SON DAKİKA

KOSTANTİNİYYE (İSTANBUL)

Bu haber 07 Şubat 2019 - 0:54 'de eklendi. 26

İngiliz yazar PHILIP MANSEL, bu kitabı ile bir şehrin ve bir ailenin 500 yıllık hikayesini anlatmış. Osmanlı’nın en parlak döneminden çöküşüne, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna uzanan zaman dilimini kapsayan, dünyanın en güzel şehrinin tarihsel haritasını çizmiş. Yazarın romansı üslubu zengin araştırmasına hayat katıyor.

Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethettiğinde henüz yirmi yaşındaydı. İstanbul’un bir arzu nesnesi olması doğaldı, çünkü coğrafyası ve tarihiyle büyük bir imparatorluğun başkenti olmak üzere tasarlanmış gibiydi. Dünyanın arzuladığı şehir İstanbul kılıçla fethedilmişti ve diğer hanedanlarda olduğu gibi, 469 yıl sonra Osmanlı İmparatorluğu’nun sona ermesine kadar da kuvvet kullanımı Osmanlıların başlıca denetim mekanizması olarak kaldı.

İstanbul’un fethinin yarattığı travma öylesine büyüktü ki, daha yakın zamanlara kadar, şehrin teslim alındığı gün olan Salı, Rumlar tarafından uğursuz gün olarak kabul edilirdi Eğer tarih ve coğrafya Kostantiniyye’yi eşsiz bir imparatorluk başkenti kılmışsa, Osmanlılar da büyük bir imparatorluk yönetmeyi kendileri için mukadder görüyorlardı.

Kitaptan alıntıları bugünümüzle de değerlendirerek yazımıza devam edelim…

“Osmanlı’da Sultan ve saray sakinlerinin görkemi, şehri etkilemek için kullanılırdı. Çoğu Cuma günleri Sultan debdebe içinde camiye giderdi. Her fırsatta görkem halkın gözünün içine sokulurdu.”

“Osmanlı döneminde SARAY, sadece bir ihtişam mekanizması değil, aynı zamanda Sultan maiyetinin konutuydu. Kanuni zamanında SARAY personelinin sayısının 726’dan 5000’e çıktığını tarih kitapları yazar. Bunlar, kendilerini Sultan’ın refahına hizmet etmeye adamışlardır.”

“Camilerin görüntüsüyle müezzinlerin sesleri İslam’ı görünür ve duyulur kıldığı için sayılarındaki artış son hızla devam edecektir.”

“Osmanlı’da vezir ve içoğlanların (seçilmiş devşirmeler) köle kademesinden gelmeleri, Osmanlı Sarayı’nın ve bizzat İstanbul’un ayırıcı özelliklerinden birine işaret eder: “Sınıftan bağımsız olma.”

“Osmanlılar, İslam’a duyduğu saygıyı mimaride yani çok sayıda cami inşaatında gösterdiyse, şimdikiler de gerek cami inşaatında ve gerekse İmam Hatip Liseleri açarak gösteriyor olabilirler. Bu şekilde din, halk üzerinde bir araç olarak kolaylıkla kullanılabilmektedir.”

“Osmanlı’da sultanlık ihtişamını aktarmanın bir diğer kodu da kıyafetti. Sultan’ın ölümünün ardından, kendisine ait eşyaların bohçalara konulup, tuğrasıyla mühürlenerek türbesinde ya da saray hazinesinde muhafaza edilmesi yolundaki Osmanlı geleneği sayesinde, bugün Topkapı Sarayı’nda 1000 kaftanlık bir koleksiyon bulunmaktadır.”

“Başka hiçbir ülke diğerlerinin yararlı buluşlarını benimsemekte Osmanlı kadar isteksiz kalmamıştır. Osmanlı’da matbaa devrimi olmadı. Hiçbir şekilde kitap basma ve saat kullanma meselesine yanaşmamışlardır. Mukaddes kitapların basılması halinde artık mukaddes olmayacağını ve saat kullanımına geçerlerse müezzinlerin otoritesinin ve eski usullerin kaybolacağını savunuyorlardı.”

Son söz: “İstanbul’un Müslüman Türkler tarafından fethedilmesi ve Fatih Sultan Mehmet Han’ın başarısı ile her zaman övünmeli ve gurur duymalıyız.”

Ahmet Akın

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

Ahmet AKIN
1950 yılında doğdu. Mersin İleri İlkokulu ve Mersin Ticaret Lisesinden sonra 1971 yılında Adana İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi İşletme bölümünden mezun oldu. Özel teşebbüste üretim planlama, pazarlama ve muhasebe departmanlarında görev yaptı. 1976 yılında Mersin’de Serbest Muhasebeci Mali Müşavir olarak çalışmaya başladı. Mali Müşavir ve Muhasebeciler Birliği Dernek çalışmalarında bulundu. 1990-1998 döneminde Mersin Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Başkanlığı görevini üstlendi. Mersin Üniversitesi Geliştirme Vakfı (MÜGEV), Mersin İdman Yurdu Spor ve Eğitim Vakfı (MİYSEV) ve Mali Müşavirler Eğitim Vakfı (MEV) kurucu üyesi oldu. Mersin Atatürkçü Düşünce Derneği, Mersin Tüccar Kulübü, Mersin Tenis Kulübü, Mersin Briç Spor Kulübü, Mersin Temiz Toplum Derneği, İçel Sanat Kulübü, Mersin İdman Yurdu Spor Kulübü, Mersin Kuvayı Milliye Spor Kulübü, SODEV, Mersin Ticaret Liseliler Derneği, Türkiye Muhasebe Uzmanları Derneği, Galatasaray Spor Kulübü, Yenişehir Briç Spor Kulübü ve 1972 yılından itibaren Cumhuriyet Halk Partisi üyesi. 2013 yılından beri de Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Meclis üyeliği görevini yürütmekte. Gazeteci-Yazarlığa devam ediyor. “Konular ve Görüşler” ile “Sözün Bittiği Yerdeyiz” isimli, İhracat Sektöründe Tekdüzen Muhasebe ve Kambiyo, Serbest Bölgeler, Maliyet Muhasebesi, Dış Ticaret İşlemlerinde Tekdüzen Muhasebe ve Kambiyo, İnşaat Sektöründe Tekdüzen Muhasebe ve Yapı Kooperatifleri konulu kitaplarım yayımlandı. Adana Yeminli Mali Müşavirler Odası üyesi üyesiyim. Halen Yeminli Mali Müşavir olarak Mersin’de faaliyet göstermekte. 1998-2008 döneminde TÜRMOB ve TESMER’de Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı. Evli ve Barış, Serdar ve Murat adlarında üç çocuk babası.

"Ne Mutlu Türküm Diyene" Spotify ve iTunes da Yayında!

"NE MUTLU TÜRKÜM DİYORUZ"

PH ANDROİD UYGULAMASI

PARLAMENTO HABER Android Uygulaması

En güncel haberlere PARLAMENTO HABER ile ulaşın

Canlı bildirim özelliği ile son dakika haberlerini kaçırmayın!

Google Play'den alın