BAŞIMIZA GELENLER

Yayınlama: 19.01.2019
Düzenleme: 19.01.2019 00:54
9
A+
A-

Her ne kadar bela ararsak başımıza gelenlerden ötürü.

Unutulmamalıdır ki başımıza ne geldi ise bizden ötürü.

Düşünmeden hareket edersek,

İncelemeden dalarsak,

Öğrenmeyi reddedersek,

Okumaya muhalefet edersek,

Okumayı ve okuyanı tali vatandaş olarak görürsek, unutulmamalıdır ki bedelini sonunda hep biz öderiz.

Zira iş başa düşünce yalnız olduğumuzu anlarız.

İşte o zamana kadar reddettiklerimiz,

Aşağıladıklarımız,

Küçümsediklerimiz,

Hep kuşbakışı baktıklarımız en çok ihtiyaç duyduklarımız olacaktır.

Bunların başında da elbette okumak gelecektir.

Yani cehalet,

Yani eğitimsizlik,

Yani bilgisizlik,

Yani inançsızlık ki burada din inancından bahsetmiyorum.

Yani güvensizlik,

Yani hep “ben bilircilik” ki esasında cahil ve eğitimsiz insanların yaşam biçimidir.

Bu yazdığım olumsuzluklar;

Önce bölgemize,

Sonra da bizim insanlarımıza ait vasıflardır.

Yani biz bölgemizden ayrı değiliz.

Zaten dünyanın birçok ülkesi de izi böyle değerlendirmektedir.

O zaman rahmetli Vali’m İsmet METİN’in ifadesiyle “Yapacak çok işimiz var” demektir.

Bu olumsuzlukları ortadan kaldırmak için olmazsa olmaz şartımız mukayeseli ama çok iyi okumak gerekir.

Tarihimizi adımız gibi bilmemiz gerekir ki; “Tarihini bilmeyen milletlerin coğrafyasını başkaları çizer.”

Biz de bugün bu durumda değil miyiz?

Dünya hayatının hangi döneminde biz İran’la dost olduk?

Dünya hayatının hangi döneminde biz başta Arap ve sonra da İslam devletleriyle dost olduk?

Bilen varsa beri gelsin.

O halde bu Arap ve Arapça sevdası niye?

Alaeddin Usta

Türkiye'nin siyaset, medya ve gerçekçi haberlerinin yer aldığı haber portalı