan çıkarıldı. 6 Haziran’da takımın Slovenya’daki kampında basın toplantısı düzenleyen Arda, Milli Takım kariyerine son verdiğini açıkladı. Pişman olmadığı söyleyen Arda, gazeteci Meşe’yi imzasını saklayıp kendisi hakkında haber yapmakla suçladı. Turan, “Kendimi kuş gibi hissediyorum. Hayatım boyunca ne yaptıysam bedelini ödemeye hazırım. Yine ödeyeceğim ve gereğini yapıyorum. Milli Takım kariyerimi sonlandırıyorum. İnşallah insanlara iyi futbolculuğumu ve adamlığımı bırakırım. Ne yaptıklarını, ne ettiklerini çok iyi biliyorum ve her zaman tepkim aynı olacak” diye konuştu.

Ağustos ayında ise beklenmedik bir gelişme yaşandı. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Yıldırım Demirören’le görüşen Arda, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla milli takıma dönme kararı aldığını duyurdu. Arda, “Bu andan itibaren hocamız uygun gördüğü takdirde milli formayı tekrar sırtıma geçirmekten, her zamanki gibi onur duyacağımın bilinmesini isterim” dedi.

ALMAN ASKERLERİ İNCİRLİK’İ TERK ETMEYE BAŞLADI

Almanya, Ankara’yla yaşanan gerilimin ardından 7 Haziran’da Türkiye’deki İncirlik Üssü’nde bulunan Alman askerlerinin çekilmesini onayladı. Eylül sonu itibarıyla son Alman askerleri de İncirlik’ten çekildi. Türkiye’den ayrılan Alman askerleri, Ürdün’deki Muvaffak Salti Hava Üssü’ne taşındı. Türkiye’nin Alman milletvekillerinin İncirlik’te görev yapan Alman askerlerini ziyaret etmesine izin vermemesi üzerine Ankara ile Berlin arasında gerginlik yaşanmıştı.

CHP MİLLETVEKİLİ ENİS BERBEROĞLU TUTUKLANDI

MİT’e ait TIR’ların durdurulmasıyla ilgili görüntülere ilişkin davada, hakkında 25 yıl hapis cezası verilen CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu, 14 Haziran’da tutuklandı. ‘Silahlı terör örgütüne üye olmaksızın bilerek ve isteyerek yardım etme’ suçlaması ile açılan kamu davasında böylece ilk karar Berberoğlu hakkında verilmiş oldu. Berberoğlu’na, “Devletin gizli kalması gereken bilgilerini, siyasal ve askeri casusluk maksadıyla açıklamak” suçundan verilen müebbet hapis, “cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri” göz önüne alınarak 25 yıla indirildi.

‘ADALET YÜRÜYÜŞÜ’ BAŞLADI: ‘BIÇAK KEMİĞE DAYANDI, ARTIK YETER’

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasının ardından 15 Haziran’da “Bıçak kemiğe dayandı artık yeter. Adaletin olmadığı ülkede barış olmaz” diyerek Ankara Güvenpark’tan İstanbul’a ‘Adalet Yürüyüşü’ başlattı. 25 gün süren ‘Adalet Yürüyüşü’ 9 Temmuz’da İstanbul Maltepe’de düzenlenen mitingle noktalandı. Yüz binlerce insanın katıldığı mitingde konuşan Kılıçdaroğlu, “Kimse bu yürüyüşün bir son olduğunu düşünmesin. Bu yürüyüş bizim ilk adımımızdır” dedi. Kılıçdaroğlu, 10 maddelik ‘Adalet manifestosu’nu da açıkladı.

Kılıçdaroğlu’nun eylemi HDP’den destek alırken, AK Parti ve MHP tarafından eleştirildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Gittiğiniz yol Kandil ve Pensilvanya’nın yoludur” derken, Başbakan Binali Yıldırım, “Maltepe’ye hızlı trenle gidebilir, eziyet ediyor kendine” ifadelerini kullandı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise “Akılsız başın cezasını ayaklar çekermiş” ifadesini kullandı.

Genel Başkanımız @kilicdarogluk Adalet Kurultayı Sonuç Bildirgesi’ni açıklıyor. https://t.co/VfphgSRwOl

— CHP ?? (@herkesicinCHP) August 29, 2017

Yürüyüşün ardından CHP, 26 Ağustos’ta Çanakkale’de dört günlük ‘Adalet Kurultayı’ düzenledi. Kurultay CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun açıkladığı sonuç bildirgesiyle sona erdi. Kılıçdaroğlu, kurultayda herkesi dinlediklerini belirterek, “Bilgi dağarcığımı zenginleştiren herkese şükran borçluyum. Adalet, demokrasi gidiyor. Gün kucaklaşma günü, kavga etme günü değil” diye konuştu.

