SON DAKİKA

Adalet Kurultayı’nda 2. gün

Adalet Kurultayı ikinci gününde birçok konu başlığı altında yapılan tartışmalarla sürdü. 57. Alay Vefa Yürüyüşü parkurunu

Bu haber 28 Ağustos 2017 - 9:40 'de eklendi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Adalet Kurultayı’nın ikinci gününde sabahın ilk saatlerinde kamp alanından Conkbayırı’na yürüdü. 57. Alay Vefa Yürüyüşü parkurundan Conkbayırı’na çıkan Kılıçdaroğlu, Atatürk Anıtı’na adalet çelengi koydu, saygı duruşunda bulundu, gazetecilere açıklamalar yaptı.

Adalet Kurultayı’nın ikinci gününün sabahında Kocadere kamp alanında partililere, 57’nci alayın son yemeği olan kırık buğday çorbası ve hoşaf ikramı yapıldı. Geceyi, Adalet Kurultayı’nın yapıldığı Kocadere kamp alanındaki karavanda geçiren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da, saat 05.30’da ikramın yapıldığı standın başına geldi. Bir bardak kırık buğday çorbası ve bir bardak da hoşaf alan Kılıçdaroğlu, her yıl 25 Nisan sabahı binlerce izcinin yer aldığı 57. Alay Vefa Yürüyüşü güzergahında yürüdü.

6 kilometrelik yolu katettikten sonra Conkbayırı’na ulaşan Kılıçdaroğlu, burada bulunan Atatürk Anıtı’na, üzerinde ‘Adalet’ yazılı bir çelenk bıraktı.

‘Huzur içinde yaşamalıyız’
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu burada gazetecilere yaptığı açıklamada, şunları söyledi: “Gazi Mustafa Kemal Atatürk onlara, ‘Ben size taarruz etmeyi değil, ölmeyi emrediyorum’ dedi ve 57’nci alay bu topraklarda son buldu. Hayatını bu topraklar için verdiler. Onlar bize güzel bir Türkiye’yi emanet ettiler. Bu güzel Türkiye’de hepimiz birlikte yaşamalıyız ve bu güzel Türkiye’de hepimiz huzur içinde yaşamalıyız. Adalet Kurultayımızın teması da budur.”

Kadınlar ve gençlere çağrı
Kılıçdaroğlu, daha sonra da Adalet Kurultayı kapsamında çalıştayların yapıldığı çadırlarda kadınları ziyaret etti. Kadınlara çağrı yapan Kılıçdaroğlu, “Sizden sadece bir isteğim var; daha fazla siyasette yer alın. Daha fazla kararlı olun. Daha fazla mücadele edin. Beklemeyin birisi bize alan açacak diye. Kendiniz mücadele edin. Sizlerin mücadelesi bu toplumun mücadelesi olacak. Sizin mücadeleniz demokrasi mücadelesi olacak” dedi.

‘Uluslar arası Sosyalist Gençlik Örgütleriyle Söyleşi’nin yapıldığı Gençlik Çadırı’nı da ziyaret eden Kılıçdaroğlu, “Gençlerin ve kadınların daha fazla, daha güçlü siyasete ilgi göstermelerini istiyorum. Gençler, ‘Şu kenara çekilse de bize biraz alan yaratsa’ diye beklemesin. Hayır, alanı siz kendiniz yaratacaksınız. Birileri size altın tabak içinde, siyaseti ikram etmez. Siyaseti siz kendiniz mücadele ederek alacaksınız” diye konuştu.

Hafıza Sokağı’nı açtı
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ardından da Adalet Kurultayı kapsamında sabah bölümünde düzenlenen ‘Seçimde Adalet’ konulu panele dinleyici olarak katıldı. Kılıçdaroğlu, paneli izledikten sonra, Türkiye’de yaşanan önemli olayların yazılı ve görsel olarak sergilendiği, yaşanmış adaletsizliklerin hatırlatıldığı, ‘Hafıza Sokağı’nın açılışını gerçekleştirdi.

Geçmişte yaşanan büyük adaletsizliklerden örneklerin Hafıza Sokağı’nda görüleceğini belirten Kılıçdaroğlu, “Adaleti sadece kendimiz, bu toplantıya, kurultaya katılanlar için değil, 80 milyon için adalet istiyoruz. Umarız Türkiye’de bu tür adaletsizlikler bir daha hiç olmamış olur. Hep birlikte açalım, hep birlikte gezelim, hep birlikte üzülelim ve hep birlikte geleceğe umutla bakalım. Çünkü bu tür adaletsizlikleri ülkede istemiyoruz” dedi.

