SON DAKİKA

CHP’nin yol haritası ‘merkez’i gösteriyor

Kılıçdaroğlu’nun CHP’yi merkezde tutmaya gayret eden siyaseti, kurultay ile bir kez daha perçinlendi. Batıda ve büyükşehirlerde

Bu haber 31 Ağustos 2017 - 9:26 'de eklendi. 105

YAŞAR AYDIN [email protected] @yasaraydinnn

Adalet Kurultayı kadim tartışmayı tekrar alevlendirdi: “CHP ne zaman sol olacak?” Gerek Adalet Kurultayı’ndan çıkan mesaj gerekse kurultay boyunca yaşananlara dair sol pencereden önemli eleştiriler yapıldı. Bu eleştirilerin önemli bölümünü kurultaya katılan CHP kitlesi de destekliyor. Bununla birlikte eleştirilerin CHP Genel Merkezi’ne etki yapması çok olası değil. Çünkü Adalet Kurultayı ile CHP, oldukça uzun bir süre önce kendine yol haritası belirlemiş ve bunu hayata geçirmeye çalışır görüntü verdi.

İstikrarlı ve kesintisiz
Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, 2011 seçimlerinden sonra istikrarlı biçimde CHP’yi merkezde tutmaya gayret eden bir siyaset izledi. Neredeyse tüm üyelerinin aktif olarak katıldığı Gezi Direnişi’ni bile bu anlayışla değerlendirdi. Bu anlamı ile gerek TBMM çalışmalarında, seçimlerde aday belirleme süreçlerinde gerekse anlık gelişen siyasal gelişmelere karşı bu duruşunu bozmadı. Bu anlamıyla da istikrarlı bir hat tutturduğunu söylemek mümkün.

Hedefi Erdoğan’ı durdurmak
Kemal Kılıçdaroğlu ve yakın çalışma arkadaşlarının uzun süredir yürüttükleri hattı bir taktik olmaktan çıkarıp strateji haline getiren süreç ise Başkanlık Referandumu ile sonlandı. Kılıçdaroğlu, her türlü seçim başarısı için toplumun en az yarısının desteğine ihtiyaç olduğu gerçeği ile CHP’nin durduğu noktayı biraz daha belirgin ve en azından orta vade için kalıcı hale getirmeye yöneldi. CHP Genel Merkezi’nde bu anlamıyla kafalar çok net: “Erdoğan, ancak toplumun yarısından bir fazlasının oyu alınarak durdurulabilir.”

CHP’nin sağa ya da merkeze doğru yönelen siyasetine dair bir eleştiri de asla sağ seçmenden istediği oya ulaşamayacağı, doğal olarak da iktidara gelemeyeceği noktasında. Genel Merkez’de veya Kılıçdaroğlu’nun çalışma arkadaşlarıyla konuşunca bu gerçeğin farkında olduklarını anlayabiliyorsunuz. O zaman “neden bu yolda ısrar ediyor” sorusu akla geliyor.

İkinci tercihlerin partisi
Bu sorunun yanıtını hem Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları ve temaslarında hem de Genel Merkez’de konuşulanların satır aralarında bulmak mümkün. CHP, Erdoğan’ın mutlak etkisi altında olan kesimin dışında herkese ulaşmayı hedefliyor. İlk tercihleri CHP olmayan seçmenler Kılıçdaroğlu’nun gerçek hedef kitlesi.

Genel Merkez’de konuştuğumuz bir yöneticinin sözleriyle “hedef ‘asla CHP’ye oy vermem’ diyenlerin sayısını azaltmak.” Kuşkusuz CHP’nin bu tercihinde iki turlu olması muhtemel olan başkanlık seçiminin de doğrudan etkisi var. CHP, önümüzdeki dönem sadece odağını mütedeyyin ve milliyetçilerle sınırlı tutmayıp Kürtlerin de ikinci partisi olmayı deneyecektir. Bu anlamda CHP’nin, hem yerel hem de genel seçimlerde başkanlık seçiminin ikinci turunu hesaba alan bir siyaset izleyeceğini şimdiden söylemek mümkün.