BÜYÜKADA’DA SİVİL TOPLUM KURULUŞLARINA DARBE SUÇLAMASI 

Af Örgütü ile Helsinki Yurttaşlar, İnsan Hakları Gündemi ve Eşit Haklar Merkezi’nin İstanbul Büyükada’da gerçekleştirdiği toplantı polisler tarafından basıldı, toplantıdaki sivil toplum kuruluşu (STK) çalışanları gözaltına alındı. 12 gün boyunca gözaltında tutulan eski Mazlum Der’li aktivist Şeyhmus Özbekli, Eşit Haklar İçin İzleme Derneği’nden Nejat Taştan, Kadın Koalisyonu’ndan İlknur Üstün, Yurttaşlar Derneği’nden Nalan Erkem adli kontrol şartı ile serbest bırakılırken Uluslararası Af Örgütü Türkiye Direktörü İdil Eser, İnsan Hakları Gündemi Derneği üyesi Veli Acu ve Günal Kurşun, Yurttaşlar Derneği’nden Özlem Dalkıran, Alman insan hakları savunucusu Peter Steudtner ve toplantının moderatörü Ali Gharavi tutuklandı. 22 Temmuz’da ise serbest bırakıldıktan sonra haklarında yakalama kararı çıkarılan Nalan Erkem ve İlknur Üstün  tutuklandı. ‘Dijital güvenlik ve bilgi yönetimi eğitimi’ kapsamında bir toplantı yaparken gözaltına alınan STK, ‘terör örgütlerine yardım ve yataklıkla’ suçlandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da gözaltına alınanlar için  “Acaba Büyükada’daki bir otelde niçin toplanmışlardı? 15 Temmuz’un devamı niyetinde bir toplantı için bir araya gelmişlerdi” ifadesini kullandı. Hükümete yakınlığıyla bilinen medya kuruluşları, Büyükada’daki toplantıyı 15 Temmuz darbe girişimi günü CIA’e çalışan ABD’li profesör Henri Barkey’in de aralarında olduğu toplantı ile ilişkilendirdi. Darbe girişiminden önce yapılan toplantıyla ilişkili olarak Barkey ve eski CIA Ulusal İstihbarat Konseyi Başkan Yardımcısı Graham Fuller hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

 Tutuklanan STK çalışanları ise 26 Ekim’de tahliye edildi.

DARBE GİRİŞİMİNİN 1. YILINDA GÖRKEMLİ ANMA

15 Temmuz’da darbe girişiminin birinci yılında, ’15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’ anma etkinlikleri çerçevesinde 81 ilde vatandaşlar meydanlara çıktı. Gün boyunca yapılan etkinliklere ise Erdoğan’ın konuşmaları damga vurdu.

İstanbul’da 3 farklı bölgeden vatandaşlar, darbe girişiminin simgesi haline gelen ve adı 15 Temmuz Şehitler Köprüsü olan köprüye gelerek ‘Milli Birlik Yürüyüşü’ başlattı.  Erdoğan da eşi Emine Erdoğan ile birlikte yürüyüşe katılmak için Kısıklı’daki konutundan yürüyerek köprüye geldi. Burada bir konuşma yapan Erdoğan “15 Temmuz ilk değil son saldırı da olmayacaktır. FETÖ’nün, PKK’nın, DEAŞ’ın arkasında kimlerin olduğunu biliyoruz. Önce bu hainlerin kafasını kopartacağız” ifadelerini kullandı. Erdoğan’ın konuşmasının ardından köprü üzerine yapılan ve 15 Temmuz’u simgeleyen Şehitler Makamı’nın açılışı yapıldı.

Darbe girişiminin bastırılmasının ardından gerçekleştirilen ‘demokrasi nöbetleri’nin tekrar tutulmaya başlandığı İstanbul’dan sonra Ankara’ya geçen Erdoğan, TBMM’de yapılan özel oturuma katıldı.

Erdoğan, burada yaptığı konuşmada da CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na sert eleştiriler getirdi. “Tankların başındakilerle pazarlık yapıldı, tanklar oradan çekildi, ‘Tankların önüne çıkarım’ diyen bu kişi Bakırköy’deki belediye başkanının yanına gitti” diyen Erdoğan, “Bizim ülkemizde devletimizi yıkma operasyonu yapılıyor, 250 kardeşimiz şehit ediliyor, hâlâ ‘kontrollü darbe’den bahsediliyor. Yazıklar olsun, başka ne diyeceğiz…” ifadelerini kullandı.

Buradan Beştepe’deki ’15 Temmuz Şehitler Abidesi’nin açılışına giden Cumhurbaşkanı, “Burada bizim devletimizi yıkmaya teşebbüs ediyorlar, 250 şehidimiz, 2 bin 193 gazimiz var. Biz bu kararı verirken George’a mı soracağız, Hans’a mı soracağız?” ifadelerini kullandı.