***

‘Kabataş’çılar karalama peşinde’

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, Adalet Kurultayı’nın ikinci gününde değerlendirme yapmak üzere basın toplantısı düzenledi. Kurultayın bayram havasında sürdüğünü ve ilgiden memnun olduklarını söyleyen Tezcan, Kurultay’ın ilk iki gününde 33 alt konuda adaleti tartıştıklarını söyledi. Tezcan, “Yaklaşık 30 bin kişinin günlük sirküle olduğu bir çalıştay yapıyoruz. 30 bin kişiye yemek servisi yapıldı. Herkes bütün etkinlikleri büyük bir ilgiyle takip ediyor. Dinamik bir biçimde kurultay beklediğimizin üzerinde bir etki yapmaya ve ilgi görmeye baladı. Bu da bizi oldukça mutlu ediyor” dedi. Tezcan, AKP Grup Başkanvekili Bülent Turan’ın Kurultay alanında içki içildiğine dair “Kimin ne içtiğinde değiliz, ama hiç olmazsa mekanın hatırası için şehitlikte yapmasaydınız. Ayıptır, yazıktır” şeklinde yaptığı paylaşıma da yanıt verdi. Kurultay’a büyük ilginin ‘belirli çevreleri’ rahatsız ettiğini söyleyen Tezcan, “Gezi direnişi itibarını düşürmek için ‘Kadıköy’de türbanlı bacımıza saldırdılar’ diye yalan uydurmuşlardı. Arkasından ‘camide içki içildi’ yalanıyla ortaya çıktılar. Onun da yalan olduğu anlaşıldı. Şimdi aynı dil, aynı üslupla, aynı iftiralarla Adalet Kurultayı’nı karalama peşindeler” dedi.

***

‘Üretici iktidar yüzünden kıskaçta’

CHP’nin Çanakkale Kocadere Kamp Alanı’nda düzenlediği Adalet Kurultayı’nın ikinci gününde Bitkisel Üretimde Adalet Çalıştayı düzenlendi.

Tarımda adaletsizliğin anlatıldığı çalıştayın moderatörlüğünü CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal yaparken, Ziraat Mühendisleri Odası’ndan Özden Gündör, İbrahim Demram, Ferdan Çiftçi, Semih Karadeniz, Hayati Tosun, Gıda Mühendisleri Odası’ndan Yusuf Songül, Petek Ataman, Çiftçi-Sen’den Adnan Çobanoğlu, Köy-Koop Birliği’nden Erol Akar ve Erdoğan Kantürer konuşmacı olarak yer aldı. Çukurova, Doğu Anadolu Bölgesi, Karadeniz Bölgesi, Marmara Bölgesi, İç Anadolu Bölgesi, Trakya ve Ege Bölgesi’nden örgüt temsilcilerinin de yer aldığı çalıştayda Türkiye’nin tarımda yaşadığı sorunlar ve bu sorunların olası çözüm yolları tartışıldı.

‘Tarım girdileri kartellerin elinde’
Mevcut siyasal iktidarın ve saray rejiminin Türkiye topraklarında yaşayan insanların tarım yapmasını istemediğini ifade eden Sarıbal, “Şu anda tarımdaki bütün girdiler, çok uluslu şirketler ve karteller tarafından yönetiliyor. Yabancı yatırımcılar ve yerli iş birlikçilerle beraber üretici ne üretimde ne de tüketimde fiyatı belirleme olanaklarına sahip” diye konuştu.

‘Sorun teknik değil’
Üreticinin Türkiye’de kıskaca girdiğini dile getiren Sarıbal, şunları söyledi: “Türkiye’de üreticinin kıskaca girmesinin en temel nedeni, siyasal iktidarın ta kendisidir. Sorun ekonomik ve teknik değildir. Üretici, iş gücü vardır ama olmayan bir şey var o da tarım politikasıdır. Var olan tarım politikası şirketlerden, yabancı ülkelerinden çiftçisinden ve ithalattan yanadır. ‘Milli tarım projesi’ denilen ve benim ‘tarımda son çöküş projesi’ dediğim proje ile artık küçük üretici tamamen tasfiye edilecektir. Buna bir ‘dur’ dememiz gerekiyor.”

ATAM TV YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın.

"Ne Mutlu Türküm Diyene" Spotify ve iTunes da Yayında!

"NE MUTLU TÜRKÜM DİYORUZ"

PH ANDROİD UYGULAMASI

PARLAMENTO HABER Android Uygulaması

En güncel haberlere PARLAMENTO HABER ile ulaşın

Canlı bildirim özelliği ile son dakika haberlerini kaçırmayın!

Google Play'den alın
Do NOT follow this link or you will be banned from the site!