Düşünelim… Bir toprak parçası üzerinde, binlerin, yüz binlerin, milyonların her şeyi bir ailenin, bir adamın, bir zümrenin iki dudağı arasında yaşıyorduk. Astığını asıyor, kestiğini kesiyorlardı. Tıpkı bugünkü gibi. Bir kişi, bir adam, yani tek adam. Sadece o biliyor, sadece o karar veriyor. Sarayları, hanları, hamamları da cabası. Saltanat diyorlardı adına....