Sanırım Sayın GOLOĞLU’nu zerre kadar tarih bilgisi olan herkes tanır.
Trabzon Tarihi,
Atatürk İlkeleri ve Bursa Nutku,
Halifelik,
Erzurum Kongresi,
Sivas Kongresi,
Türkiye Cumhuriyeti,
Cumhuriyete Doğru,
Devrimler ve Tepkileri,
Tek Partili Cumhuriyet,
Milli Şef Dönemi adlı eserlerin yazarı.
Benim de Eğitim Enstitüsündeki öğrenciliğim sırasında hemen her hafta bir araya gelir,
O zaman ki Özgür Otel’in lokantasında yerimizi alır,
Çakır keyif olduktan sonra da önce Trabzon Kalepark ordu evi yolu üzerindeki yalnız yaşadığı evine gider, tepeye kadar dolu olan kitaplarını incelerdik.
İşte bu kitaplar da o zaman bizzat kendisi tarafından şahsıma verdiği kitaplardır.
“Dünya meşakkati” ve görevlerim hep il dışında olunca sadece öldüğünü duydum.
Nurlar içinde uyusun.
Mekânı cennet olsun.
Sonra da mezarını aramaya koyuldum.
Trabzon Merkez Sülüklü Mezarlığına gidip araştırdım ve mezarını buldum.
Bir Fatiha okudum.
Mezarı da rahmetli dedeme komşu imiş.
Trabzon Tarihi adlı kitabının 168. sayfasında; zamanın Trabzon Valisi Mahmut Nedim Paşa tarafından söylenen şu şiirini aldı.
Bir ehl-i nüfûza olup muttasıl
Sakın etme tağyir-i vaz’ı asıl
Şiar-ı dirâyet ü metânet budur
Ne çık başa evvel, ne sonra basıl
İyş ü işaretleri dünyada bu devletlilerin
Kuru bir tantanadır, cümle meali boştur
Yediği darbe-i enduh u gamı kendi bilir
Tablın âvâzesi amma ki ıraktan hoştur.
Ne demek mi istedi Mahmut Nedim Paşa 1800’lü yıllarda?
Bugün İstanbul’daki itiraz nedeniyle sayıma katılmayan kişilere cevap veriyor. Söz sahibi bir büyüğe yakın olup sakın tutum ve davranışını değiştirme. Becerik ve dayanıklılığın yolu, gereğinden önce başa çıkmamakta ve bu yüzden gereksiz ezilmemektedir. Devlet adamlarının gülüp söylemeleri kuru gürültüden ibaret ve tümden anlamsızdır. Çektiği üzüntüden yediği tokadı kendi bilir, ne var ki davulun sesi uzaktan hoş gelir.
Alaeddin Usta