Bu konuda bir noktanın daha altını çizmek lazım. CHP’nin bir dönemdir sürdürdüğü ama önümüzdeki dönem derinleştireceği bir konu da AKP ve Erdoğan’ı ayırma stratejisi olacak gibi görünüyor. 7 Haziran sonrasında başaramadığı AKP’yi Erdoğan’dan kurtarma girişimlerine belli ölçüde devam edecek.

Sol ve Akşener tehdit olarak görülmüyor
CHP’nin izlediği siyasal hatta yönelik sol seçmenin itirazlarına gelince… Erdoğan tehdidini en yakıcı olarak hisseden seçmen hiç kuşkusuz ki sol. CHP, Erdoğan karşısında sol seçmenin çaresiz olduğunu biliyor.

Bu aralar CHP’den Akşener’e kayabilecek, ya da CHP’nin beklediği sağ oyların Akşener’de toplanabileceği konuşuluyor. CHP’nin yerel ve Başkanlık seçiminde Akşener’in kuracağı partiyle özel bir diyalog kanalı açacağı çok açık. Milletvekilliği seçimlerinde Akşener’e kayabilecek 2-3 puanlık oy CHP açısından bugün için sorun olmaktan uzak. Diğer iki alanda kurulacak işbirliği böyle bir riski ‘karşılanabilir’ hale getiriyor.

Alkışları Alper Taş aldı ama…
Adalet Kurultayı’nın belki de en ilgi gören konuşmasını ÖDP Başkanlar Kurulu Üyesi Alper Taş yaptı. Konuşma sonrasında CHP’li seçmenin ilgi odağı olmaya devam eden Taş, esas olarak sol bir partide olması gereken siyasal hattı birkaç maddede özetledi. Soyut tartışılan adalet ve özgürlük kavramlarını bir anlamıyla hayatın içine çekti.

CHP’nin solcu kitlesinin takdirini kazanan bu konuşmanın içeriğine dair parti yönetiminin aynı fikirde olmadığını söylemek mümkün. Ekonomideki tercihleri, Batı ile tanımlanan ilişki düzeyi, Ortadoğu politikaları, Türkiye’nin içinde bulunduğu sorunlara karşı ürettiği çözümler CHP’nin dışındaki sol siyasetlerden farklı. Hatta CHP tabanı için varlık yokluk anlamına gelen ve AKP karşısında temel bir mücadele alanı olan laiklik bile ‘inanç özgürlüğü’ noktasına geri çekilmiş durumda. CHP’de Türkiye’de var olan ana siyasal eğilimlerin ortalamasının sağa doğru çekilmiş halini izleyeceğiz.

CHP bu çizgiden geri çekilmez
Kemal Kılıçdaroğlu’nun özellikle son dört yıldır yürüttüğü bu çizgiden vazgeçmesi mümkün görünmüyor. CHP Genel Merkezi, başta yerel seçimler olmak üzere bu çizginin batı illerinde ve büyükşehirlerde başarılı olduğunu düşünüyor. Bu ‘başarılı’ siyaseti de derinleştirme çabasında.

Şu kadarını söyleyerek bitirelim; CHP dışındaki sol odakların ya da CHP içindeki solcu isimlerin önümüzdeki döneme dair önermelerini, birkaç yıldır izlenen bu hattın parti içerisinde ve genel başkan üzerindeki güçlü etkisini kabul ederek yapması gerekecek.

"Ne Mutlu Türküm Diyene" Spotify ve iTunes da Yayında!

"NE MUTLU TÜRKÜM DİYORUZ"

PH ANDROİD UYGULAMASI

PARLAMENTO HABER Android Uygulaması

En güncel haberlere PARLAMENTO HABER ile ulaşın

Canlı bildirim özelliği ile son dakika haberlerini kaçırmayın!

Google Play'den alın