Privacy Policy Page
SON DAKİKA

KANIKSAMA, VURDUMDUYMAZLIK BELKİ DE ÖLÜ TOPRAĞI SERPİLMİŞ

Bu haber 30 Haziran 2020 - 17:43 'de eklendi. Son Güncelleme14 Temmuz 2020 - 02:29

 Televizyon ve cep telefonlarının yaydığı bir sinyalin düşünme, yorumlama ve harekete geçme bölümlerini etkisiz hale getirdiğine inanıyorum. Toplumun neredeyse hiçbir şeye tepki göstermeyen, her şeyi doğal karşılayan, kırmızı çizgisi olmayan insanlardan oluştuğunu görüyorum. 

Sahte, bozuk kanserojen gıda ürünlerine tepki gösterildiğini, protesto edildiğini duydunuz mu? Sahte ve bozuk gıda satmaktan; tarım ilaçlı hileli bal satmaktan ceza alamı duydunuz mu? Ben 65 yaşındayım ve bugüne kadar duymadım. ‘’Para kazanmak için her şey mübahtır’’ anlayışı topluma kök salmış. Sahte rakıdan onca insan ölür, onca insan kör olur. Fakat akşamcılar bile sokağa çıkmadı. 

 İstanbul’da birden fazla sokağa itfaiye, beş yüzden fazla cankurtaran giremiyor, kimse umursamıyor. (Çocukluğumda doğru kelimeyi cankurtaran kelimesini kullanırdık. Ambulance, Özal döneminde geldi). Bursa’da bir dostumun oturduğu on bir katlı binada asansör yok.  Müteahhit inşaat alanının eğiminden faydalanmış, 6. Kat girişi arka sokağın seviyesinde. Müteahhit kurnaz onu anladık. Peki belediye? Projeyi onaylayan fen işleri, yerlerini müteahhide veren yer sahiplerine ne demeli? 

Çıkmaz sokak olur ama iki ucu kapalı sokak olur mu? Bursa’da olur. Sokağın bir ucunda küçük merdivenle inilen çıkmaz sokağın çıkar tarafına, kullanılan yola bina dikilir. Şu anda bu sokağa hiçbir taşıt giremiyor. Üstelik yol olarak kullandıkları yola bina yapıldı. Şimdi merdivenlerden yola iniyorlar. Bulundukları sokağa ne itfaiye, ne de cankurtaran girebiliyor.

Bursa’da bir inşaatın temellerinin hesapsız, tedbirsiz kazılması yüzünden üç evde çatlamalar ve toprak kayması olmuş. Ev sahipleri feveran içindeler. Ortada ne inşaat firması yetkilileri var ne de bu inşaata izin veren belediye yetkilileri ortada yok.  Sade o mu? Mahalle muhtarı da ortada yok. Ne de olsa maaşlı. Ne olur ne olmaz, fincancı katırlarını ürkütmemek lazım. Mahallenin sorunlarına sahip çıkacağım diye maaştan olmamak gerekir.

 İstanbul’da da aynı durumda, yedi katlı ve on dört daireli bir apartman yanına kazılan inşaat temeli yüzünden çöktü. Oturanlar kendilerini günlük kıyafetleriyle dışarı zor atmışlar. Apartman sakinleri ağlıyorlar. Hiçbir eşyalarını kurtaramamışlar. Hepsi sokakta kalmış. Kendilerine yardım edecek hiçbir kurum yok etrafta. İnşaat firması yok. İnşaat iznini veren ama kontrol etmeyen İ.B.B.’de yok.

 Belediye yetkilerinin ortada olmaları da çok doğal. Belediyeleri, siyasal partileri finanse eden inşaat firmaları ve müteahhitler olunca, belediye meclis üyelerinin çoğu inşaat firmalarının temsilcisi ve taşeron firma yetkilisi olursa bu görüntüler çok normal. Sit alanları, yeşil alanlar inşaata açılır. Adamına göre inşaat izinleri verilir. Bu ilkelik sürüp gider. Vatandaşlarımızda bu yapılanları normal karşılar. Susar. Konuşanda mahalle kahvesinde konuşur.

Kentsel dönüşüm maskaralığı sürüyor. Belli semtlerdeki sağlam evler yıkılıp, yenisi yapılıyor. Yapılan daireler pahalıya satıldığı için müteahhitler karda. Yasa depremde yıkılacak yerlerdeki evler için çıkardı ama yetkililerin göz yummasıyla seçkin semtlerde kentsel dönüşüm uygulanıyor.