Öte yandan ülkede 16 Temmuz günü cep telefonları ile konuşmak yapmak isteyenler, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 16 saniyelik 15 Temmuz mesajıyla karşılaştı: “Cumhurbaşkanınız olarak 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik gününüzü tebrik ediyor; şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize sıhhat ve afiyet diliyorum.”

HDP’NİN NÖBETİ: VİCDAN VE ADALET

HDP, açıkladığı ‘Demokrasi ve Mücadele’ planı kapsamında ‘Vicdan ve Adalet Nöbeti’ne Diyarbakır’da başladı. 1 ay süren nöbetin diğer ayakları İstanbul, İzmir ve Van oldu. Polis, nöbet alanlarını çembere alarak nöbete katılmak isteyen bazı grupların girişini engelledi.

ŞIK, SABUNCU VE ATALAY’IN YARGILANMASINA BAŞLANDI

FETÖ sanığı Savcı Murat İnam’ın Cumhuriyet gazetesine yönelik başlattığı operasyonda yazar, muhabir, çizer ve avukatların da aralarında bulunduğu 19 kişinin yargılanmasına 24 Temmuz’da başlandı. 28 Temmuz’da 7 sanığın, 25 Eylül’de de Kadri Gürsel’in tahliyesine karar verildi. Ahmet Şık, Murat Sabuncu, Akın Atalay tutukluluklarının devam ettiği dava 2017 Aralık itibarıyla hâlâ sürüyor.

Davanın 25 Aralık’ta görülen 5. duruşmasında mahkeme başkanı Abdurrahman Orkun Dağ, Ahmet Şık’ın savunmasının ‘siyasi olduğunu’ söyleyerek konuşmasına izin vermedi.

Cumhuriyet’in muhasebe çalışanı Emre İper de Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 11.480 kişinin telefonuna iradeleri dışında ByLock yüklendiğini açıklamasının ardından 29 Aralık’ta tahliye edildi.

15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİNİN İLK DAVASI BAŞLADI

15 Temmuz darbe girişiminin ardından açılan ilk dava olan ve 29 polisin yargılandığı dava devam ediyor. Girişimle alakalı davalar arasında en önemli olanı ise 15 Temmuz darbe girişimi sırasında komuta merkezi olarak kullandığı belirlenen Akıncı Hava Üssü’ndeki eylemlere ilişkin olanı oldu.

461’i tutuklu, 18’i tutuksuz, 7’si firari sanığın yargılandığı davada iddianamenin tepesinde Fethullah Gülen yer aldı. 1 Ağustos’ta başlayan davanın iddianamesindeki iki numaralı zanlı Adil Öksüz, üç numaralı şüpheli ise Kemal Batmaz oldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hızlı bir şekilde bitmesini istediği davalar 2018’de de devam edecek.

TÜRKİYE’NİN TEMEL TARTIŞMASI: EĞİTİM SİSTEMİ

Türkiye’nin en temel tartışmalarından birisi olan eğitim sistemi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “TEOG kaldırılmalı” açıklamasıyla gündemdeki yerini korudu.

Erdoğan’ın açıklamasından 4 gün sonra harekete geçen Milli Eğitim Bakanlığı, yol haritası belirlenmeden sınavı kaldırdı. Haftalar süren belirsizlikten sonra sistemi 5 Kasım’da açıklayan Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ın dosyasından ‘evine en yakın okula gitme sistemi’ çıktı. ‘Eğitim Bölgesi ve Sınavsız Mahalli Yerleştirme Sistemi’ ismi verilen uygulamada öğrenci okuluna en yakın okula yerleştiriliyor, isteyen ise farklı okullardaki merkezi sınavlara girebiliyor.

2017’de eğitimle ilgili bir diğer değişiklik üniversiteye giriş sınavında oldu. Üniversiteye girişlerde YGS ve LYS yerine getirilen Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sisteminin üzerinden bir ay geçmeden yine üniversiteye giriş sistemi Erdoğan’ın isteğiyle 3. kez değişti.

AK PARTİLİ BELEDİYELERDE DEĞİŞİMİN ŞİFRESİ: METAL YORGUNLUĞU

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın işareti ile İstanbul ve Ankara belediye başkanları istifa etti. 16 Nisan referandumunda, bu şehirlerde ‘Hayır’ oyunun daha fazla çıkması, belediye başkanlarını istifa sürecine götürdüğü iddia edildi.

TOPBAŞ: İNSAN ÇOK ŞEYİ AFFEDER, ADAM YERİNE KONMAMAYI AFFEDEMEZ

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘metal yorgunluğu’ işareti ile başlayan süreçte ilk olarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş istifa etti. Topbaş’ın istifa ederken kullandığı “İnsanlar çok şeyi affeder adam yerine konmamayı affetmez” ifadeleri, bu süreçte en çok konuşulanlar arasında yerini aldı. Topbaş’ın koltuğuna Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal oturdu.

