SON DAKİKA

KAĞIT ÜSTÜNDE DEMOKRASİ

Bu haber 16 Ağustos 2020 - 14:10 'de eklendi.

Siyasal denetimin doğrudan doğruya halkın ya da düzenli aralıklarla halkın özgürce seçtiği temsilcilerin elinde bulunduğu, toplumsal ve ekonomik durumu ne olursa olsun tüm yurttaşların eşit sayıldığı yönetim biçimi. Tarifi çok kolay ama uygulaması çok zor bir yönetim sistemi demokrasi. Demokrasi, yüzyıllar boyunca insanlığın hep ideali olmuş, ancak günümüze değin genellikle bir hayal ürünü olmanın ötesine gidememiştir.

Özünde demokrasi eşitlik demek, adalet demek, özgürlük demek. Gelin görün ki bu idealler genellikle kağıt üzerinde kalıyor. Demokrasi halkın çoğunluğunun desteğini kazanan siyasî ekibin yönetme hakkına sahip olduğunu kabul eder. Ancak “çoğunluğun yönetme hakkı”nın “çoğunluk diktası”na dönüşmesi de kuvvetli bir olasılıktır. İşte bu noktada çoğulculuk,  çoğunluk baskısı ihtimaline karşı demokrasinin en önemli güvencelerinden biri sayılır. Bunun temel nedeni, toplumsal çoğulculuğun sivil haklar aracılığıyla güvence altına alınarak demokratik yoldan siyaseti etkilemesine izin verilmesinin tek bir grubun baskın çoğunluk hâline gelmesi olasılığını azaltacağının varsayılmasıdır. 

2014 yılının Ekim ayında ailece Boston’a gitmiştik. Kısa bir süre önce Tayyip Erdoğan yeni Cumhurbaşkanı seçilmişti. Kenyalı Müslüman bir taksi şoförü ile yaptığımız konuşma çok ilginçti. Erdoğan hayranı taksi şoförü aynen şunu söylemişti: “Erdoğan’dan sonra kimse Cumhurbaşkanı olmaya heveslenmesin. Yerine aileden birisinin gelmesi için çalışacaktır. Başkanlığı bırakmamak için her şeyi göze alacaklardır.” Aradan 6 yıl geçti, Kenyalı taksi şoförü haklı çıktı. Türkiye adeta din eksenli bir monarşinin egemenliğine girdi. Ne zaman kurtulur, nasıl kurtulur bilinmiyor. Elbette seçimle kurtulacak ama Ana Muhalefet Partisi Lideri Kılıçdaroğlu’nun söylediği gibi, sandık halkın önüne konulursa.

Türkiye “çoğunluk diktası” yönetimi ile karşı karşıya. Polisi, askeri, bekçisi, hakimi, savcısı, rektörü, vali ve kaymakamı iktidar partisinin içine yerleştirilmiş durumda. Kimsenin söz hakkı olmadığı gibi denetim hakkı da yok. Türkiye Büyük Millet Meclisi sizlere ömür. Eğer bunun adı demokrasi ise diğer rejimlerin adı ne oluyor merak konusu. 

Sadece bir devlet memuru olan Diyanet İşleri Başkanı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü lanetleme cesaretini gösterebiliyor ve kendisini bu göreve getirenler tarafından takdir ediliyorsa o zaman sözün bittiği yerdeyiz demektir. 

Bölücülük ve din siyasetini bayrak edinen baskıcı iktidardan kısa bir süre içinde kurtulamazsak korkarım ne Türkiye Cumhuriyeti kalacak ne de ülke. Yağmacılık ve yolsuzluk yaparak Türkiye’yi  iliklerine kadar sömürmekten bir türlü doymuyorlar.

Ahmet Akın

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

Ahmet AKIN
1950 yılında doğdu. Mersin İleri İlkokulu ve Mersin Ticaret Lisesinden sonra 1971 yılında Adana İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi İşletme bölümünden mezun oldu. Özel teşebbüste üretim planlama, pazarlama ve muhasebe departmanlarında görev yaptı. 1976 yılında Mersin’de Serbest Muhasebeci Mali Müşavir olarak çalışmaya başladı. Mali Müşavir ve Muhasebeciler Birliği Dernek çalışmalarında bulundu. 1990-1998 döneminde Mersin Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Başkanlığı görevini üstlendi. Mersin Üniversitesi Geliştirme Vakfı (MÜGEV), Mersin İdman Yurdu Spor ve Eğitim Vakfı (MİYSEV) ve Mali Müşavirler Eğitim Vakfı (MEV) kurucu üyesi oldu. Mersin Atatürkçü Düşünce Derneği, Mersin Tüccar Kulübü, Mersin Tenis Kulübü, Mersin Briç Spor Kulübü, Mersin Temiz Toplum Derneği, İçel Sanat Kulübü, Mersin İdman Yurdu Spor Kulübü, Mersin Kuvayı Milliye Spor Kulübü, SODEV, Mersin Ticaret Liseliler Derneği, Türkiye Muhasebe Uzmanları Derneği, Galatasaray Spor Kulübü, Yenişehir Briç Spor Kulübü ve 1972 yılından itibaren Cumhuriyet Halk Partisi üyesi. 2013 yılından beri de Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Meclis üyeliği görevini yürütmekte. Gazeteci-Yazarlığa devam ediyor. “Konular ve Görüşler” ile “Sözün Bittiği Yerdeyiz” isimli, İhracat Sektöründe Tekdüzen Muhasebe ve Kambiyo, Serbest Bölgeler, Maliyet Muhasebesi, Dış Ticaret İşlemlerinde Tekdüzen Muhasebe ve Kambiyo, İnşaat Sektöründe Tekdüzen Muhasebe ve Yapı Kooperatifleri konulu kitaplarım yayımlandı. Adana Yeminli Mali Müşavirler Odası üyesi üyesiyim. Halen Yeminli Mali Müşavir olarak Mersin’de faaliyet göstermekte. 1998-2008 döneminde TÜRMOB ve TESMER’de Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı. Evli ve Barış, Serdar ve Murat adlarında üç çocuk babası.

ATAM TV YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın.

"Ne Mutlu Türküm Diyene" Spotify ve iTunes da Yayında!

"NE MUTLU TÜRKÜM DİYORUZ"

PH ANDROİD UYGULAMASI

PARLAMENTO HABER Android Uygulaması

En güncel haberlere PARLAMENTO HABER ile ulaşın

Canlı bildirim özelliği ile son dakika haberlerini kaçırmayın!

Google Play'den alın
Do NOT follow this link or you will be banned from the site!