Değerli dostum, önemli bir yerel gazete sahibi; Harun YÜKSEL, Çankırı’da yayımlanan ve benim de yazarı olduğum “Anadolu’ya Tercüman” adlı gazetesinin 19 Ağustos 2019 tarihli nüshasının arka sayfasında KİMLER GAZETE OKUMAZ” başlıklı tüm sayfayı içeren bir yazı yazdı.
Kendisini kutluyorum.
Zira bu konuda üzgün olan birçok kişinin duygularına tercüman oldu.
Başta benim.
Zira okumanın bir kültür,
Sonra da ihtiyaç olduğunu defalarca yazdım.
08.08.2019 tarihinde: “Cahil Olmak Ne Güzel İnsan Her şeyi Biliyor.”,
10.08.2019 günü de: “Okuyan da Yazan da Umursamaz da Ondan” başlıklı birer yazı yazmış, bu konunun insan ve hatta insanlık tarihindeki yaralara işaret etmiştim.
Sevgili YÜKSEL, İç Anadolu’nun küçük ama çok şirin ilindeki okuyucu yetersizliğine bu şekilde dikkati çekmiş olması çok anlamlı ve yerindedir.
Kendisini yineleyerek kutluyorum.
Çankırı’yı çok bilmem.
Gazetenin kuruluşu nedeniyle Sayın YÜKSEL’e “Hayırlı Olsun” demek için gittim.
Hem de yanımda Çankırı kökenli kişilerle.
E. Albay Sayın Ali NERGİZ ve İş Bankası E. Yöneticilerinden Recep BÜYÜKYAVUZ ile.
Hem giderken, hem de gelirken Çankırı’yı onlardan dinleyerek.
Sadece dinleyerek mi?
Elbette iddia ettikleri cazibeleri yerinde görerek.
Çankırı denilince kirazın merkezlerinden biri olduğunu bizzat yaşayarak.
Kaya tuzu ve diğer tüm tuz çeşitlerinin merkezlerinden biri olduğunu görerek ve hatta tadarak.
Yapmayın tansiyonum var dediğimde de; “İşte tam sizin tuzunuz” demezler mi?
Ha bir de astımlılara çok yararlı olduğu tüm tıp çevrelerinde konuşulan tuz lambası, neredeyse piyasanın dörtte bir fiyatına.
Sayın YÜKSEL bu yazısında ne mi dedi?
Gazete okumayanları sınıflarken örneğin; Kırmızı ışıkta geçmeyi marifet sayanlar, bu memleketten adam olmaz diyenler, eski ve yeni devlet adamlarının adları sorulduğunda “ay dur hatırlıycam” diyenler, kaçak elektrik kullananlar, asker uğurlamasında arabanın camından beline kadar dışarı çıkmış olanlar vd.
Devamını bilmek isteyenlere gazeteyi tanıttım.
Var ol Sayın YÜKSEL.
Alaeddin Usta