Erdoğan’ın teşkilata eleştirileri bir süredir kulislerin en önemli konusu. Bu süreçten “2002’ye dönüş” çıkmasını bekleyenler de

YAŞAR [email protected]@yasaraydinnn
AKP hafta başında 16. yaşını kutladı. Genel Başkan Tayyip Erdoğan’ın kutlamada yaptığı bir saati aşkın konuşmasında bir kez daha örgütüne özel bir yer ayırdı. Erdoğan tarafından AKP örgütüne her konuşmada verilen mesajlar doğal olarak Ankara’nın en önemli gündemi olmaya devam ediyor. Üstelik bu, sadece Ali Bayramoğlu, Abdülkadir Selvi, Elif Çakır gibi gazetecilerin ya da Selçuk Özdağ gibi AKP’li politikacıların değil milletvekillerinden, il ilçe örgüt yöneticilerine kadar herkesin konuştuğu tek konu durumunda.
Örgüt kaynıyor
Erdoğan’ın ifadelerini ısrarla aynı tonda yenileme vurgusunun altında “Örgüt içinde bir direnç mi var?” sorusunu akla getirdi. Biz de bunu sayıları az kalsa da hâlâ görüş bildirmekten çekinmeyen AKP’lilere sorduk. Onlara göre örgüt içinde yaşanan gerilimin kaynağı değişim değil ‘belirsizlik.’ Kriteri olmayan, hedefi belirlenmeyen bir şekilde devam eden ‘değişim’ vurgusu örgütte tedirginliğe ve güvensizliğe yol açıyor. Yıllardır AKP içinde politika yapan bir isim “İki ay sonra parti içindeki durumunu göremeyen insanlar nasıl programlı çalışsın” serzenişi örgütün ruh halini en iyi anlatan ifadelerden biri.
Kendisi hariç herkes yorgun
Erdoğan’ın örgüt içine yaptığı eleştirilerde öne çıkan vurgu “metal yorgunluğu” oldu. 15 yıldır partinin neredeyse tek belirleyicisi olan, önemli bir kısmında fiilen başkanlık yapan bir isim son dört aydır sürekli örgütünden yakınıyor. Bu yakınmanın arkasında kuşkusuz 2019 yılında yaşanacak iki seçim var. Erdoğan, bu süreci sadece kişisel desteği ve kamu gücü ile aşamayacağının farkında. Var olan halinden daha genişlemiş bir örgüte ihtiyacı var. Erdoğan bu konuda net. Ama yol ve yöntem konusunda bir netleşme yok. Üstelik bu konuda sorunun sadece örgütte olmadığını da düşünenler de var. Eski bir il başkanının “Yeni bir şey üretilmiyor. Bunun suçlusu biz değiliz” sözleri meseleyi özetliyor.
Yeni ittifaklara yer mi açacak?
Erdoğan’ın örgüt içinde yapacağı değişimi kamuoyu önünde tartışması çok alışık olunan bir durum değil. Erdoğan bugüne kadar tam tersi bir yol izleyerek tüm tartışmaların örgütün kurulları içerisinde olmasına özen gösterdi. Tartışmayı bu açıklıkta yürüten Erdoğan’ın mesajının sadece içeriye olmadığını düşünenler de var. Özellikle eleştiri başlıklarının bir bölümünün AKP dışındaki muhafazakar kesimin eleştirileri ile örtüşmesini “yeni ittifaklara göz kırpma” olarak yorumlayanlar da var. Örgüt içine yapılan eleştiriler, bu kesimlere açık çağrı olarak niteleniyor.
Kimlere ulaşmayı hedefliyor
AKP kurucuların en önemli eleştirilerinden biri tüm hayatın ‘Saray’ etrafına sıkışması. Parti içindeki abiler bir kez daha görev bekliyor. Bunu “2002 ruhuna dönüş” olarak formüle ediyorlar. AKP’yi yakından takip eden gazeteciler böyle bir gelişmenin artık mümkün olmayacağını söylüyor. Erdoğan’ın bu saatten sonra yetki paylaşımına gitmeyeceğinden eminler. O zaman geriye cemaat-tarikatlardan ve milliyetçi tabandan gelecek yeni isimler kalıyor. Erdoğan’ın bazı isimlerle görüştüğüne dair kulis bilgileri de var. Ama şimdilik sadece kulis sohbeti düzeyinde.
Hayalin alıcısı yok
Erdoğan’ın yeni AKP’yi kimlerle oluşturacağına dair tartışma devam ederken yanıtlanması gereken bir başka soru da değişimin yönelimi. Bu konuda partide birden fazla eğilimin olduğu çok açık. “2002 ruhu” diyenlerle, ‘Saray’ referanslı ekipler farklı bir süreç öngörüyor. Erdoğan şimdilik kararını net bir şekilde açıklamadı. Erdoğan’ın ‘tercih etme’ şansının olmadığını düşünenler de var. Konuştuğumuz birçok isim, Kürtleri ve partideki ‘dava adamlarını’ kaybeden Erdoğan’ın birkaç cemaat dışında kimseyi ikna etme şansının olmadığını düşünüyor. Bayramın hemen ardından birçok sorunun yanıtını almış olacağız.