KADININ ADI YOK

Yayınlama: 26.01.2020
2
A+
A-
1965 Pınarbaşı/Kayseri doğumlu. 1982 Kayseri Lisesi, 1986 Atatürk Üni. Ziraat Fakültesi mezunu. Nebraska Üni./ABD de master yaptı. 1987 yılında Mühendis olarak başladığı meslek hayatını Başmüfettiş olarak 2015 yılında noktaladı. Denetim anılarını topladığı “Aklımda Kalanlar” isimli bir bloğu bulunmaktadır.

    Ve bir ses yükseldi veda hutbesinden;

    “Kadınlar size Allah’ın emanetidir!”

    Sorun da, tam burada başladı işte.

    “Emanet…”

    Kadının ihtiyacı olan şey birilerine emanet edilmek değildi oysa…

    Erkek ile eşit haklara sahip bir birey olmaktı ihtiyacı olan şey.

    Köle olarak alınıp satılmamak, cariye olarak kullanılmamaktı.

    Dövülmemekti, itilip kakılmamaktı.

    Murat edilen şey kadına ilave bir koruma sağlamaktı mutlaka.

    Ama erkek egemen bir toplumda kadını erkeğe emanet etmek; kuzuyu kurda, ciğeri kediye emanet etmekten farksızdı.

    Etrafınıza bir bakın Allah aşkına…

    Bırakın bir bireyi, üç koyunu emanet etmeyeceğiniz yüzlerce erkek göreceksiniz.

    Ve bu erkekler, derhal sorumluluk üstlendiler.

    Emanete(!) sahip çıkma adına; kadını toplum içerisinden çekip eve kapattılar.

    Yetmedi, kara çarşafa, burkaya, peçeye sokup dünyadan soyutladılar.

    Yetmedi, onun yalnız başına seyahet etmesine, hatta kapı dışarı çıkmasına yasak getirdiler.

    Kasap vitrinindeki soğuk mezeden daha değerli olmayan üç kuruşluk beyinlerinde ürettikleri hastalıklı fikirleri topluma dayattılar.

    Örneğin biri; “Fıtratları farklı olan kadın ile erkeğin eşit tutulamayacağını” söyledi.

    Diğeri; “Kadının toplum içinde kahkaha atamayacağını…”

    Kendisine tasavvuf düşünürü diyen bir diğeri; “Hamile kadınların sokağa çıkmaması gerektiğini” belirtirken, öteki  çıtayı bir tık daha yükseltip; “Islahında etkili olmasına inanılması halinde, kadının kocası tarafından hafif olmak koşuluyla dövülebileceğini” ifade etti.

    Şimdi kafaya takmışlar evlilik yaşını.

    Neymiş?

    Gençler 30 lu yaşlardan önce evlenmiyormuş…

    Öyle ya; 9 yaşındaki kız çocuğu için evlenebilir fetvası veren bu kafa için 30’lu yaşlar çok geç.

    Sana ne kardeşim!

    Kim hangi yaşta evlenmek isterse o zaman evlenir.

    Veya hiç evlenmez.

    Ama dertleri ne biliyormusunuz?

    İstiyorlar ki her kadının başında, ona hesap soracak bir kütük olsun.

    Onu sokak ortasında dövüp, gerekçesini;  “o benim karım, size ne?” diye açıklayan bir kütük.

    “Ya benimsin ya kara toprağın.” diyen bir gerizekalı.

    Veya namus meselesi diyip, kızının gözleri önünde annesini bıçaklayan bir cani.

    Dertleri ne biliyormusunuz?

    Dertleri, öbür dünyada cennete giden erkeklere 70’er 70’er hediye olarak sunulacak olan kadınların bu dünyalarını da cehenneme çevirmek.

    xxx

    Pardon? Duyamadım…

    Zat-ı şahanelerinin pek sevgili kerimesinin de 31 yaşında evlendiğini mi söylediniz?

    Siz halen kendinizi saray sosyetesi ile bir tutuyorsanız, olan bitenden hiçbirşey anlamamışınız demektir…

    Mehmet Akif Bahadır

    Türkiye'nin siyaset, medya ve gerçekçi haberlerinin yer aldığı haber portalı