KELEŞ: PARTİME DAHA FAZLA ZARAR VERMEMEK İÇİN İSTİFA EDİYORUM

Türkiye’nin, damadının FETÖ’den tutuklanması ve “Tüm belediye başkanları Mercedes’le, Audi ile gelsin, Düzce Belediye Başkanı Passat mı çeksin yanlarına? Böyle mi olsun istiyorsunuz?” ifadeleri ile hatırladığı Düzce Belediye Başkanı Mehmet Keleş, Topbaş’tan sonra istifa eden 2. belediye başkanı oldu. Keleş, 2 Ekim’de istifasını kamuoyuna açıklarken şahsı ve yakınlarına dair kirli bir kampanya yürütüldüğünü savundu ve ‘partisine ve davaya daha fazla zarar vermemesi için heyecanla yürüttüğü görevinden istifa ettiğini’ belirtti.

‘ÖLÜM ANİ, DÜNYA FANİ’

Erdoğan’ın işaretiyle başlayan süreçte istifa eden bir diğer isim de Niğde Belediye Başkanı Faruk Akdoğan oldu. 18 Ekim’de “Dünya fani, ölüm ani” diyerek istifasını sunan Akdoğan, Erdoğan’a teşekkür etti: “Sayın Cumhurbaşkanımızın ve partimin her zaman emrinde olacağım.”

Bu 3 belediye başkanının görevlerini bırakmasının ardından geriye kalan başkanların istifa süreci daha uzun oldu. İstifaları istenen Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe ve Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Edip Uğur’un talebi yerine getirmeyeceği kulislerde konuşuldu ve başkanlar birkaç açıklama ile ‘istifa etmeyeceklerini’ söyledi.

ALTEPE: LİDERİMİZE TERS DÜŞMEYECEĞİZ

Ancak, Erdoğan’ın birçok kez görevini bırakmasını istediği başkanlardan daha fazla direnmedi ve ilk istifa haberi Altepe’den geldi. 23 Ekim günü “Partimiz ve liderimizle ters düşmeyeceğiz, hasar da vermeyeceğiz” diyen Altepe “Bize yakışanı yapacağız. Kriz ortamı oluşturmaya da yanaşmayacağız. Bu şartlarda da ülkeme hizmet imkanının kalmadığı ortadadır. Ben de belediye başkanlığı görevinden istifa ediyorum” diyerek kararını açıkladı.

GÖKÇEK: YORGUN DEĞİLİM, ERDOĞAN İSTEDİĞİ İÇİN İSTİFA EDİYORUM

23 yıl boyunca Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini yapan Melih Gökçek, hakkındaki istifa iddialarının ardından, 5 Ekim’de, Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir araya geldi. Gökçek, merakla beklenen toplantının ardından “Sayın Cumhurbaşkanıma Külliye’nin karşısına yapılacak müze ile ilgili projenin tüm detaylarını sundum. Ayrıca Büyükşehir’in devam eden bazı projeleri hakkında bilgi verdim” açıklaması yaptı. Bu süreden 10 gün sonra Polonya dönüşü gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, belediye başkanları için ‘istifa etmezlerse bedelinin ağır olacağını’ söyledi. Bu açıklamanın ardından Erdoğan ile bir kez daha görüşen Gökçek, 28 Ekim’de istifa edeceğini açıkladı. Gökçek, istifasını açıklarken yaptığı konuşmada yorgun olmadığını, bunu sadece Erdoğan’ın istediği için yaptığını ifade etti. Gökçek’in “Bizden gibi görünen ama görevleri Erdoğan ile yakınlarının arasını açmak olan fitnecileri helak et ya Rabbim” ifadesi ise dikkat çekti.

UĞUR, GÖZYAŞLARIYLA VEDA ETTİ

Belediye başkanlarının istifalarında en çok konuşulan Ahmet Edip Uğur’unki oldu. Erdoğan’ın ısrarla istifasını istediği Uğur, bu talebi ancak 30 Ekim’de yaptığı bir açıklama ile duyurdu. “Yolsuzluğunuz yok, usulsüzlüğünüz yok, başarısızlığınız yok, FETÖ bağlantınız yok ve fakat ailenize, evinize kadar ulaşan baskılar, tehdide varan müdahaleler var. Bu katlanılacak bir durum olmanın ötesine geçmiştir. Dolayısıyla AK Parti’de siyaset yapma imkanımız ortadan kaldırılmıştır” diyen Uğur, hem belediye başkanlığından hem de partiden istifa ettiğini duyurdu. İstifasını gözyaşları içinde açıklayan ve tehditler aldığını belirten Uğur’a AK Parti içerisinden tepki geldi.

TÜRKİYE’NİN YÜZÜNÜ AMPUTE MİLLİLER GÜLDÜRDÜ

Türkiye’nin yoğun gündemini Ampute Milli Takımı güldürdü.

10 Ekim’de Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen Avrupa Ampute Futbol Federasyonu (EAFF) Avrupa Şampiyonası final maçında İngiltere’yi 2-1 yenen Türkiye, şampiyon oldu.

