SON DAKİKA

TÜRK DİLİNİ, ULUSAL KÜLTÜRÜMÜZÜN EKSİKSİZ BİR ANLATIM ARACI DURUMUNA GETİRMELİYİZ

Bu haber 13 Ocak 2020 - 0:30 'de eklendi. 14 Son Güncelleme13 Ocak 2020 - 01:05

Türkiye’de temel sorun dilde eğitim sorunudur ve bu eğitim sorunu çözülmedikten sonra Türkçe kullanımı giderek aksayacaktır. Herkes Türkçeyi istediği gibi okuyup yazmayı özgürlük saymaktadır. Tıpkı demokrasiyi aklımıza eseni yapmak anlamına aldığımız gibi. Dil sevgisini, dil bilincini canlı tutmak zorundayız.

Yazarken ve konuşurken herkes yanlış yapabilir, fakat, yazarların, televizyon ve radyo sunucularının, öğretmenlerin, siyasetçilerin hata yapmaması gerekir. Çünkü halk onlara bakarak konuşup yazıyor.

Her dilin içerisine ekonomik, siyasal, kültürel ve diğer ilişkiler sonucu birtakım yabancı sözcükler girer, hiçbir dil arı dil değildir, bu kaçınılmazdır. Ancak, bu dilin sözvarlığında yabancı sözcüklerin oranı kabul edilebilir ölçünün üstüne çıktığı zaman sorun başlıyor demektir. Dil sorunu başta eğitim kurumları olmak üzere toplum yaşamında yer alan tüm bireylerin, yayın çevresinin, kurum ve kuruluşların ortak sorunudur.

Bilgi ve kültür edinmede araç olarak kullanılan dilin, çağdaş bilim, kültür ve teknolojinin ortaya çıkardığı kavramları, terimleri karşılayan sözcükleri içerip içermediği büyük önem taşımaktadır. Çünkü sayısız deneyimler, araştırmalar göstermiştir ki birey, en iyi algılamayı, çağrışımı konuştuğu öz dilindeki, ana dilindeki sözcüklerle yapabilmektedir. Türk vatandaşını bilgili ve kültürlü kılmak, ulusal kültürümüzü öğrenmek, geliştirmek ve onu evrensel düzeye taşımak istiyorsak, öncelikle Türkçemizi sevmek, onu zenginleştirmeye çalışmak ve özenle kullanmak zorundayız.

Geleneksel kültür unsurlarının dilimiz için önemi hiçbir tartışmaya yer bırakmayacak kadar açıktır. Endüstri toplumunun yarattığı aile düzeni ve şehirleşme oranındaki artışın ortaya çıkardığı boşluklar geleneksel kültürde değişime neden olmuştur. Bu değişim doğrudan dilimize de yansıyarak bozulmaya sebep olmaktadır.

Eğitim kalitesinde sarsıcı düşüş, üniversite eğitimini derinden etkiledi. Üniversiteler akademik eğitim kurumlarından çok, yüksek meslek okullarına dönüştü. Kendisi yazım kurallarından, dilin doğru kullanımından, dili zenginleştiren edebiyat ürünlerinden büyük ölçüde habersiz ve bu ürünlere duyarsız bir kadro oluştu. Ve bütün bunlar, bugün sokakta, işyerinde, televizyon ekranında, toplantılarda, sohbetlerde ana dilini yanlışsız konuşamayan, dağarcığı 400-500 sözcükle sınırlı, hiçbir sözcüğü doğru telaffuz edemeyen, bundan rahatsızlık duymayan, hatta bunun farkında bile olmayan yığınlar yarattı.

Eğitim kurumlarında gerekli desteği alamayanların gerek kelime dağarcığını zenginleştirebileceği, gerekse Türkçeyi doğru ve özenli kullanmayı öğrenebileceği hemen hemen tek kaynak olarak kitle iletişim araçları kalıyor. İşin kötü tarafı radyo ve televizyonlarda çocuklarımıza ve gençlerimize sunulan dilin bozulma ve yozlaşmayı hızlandırması.

Ahmet Akın

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

Ahmet AKIN
1950 yılında doğdu. Mersin İleri İlkokulu ve Mersin Ticaret Lisesinden sonra 1971 yılında Adana İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi İşletme bölümünden mezun oldu. Özel teşebbüste üretim planlama, pazarlama ve muhasebe departmanlarında görev yaptı. 1976 yılında Mersin’de Serbest Muhasebeci Mali Müşavir olarak çalışmaya başladı. Mali Müşavir ve Muhasebeciler Birliği Dernek çalışmalarında bulundu. 1990-1998 döneminde Mersin Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Başkanlığı görevini üstlendi. Mersin Üniversitesi Geliştirme Vakfı (MÜGEV), Mersin İdman Yurdu Spor ve Eğitim Vakfı (MİYSEV) ve Mali Müşavirler Eğitim Vakfı (MEV) kurucu üyesi oldu. Mersin Atatürkçü Düşünce Derneği, Mersin Tüccar Kulübü, Mersin Tenis Kulübü, Mersin Briç Spor Kulübü, Mersin Temiz Toplum Derneği, İçel Sanat Kulübü, Mersin İdman Yurdu Spor Kulübü, Mersin Kuvayı Milliye Spor Kulübü, SODEV, Mersin Ticaret Liseliler Derneği, Türkiye Muhasebe Uzmanları Derneği, Galatasaray Spor Kulübü, Yenişehir Briç Spor Kulübü ve 1972 yılından itibaren Cumhuriyet Halk Partisi üyesi. 2013 yılından beri de Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Meclis üyeliği görevini yürütmekte. Gazeteci-Yazarlığa devam ediyor. “Konular ve Görüşler” ile “Sözün Bittiği Yerdeyiz” isimli, İhracat Sektöründe Tekdüzen Muhasebe ve Kambiyo, Serbest Bölgeler, Maliyet Muhasebesi, Dış Ticaret İşlemlerinde Tekdüzen Muhasebe ve Kambiyo, İnşaat Sektöründe Tekdüzen Muhasebe ve Yapı Kooperatifleri konulu kitaplarım yayımlandı. Adana Yeminli Mali Müşavirler Odası üyesi üyesiyim. Halen Yeminli Mali Müşavir olarak Mersin’de faaliyet göstermekte. 1998-2008 döneminde TÜRMOB ve TESMER’de Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı. Evli ve Barış, Serdar ve Murat adlarında üç çocuk babası.

ATAM TV YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın.

"Ne Mutlu Türküm Diyene" Spotify ve iTunes da Yayında!

"NE MUTLU TÜRKÜM DİYORUZ"

PH ANDROİD UYGULAMASI

PARLAMENTO HABER Android Uygulaması

En güncel haberlere PARLAMENTO HABER ile ulaşın

Canlı bildirim özelliği ile son dakika haberlerini kaçırmayın!

Google Play'den alın