SON DAKİKA

HAMASETİ BIRAKIN GERÇEKLERLE YÜZLEŞİN

Bu haber 25 Ocak 2018 - 15:36 'de eklendi ve 170 kez görüntülendi.

Uzun vadeli stratejiler ortaya koyabilmek çok önemlidir.

Amerika Birleşik Devletleri’nin tüm dünyada olduğu gibi bölgemizde de, kendi çıkarlarını
koruma doğrultusunda her türlü işi yapabileceği bilinen bir gerçektir. Gerek ABD ve
gerekse Avrupa Birliği, bölgesinde güçlü bir Türkiye’yi hiçbir zaman için istemezler. PKK
belasının da bu ülkeler tarafından başımıza sarıldığı bilinmektedir. PKK’ya sağlanan
ekonomik, siyasal ve mali desteğin kaynakları ortadadır.

Son günlerdeki gelişmelere baktığımız zaman ABD’nin PKK/YPG desteğini arttırarak
devam edeceği anlaşılıyor. AKP İktidarı’nın seçim dönemlerinin altı boş süslü sözlerinin
hiçbir işe yaramadığı görülmektedir. Dış politikada başarılı olmanın koşulları iç politikaya
hiç benzemez. Uzun vadeli stratejiler ortaya koyabilmek çok önemlidir. Günübirlik
kararlarla dış politikayı yürütmeye çalışırsanız duvara toslamanız kaçınılmaz olur.

İktidarın, 2011 yılında başlayan hatalı Suriye politikası bugün içte ve dışta
yaşanan sorunların temel kaynağıdır. Hala, yanlış politikalarda ısrar edilmesi
kabul edilemez. Dış ilişkilerde mezhep anlayışını öne çıkarmak telafisi olanaksız
sonuçlar doğurabilir. Esat bir zorbadır. Kaddafi’de öyleydi, Saddam da. Kabul
etsekte etmesekte bugün Suriye’nin Devlet Başkanı Esat. AKP Hükümetinin
Suriye ile görüşmelere başlaması her iki ülkenin de çıkarınadır. Belki de gizlice
görüşüyorlardır.

Dış politikada ebedi dostluk diye bir şey yoktur. Karşılıklı çıkarlar vardır. Dış politikanın
belirlenmesinde ekonomik ilişkilerin önemi inkar edilemez. Tarihsel dostluklar olan
ilişkiler de bile karşı taraf sizi paranızın değeri kadar önemser. İstikrarlı bir devlet olarak
ayakta durabilmek tüm dünyada giderek zorlaşmaktadır.

Türkiye toplumsal dokusuyla güçlü bir ülkedir.

Dışarıya karşı caydırıcı olabilmek kendi içimizdeki birlik ve bütünlüğümüze bağlıdır. Türk Ulusu’nun vazgeçilemez iki temel
özelliği vardır. Bunlardan birincisi Müslümanlık, ikincisi de Çağdaş Atatürk
Cumhuriyeti’ne bağlılığıdır. Her ikisini de birbirinden güç alarak yaşamaya çalışır.
Bu dengeyi bozmaya kalkışırsanız işler karışır.

Suriye’de bugün gelinen noktada işler daha da karıştı.

İdlip, Türkiye’nin destek verdiği Cihatçıların merkez üstü. Suriye Ordusu oraya doğru ilerliyor. Afrin ise hainlerin yuvası.
Sınırdan top atışlarıyla PKK/YPG ile mücadele edemezsiniz. Ya Suriye ile ortak hareket
edin ya da sınır güvenliğinizi sağlayıp elalemin işine karışmayın.Türkiye’nin Suriye’de
kalıcı olarak yerleşme planı varsa onu bilemem.
Dış politikada temel prensiplerimizden birisi, ülkemizin bağımsızlığını her şeyin üstünde
tutarak, diğer ülkelerin dış politikalarından ve yönetim sistemlerinden etkilenmeden, siyasi ve ekonomik bağımsızlığımızın korunmasına önem vermek olmalıdır.

birinci öncelik

Türkiye,dünyadaki siyasi ve ekonomik gelişmeleri göz önünde bulundurarak,
gerçekleştirmeyi amaçladığı hedeflere yönelmelidir.
Devletlerarası sorunların hukuki yollardan, diplomasi yoluyla ve eşitlik ilkesi ile
çözülmesini benimsemek birinci öncelik olmalıdır. Türkiye’nin sorun yaşayan komşu
ülkelere akıl hocalığı yapmak yerine, acemi ve inatçı davranarak, her an tutuşmaya
hazır Suriye cehennemine balıklama dalması, bölgenin karmaşık yapısını tam olarak
kavrayamadığını göstermektedir.

Ortadoğu’da her zaman zeminin kaygan ve oyuncuların kaypak olduğu unutulmamalıdır.

Ahmet AKIN

Parlamentohaber/Korku yok!

PH ANDROİD UYGULAMASI

PARLAMENTO HABER Android Uygulaması

En güncel haberlere PARLAMENTO HABER ile ulaşın

Canlı bildirim özelliği ile son dakika haberlerini kaçırmayın!

Get it on Google Play