TÜRKİYE SİYASETİNDE YENİ PARTİ: İYİ PARTİ

Doğru Yol Partisi (DYP)-Refah Partisi hükümetinde İçişleri Bakanlığı yapan, kuruluşu aşamasında AKP’ye geçen ama kısa süre sonra bu partiden ayrılan ve daha sonra MHP milletvekili olarak TBMM Başkanvekilliği görevinde bulunan Meral Akşener, 2017’de siyaset sahnesine genel başkan olarak çıktı.

16 Nisan referandum kampanyasında, kendisine destek verenlerle birlikte ‘Hayır’ kampanyasını yürüten Akşener, referandumun ardından parti kurmak için harekete geçti. Akşener, yılsonuna doğru kurmayı planladığı siyasi partiyi, ‘erken baskın seçim’ olasılığını dikkate alarak öne çekti.

25 Ekim’de İYİ Parti’nin kuruluş dilekçesini İçişleri Bakanlığı’na verdi ve aynı gün Ankara Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde de kuruluşu ilan ve kurucu genel başkan oldu. MHP’den ayrılan Ümit Özdağ, Koray Aydın, Durmuş Yılmaz’ın da aralarında bulunduğu isimler parti yönetimine girdi.

Akşener, seçime girme yeterliliğini sağlamak için de partisinin Birinci Olağan Kurultayı’nı da 10 Aralık’ta gerçekleştirdi. MHP ve CHP’den ayrılan toplam 5 milletvekili ile parlamentoda temsil edilen İYİ Parti’nin genel başkanı Akşener, 2019’da cumhurbaşkanı adayı olduğunu da ilan etti.

Devlet Bahçeli’nin 1 Kasım 2015’teki genel seçimlerinde milletvekilliğine aday göstermediği Akşener ve bir dönem Bahçeli’nin yakınında yer alan bazı isimlerin olağanüstü kongre istemesiyle başlayan kriz, Akşener ve arkadaşlarının partiden ihracıyla sonuçlanmıştı.

ABD İLE VİZE KRİZİ KISMEN ÇÖZÜLDÜ: ‘GÜVENCE’ TARTIŞMASI BAŞLADI

Türkiye’nin ABD Başkonsolosluğu çalışanı Metin Topuz’un tutuklaması ile vize krizi başladı. ABD, 8 Ekim’de Türkiye vatandaşlarının vize başvurularını süresiz olarak askıya aldı ve Türkiye’den de aynı karşılığı aldı. Karşılıklı çalışmaların sonucunda 28 Aralık’ta yapılan bir açıklama ile vize sınırlamasının kaldırıldığı belirtildi ancak ABD’nin yaptığı ‘güvence’ açıklaması yeni tartışmaları beraberinde getirdi.

#Türkiye’deki #Vize Hizmetlerinin Yeniden Başlamasına İlişkin ABD Diplomatik Misyonunun Açıklaması – 28 Aralık 2017 pic.twitter.com/JV27UOQgCF

— US Embassy Turkey (@USEmbassyTurkey) 28 Aralık 2017

ABD’nin yaptığı açıklamada “Türkiye, verdiği güvenceye bağlı kaldı” ifadesi Türkiye tarafından yalanlandı ve “ABD’nin açıklamasında sözü edilen güvenceler bağlamında, Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğunu, yargı süreci devam eden dosyalarla ilgili olarak hükümetimizin herhangi bir güvence vermediğini, ülkemizdeki hiçbir temsilcilik görevlisinin kendi resmi görevinin icrası sebebiyle adli soruşturmaya tabi tutulmadığını vurgulamak isteriz” açıklaması yapıldı.

OSMAN KAVALA TUTUKLANDI

19 Ekim’de gözaltına alınan iş adamı Osman Kavala, 1 Kasım’da 17-25 Aralık operasyonları ve 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında tutuklandı. Çok sayıda STK’nın fon sağlayıcısı olan ve hükümete yakın bazı medya kuruluşları tarafından ABD’li turuncu devrim organizatörü George Soros ile ilişkilendirilen  Kavala’nın tutuklanması, Avrupa Birliği ve ABD nezdinde tepki gördü. Erdoğan’ın tutuklanmasının ardından ‘Yeni Soros’ dediği Kavala, yılbaşını cezaevinde geçiriyor.

ERDOĞAN’DAN NATO’YA: ALÇAKLAR

NATO’nun Norveç’te gerçekleştirdiği bir tatbikatta, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın düşman hedefler olarak seçmesi krize yol açtı.

Norveç’te 8-17 Kasım tarihleri arasında yapılan tatbikatın masa başında düzenlenen simülasyonları sırasında iki olay yaşandı. Buna göre, simülasyonlara ilişkin düzenlemelerin yürütüldüğü Norveç’teki Ortak Harp Merkezi’nde (JWC), ilk olayda simülasyonla ilgili arka plan belgeleri çerçevesinde ‘Düşman Liderler Biyografisi’ hazırlandı. Ancak hazırlığı yapan ekip teknisyeni Atatürk’ün heykelini bu biyografilerden birine yerleştirdi.