Kadıköy’ün seçkin bir semtinde kentsel dönüşüm adı altında yapılan inşaatlara malzeme taşıyan damperli bir kamyon geri geri gelirken yaya kaldırımında yürüyen genç bir kızı ezdi. Olur böyle kazalar derken, bir başka damperli kamyona yüklenmiş ytonglardan iki paket yolda yürüyen orta yaşlı bir kadının üzerine düşmüş. Kadın ölmüş. Tabi ki kaza. Gerçi bazıları benim gibi ‘’Ytong paletleri iple sağlam bağlansa bu yaşanmazdı’’ diyecekler ama siz kulak asmayınız. “Tedbir almak, almayanları cezalandırmak, ehil olmayan eğitimsiz insanları direksiyona oturtmamak medeni ülkelere özgü” bize uymaz. 

 En hoş haber damperi açık unutulan kamyonların sık sık üst geçitlere çarpmaları. Her ay böyle bir haberi TV’den izliyoruz. Kimse kendine sormuyor. Ben ‘’Arabamın tekerleklerinden birisinin lastiği çok inikse sürerken fark ediyorum. Açık unutulan damper nasıl fark edilmez’’.

 Gerisi şansa kalıyor.  Üst geçit sağlamsa, üzerinde kimse yoksa aracın hızı düşükse ölü ve yaralı sayısı değişiyor. Bunlar da kaza. Vatandaşlar kendi canları yanana kadar susuyorlar, sorgulamıyorlar. Tepki göstermiyorlar.  ‘’Kaza’’ diyip geçiyorlar. Yetkililerde kaza kelimesini seviyor. Bu kelimeye sığınıyorlar.  Bu kazaları yapanlara cana ve mala kıyanlara verilen cezalar çok gülünç olduğu için, çoğu ya para cezasına çevriliyor veya ertelendiği için yeni kazalar yapmaya devam ediyor.

 Suçlu kim derseniz bu haberleri veren TV’ler. İnşallah Kuzey Kore’de ki sistem gelirde böyle haberleri, katliamları, trafik kazalarını, yolsuzluk iddialarını dinlemekten kurtuluruz. Sadece ebedi lideri ve onun uygun bulduğu haberleri dinleriz. Böylelikle ne kadar mutlu bir memlekette yaşadığımızı anlarız.

 Belediyeler uygun gördükleri her yere siteler, plazalar yapılmasına izin verirler. Siteler biter, plazalar hizmete girer. Trafik içinden çıkılmaz hale gelir. Kavşak yapılmasına karar verilir. İnşaat sürerken millet canından bezer.

Sorgulamayan vatandaşların yaşadıkları bir ülkede işlerin normal gitmemesine hiç şaşırmayalım.

Bu yazıyı 2017 yılında yazmıştım. Kafanızı kaldırıp etrafınıza bir bakın, değişen bir şey var mı?

Ekrem Hayri Peker

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

Ekrem Hayri Peker
Ekrem Hayri Peker[email protected]
Kimya mühendisi, araştırmacı yazar, STK yöneticisi. 2 Ekim 1954 tarihinde Bursa / Mustafa Kemal Paşa’da doğdu. Anadolu Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümünü bitirdi. TUBİTAK veri tabanına kayıtlı, “Teknoloji tabanlı Başlangıç Firmalarına Özel İş Geliştirme” mentörü, C Grubu iş Güvenliği uzmanı olarak Nano kimyasalların tekstil materyallerine uygulamalar konusunda üniversitelerde konferanslar verdi. İngiltere ve Pakistan’daki üniversitelerin düzenlendiği sempozyumlara çağrıldı. Gönderdiği bildiriler kabul edildi.Halen Bursa’da ikamet ediyor ve Tekstil Araştırmaları Derneği başkanlığını yürütüyor. Evli ve iki çocuk babasıdır. İyi derecede Özbekçe, orta derecede Rusça, biraz İngilizce biliyor.

ATAM TV YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın.

"Ne Mutlu Türküm Diyene" Spotify ve iTunes da Yayında!

"NE MUTLU TÜRKÜM DİYORUZ"

PH ANDROİD UYGULAMASI

PARLAMENTO HABER Android Uygulaması

En güncel haberlere PARLAMENTO HABER ile ulaşın

Canlı bildirim özelliği ile son dakika haberlerini kaçırmayın!

Google Play'den alın
Do NOT follow this link or you will be banned from the site!