Diğer olayda Norveç Silahlı Kuvvetleri’ne bağlı bir sivil personel Hollanda’daki karargahta simülasyon çerçevesinde kullanılan sanal bir sohbet mecrasında ‘Recep Tayyip Erdoğan’ adlı sahte hesap açtı.  Norveç ordusuna bağlı personel, sahte hesapla, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın simülasyonda ‘düşman ülke liderleriyle’ yakın ilişki kurduğu ve iş birliği yaptığı mesajını verdi.

Erdoğan’ın bu olaylara tepkisi ise sert oldu. “Bazı yanlışları aptallar değil, alçaklar yapar” diyen Erdoğan,” NATO içinde bir süredir varlığını müşahede ettiğimiz çarpık bir bakış açısının dışa vurumu olarak anlıyorum” değerlendirmesinde bulundu.

Daha sonra NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, hem yazılı hem sözlü olarak Türkiye’den özür diledi. Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ile yüz yüze görüşen Stoltenberg, özrünü Erdoğan’a iletmesini istedi. Norveç’in de ayrıca özürlerini ilettiği olay Türkiye’de büyük tepki gördü ve ‘NATO’dan çıkılmalı’ yorumlarına neden oldu.

2017: BEŞİKTAŞ’IN ZAFER YILI

2017’nin spor gündeminde Beşiktaş’ın Şampiyonlar Ligi’ne damga vurması da en çok konuşulanlardan oldu. UEFA Şampiyonlar Ligi G Grubu son maçında Almanya temsilcisi Leipzig’i 2-1 mağlup ederek son 16 turuna yükselen Beşiktaş, ortaya koyduğu performansla Avrupa’nın en büyük futbol organizasyonunda üst sıralarda yer aldı. G Grubu’nda dikkatleri üstüne çeken siyah-beyazlı ekip, namağlup unvanının yanı sıra attığı goller ve savunmasıyla Avrupa’nın önemli takımları arasında yer alırken, geçmişte Şampiyonlar Ligi kupasını müzesine götürmüş bazı ekipleri de geride bıraktı. Şampiyonlar Ligi’nde 6 maçta 4 galibiyet ve 2 beraberlikle 14 puan toplayan Beşiktaş; Porto, Leipzig ve Monaco ile yer aldığı G Grubu’nu lider olarak tamamladı. 

UEFA Şampiyonlar Ligi’nde Beşiktaş’ın rakibi Bayern Münih oldu. Beşiktaş ilk maçı deplasmanda, rövanşı ise evinde oynayacak.

[İnfografik] #Beşiktaş’ın son 16 turundaki rakibi belli oldu https://t.co/bZe1xMaL7B pic.twitter.com/FcbQGTAIx7

— AA SPOR (@aa_spor) December 11, 2017

Ayrıca Beşiktaş, Spor Toto Süper Lig’in 33. haftasında Gaziantepspor’u 4-0 yenerek bitime bir hafta kala 2016-2017 sezonunda şampiyonluğunu ilan etmişti. Siyah-beyazlı ekip, bu sezonki başarısıyla 15. şampiyonluğa ulaştı ve formasına 3. yıldızı takma hakkı kazanmıştı.

Transferleri ve başarılarıyla adından konuşturan Beşiktaş için 2017 yılı zaferlerle geçti.

TÜRKİYE, MAN ADASI’NI ‘KEŞFETTİ’

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu, kardeşi ve eniştesinin vergi cenneti olarak anılan Man Adası’nda kurulu şirket aracılığıyla ‘vergiden kaçındığı’ iddiasını partisinin grup toplantısında açıklaması, siyasette zaten gergin olan havanın daha da gerilmesine neden oldu.

Kılıçdaroğlu, 21 Kasım tarihli grup toplantısında Erdoğan’a, “Çocuklarının, eniştenin, dünürünün, kardeşinin, eski özel kalem müdürünün yurt dışında vergi cennetlerinde bir şirkete milyonlarca dolar para gönderdiklerini biliyor muydun?” diye sordu.

Bu iddiaya Erdoğan çok sert tepki gösterdi ve “Tayyip Erdoğan’ın yurtdışında bir kuruşu varsa Cumhurbaşkanlığı makamında 1 dakika durmayacağım” yanıtıyla Kılıçdaroğlu’nu iddiasını kanıtlamaya çağırdı. CHP lideri de bir hafta sonra, 28 Kasım’da, grup toplantısında Erdoğan’ın yakınlarının Man Adası’nda 1 sterlin sermaye ile kurulan Bellway adlı şirkete 15 Aralık 2011 ile 4 Ocak 2012 arasında toplamda 15 milyon dolar para aktarıldığını iddia ederek, banka dekontları ve swift mesajlarını kürsüden gösterdi, daha sonra bu belgeler medya aracılıyla kamuoyuna yansıdı.

Erdoğan ve AK Parti yöneticileri, söz konusu belgelerin sahte olduğunu ve yurt dışına para aktarımını değil, para girişini gösterdiğini söyledi ancak tartışmalar ve gerginlikler dinmedi. Bellway şirketi temsilcileri CHP hakkında suç duyurusunda bulundu.

İddialar üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı harekete geçerek, söz konusu belgeleri CHP’den isteyerek inceleme başlattı.Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatı Ahmet Özel de belgeleri kesin bir dille yalanlayarak “Yapmadığımız bir şeyi ispat etmek durumunda kalıyoruz. Aslında üzülecek bir durum” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu’nun belgeleri açıklaması sonrası Man Adası, Türkiye’nin Google’da en çok aradığı kelimeler arasına girdi.

DOLAR VE EURO’DAN REKOR

2017, Türkiye ekonomisi açısından negatif seyirlerin yaşandığı bir yıl oldu. Türkiye’de yıllık enflasyon yüzde 12.98 ile son 14 yılda kaydedilen en yüksek seviyeye ulaştı. Amerikan doları TL karşısında 22 Kasım’da 3.98 seviyesini gördü. Euro da 4.68 lira ile rekor kırdı. Ayrıca Türkiye ekonomisi, 2017 yılının üçüncü çeyreğinde beklentilerin de üzerinde yüzde 11.1 büyüdü.

Yıl sonunda ABD ile yaşanan vize krizinin kısmen aşılmasının ardından dolar/TL kuru yeni yıla 3.78-3.83 bandında giriyor. Enflasyonun çift haneli rakamlara çıktığı 2017’de, asgari ücrete yüzde 14 zam yapıldı. 

Türkiye’nin yeni zamlarla girdiği yılda en son olarak köprü ve otoyollara dolar ayarlı zam yapılacağı duyuruldu.

SARRAF DAVASI ATİLLA DAVASI OLDU

Türkiye’nin gündemini geçen yıldan bu yana meşgul eden ve kamuoyunda ‘Rıza Sarraf davası’ olarak bilinen ancak resmi adı ‘ABD, Mehmet Hakan Atilla’ya karşı’ olan yargı süreci artık karar aşamasına girildi.

Savcılığın son hazırladığı iddianamede ise Atilla’nın yanı sıra ‘tanık’ olarak yargılanan Sarraf ve eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın da bulunduğu toplam dokuz kişiye yönelik suçlamalar yer alıyor. Sanıklar, ABD’nin İran’a nükleer programı nedeniyle uyguladığı yaptırımları delmekle suçlanıyor.

Türkiye de bu davayı “kendisine dönük açık bir kumpas” olarak nitelendiriyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 17-25 Aralık 2013’te yapılan yolsuzluk soruşturmalarını “tarihin en büyük tuzaklarından biri” olarak tanımladı ve aynısının şimdi ABD’de tekrarlandığını söyledi. Ayrıca, davanın savcıları hakkında da soruşturma başlatıldı.

Davada jürinin 3 Ocak 2018’de bir karar varması bekleniyor.

65 YIL SONRA YUNANİSTAN: GÜNDEM LOZAN

65 yıl sonra ilk kez Türkiye Cumhurbaşkanı resmi bir ziyaret için Yunanistan’a gitti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Yunan mevkidaşı Prokopis Pavlopulos ile ortak basın toplantısında Lozan tartışması yaşandı. Erdoğan Lozan Antlaşması’nın güncellenmesi gerektiği görüşünü yineledi, Pavlopulos’un yanıtı “Antlaşmayı gözden geçirme ya da değiştirme gibi bir kavramı kullanmıyoruz” oldu. Bu tartışma, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras’ın ortak basın açıklamasında da sürdü. İki ülke arasında ‘karşılıklı kışkırtmalara değil dostluk köprülerine dayanan’ yeni bir sayfa açmak istediklerini belirten Çipras, Türkiye’nin bunu kabul etmemesi halinde hem iki ülkenin halkları, hem de Türkiye-Avrupa ilişkilerinin zarar göreceğini söyledi. Batı Trakya’daki halklar için ‘uluslararası hukukun gerektirdiği iyileştirmelerin’ yapılmasını bir kez daha talep eden Erdoğan, inanç özgürlükleriyle ilgili sorunlar yaşandığını ifade etti.

Gümülcine ziyareti sırasında da Yunanistan’daki en önemli sorunlardan bir tanesinin din adamlarıyla ilgili olduğunu tekrar belirten Erdoğan, “Atanmış müftüyle işi ilerletme sorunu var, bunun Lozan’da yeri yok” açıklamasında bulundu. Çipras da Erdoğan’ın bu sözleri sonrası bu konuda bazı adımlar atılması gerektiğini belirtti.

CHP’Lİ BELEDİYEYE OPERASYON: İLGEZDİ GÖREVDEN ALINDI

İstifa ettirilen AK Partili belediye başkanları hakkında bir değerlendirme yapmayan İçişleri Bakanlığı, Erdoğan’ın sert sözlerle hedef aldığı CHP’li belediyeler için ise düğmeye bastı.

Uzun süredir kulislerde dile getirilen ‘CHP’li belediye başkanlarına da operasyon yapılacağı’ yönündeki iddia yılın son aylarında yaşama geçti ve CHP’li Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, 8 Aralık’ta İçişleri Bakanlığı eliyle görevden uzaklaştırıldı.

Uzaklaştırmaya gerekçe olarak İlgezdi hakkındaki imar usulsüzlükleri gösterildi. İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, ‘mülkiye müffetişlerinin raporları ve adli soruşturmalar ve kovuşturmalar nedeniyle’ görevden uzaklaştırıldığı açıklandı. Kılıçdaroğlu’nun kızının da 2+1 dairesinin bulunduğu Buz Rezidans’ın imar yasasına aykırı yapılması da gerekçe gösterildi. Kılıçdaroğlu, iktidar kanadından gelen bu hamlelere, “Benim, yakınlarımın malvarlıklarımızı Meclis araştırsın” diye yanıt verdi ve hemen ardından da CHP milletvekillerinin imzasıyla TBMM’ye Meclis Araştırma Önergesi verildi.

GALATASARAY’DA 4. KEZ TERİM DÖNEMİ: NEREDE KALMIŞTIK?

Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim,, 14 Temmuz 2017 tarihinde Alaçatı’da damadının restoranının yanında bulunan Selahattin Aydoğdu’ya ait restoranı iki damadı ve bir koruması ile bastıktan sonra görevinden istifa etti. Daha sonra ‘görevden alındığı’ öne sürülen Terim ile Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) arasında tazminat tartışması yaşandı ve konu yargıya taşındı. 2018’e girerken Terim TFF’ye açtığı ve yaklaşık 13 milyon lira talep ettiği dava devam ediyor.

Evkur Yeni Malatyaspor’a deplasmanda 2-1 mağlup olan Galatasaray’da eleştirilerin odak noktasında bulunan teknik direktör İgor Tudor ile takımın yollarının ayrılmasından sonra Terim, 4. kez ‘evine’ geri döndü ve 22 Aralık’ta resmen Galatasaray Teknik Direktörü oldu.

Terim’in sosyal medya hesabından yaptığı “Nerede kalmıştık…” paylaşımı Türkiye’de Twitter tarihinin en çok etkileşim alan mesajı oldu. Terim’in bu mesajı, partili Cumhurbaşkanlığı sisteminden sonra AK Parti’ye geri dönen Erdoğan’ın yeniden genel başkan seçildiği kongrede kullandığı ifade ile aynı olması da dikkat çekti. 

Nerede kalmıştık…@GalatasaraySK

— Fatih Terim (@fatihterim) 21 Aralık 2017

KHK İLE GETİRİLEN ‘CEZASIZLIK’ DÜZENLEMESİ TARTIŞMA YARATTI

Türkiye’de tartışma yaratan uygulamalardan biri de 20 Temmuz 2016’dan bu yana süren OHAL kapsamında çıkarılan KHK’lar oldu. 2017 yılında 3 ayda bir uzatılan OHAL kapsamında 17’si bu yıl olmak üzere toplam 30 KHK çıkarıldı. 24 Aralık’ta Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 695 ve 696 nolu KHK’larla cezaevlerinde darbe iddiası ve terör suçlarından tutuklu olan sanıkların mahkemeye ‘tek tip’ giysiyle getirilmeleri öngörüldü. KHK’nın en tartışmalı düzenlemesi ise “15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunun devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden” sivillerin hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluğu olmayacağı yönündeki hüküm oldu. AK Parti, söz konusu düzenlemenin sadece 15-16 Temmuz’da sokağa çıkan sivilleri kapsadığını vurgularken; muhalefet ve hukukçular bu durumun ‘iç savaşa yol açabileceği’ eleştirisini yöneltti. “Bu madde iktidar eliyle sivil silahlı çete kurma maddesidir” diyen CHP,  Anayasa Mahkemesi’ne başvuracaklarını açıkladı. Başbakan Binali Yıldırım ise ‘ceza muafiyeti’yle ilgili hiçbir düzeltme yapılmayacağını vurguladı.

Parlamentohaber.com | Korku yok!

"Ne Mutlu Türküm Diyene" Spotify ve iTunes da Yayında!

"NE MUTLU TÜRKÜM DİYORUZ"

PH ANDROİD UYGULAMASI

PARLAMENTO HABER Android Uygulaması

En güncel haberlere PARLAMENTO HABER ile ulaşın

Canlı bildirim özelliği ile son dakika haberlerini kaçırmayın!

Google Play'den alın