SON DAKİKA

Otoriterleşen Türkiye asla AB üyesi olamaz

Almanya’da seçime katılacak partiler, “demokrasi ve temel insan hakları konusunda geriye gidişin yaşandığı Türkiye’nin AB’ye

Bu haber 07 Eylül 2017 - 10:05 'de eklendi. 85

ÖZGÜR ÇOBAN – Bremerhaven

Ankara ile Berlin arasındaki kriz karşılıklı açıklama ve suçlamalarla devam ederken Türkiye, Almanya’da 24 Eylül’de yapılacak genel seçimlerin önemli gündem maddelerinden. Parti liderlerinin televizyonlardaki canlı tartışma programlarına da damgasını vuran Türkiye krizi seçim kampanya ve programlarının belirleyici konularından. BirGün, seçime girecek beş büyük partinin seçim programlarını inceledi. Sol ve sağ kanatta yer alan partilerin tamamı Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) üyelik sürecinin askıya alınması konusunda hemfikir.

  • Sol Parti:

Silah satışı durdurulsun mülteci anlaşması iptal edilsin
Alman Sol Parti’nin (Die Linke) seçim programında, “Türkiye’de otoriter bir rejim olması nedeniyle AB ile Türkiye arasındaki ilişkilerin daha fazla derinleşmesine gerek görülmediği” ifade edildi. Programda, Almanya ve AB’nin Türkiye politikasında radikal bir dönüşüm yapılması gerektiği savunuldu. Sol partinin demokrasiye inanan Türk vatandaşlarının yanında olduğu vurgulanan programda, Türkiye’ye silah satışının bir an önce durdurulması gerektiği ifade edildi. Türkiye’deki tüm siyasi tutukluların bir an önce serbest bırakılması istenen programda ayrıca, Türkiye ile devam eden Gümrük Birliği anlaşmasının sona erdirilmesi gerektiği kaydedildi. Sol Parti yetkilileri, “AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın göçmenler üzerinden sürekli olarak AB ülkelerine şantaj yaptığını” öne sürerek, Türkiye ile imzalanan göçmen anlaşmasının bir an önce iptal edilmesi gerektiğini de savunuyor.

  • Sosyal Demokrat Parti:

İdam cezası AB ile ilişkilerin sonu demek
Almanya Sosyal Demokrat Parti (SPD) programında, Türkiye ile olan ilişkilerin sonlandırılmasının doğru bulunmadığı ifade edilerek, “Ancak Türkiye yakın bir zamanda AB’ye girmeye hazır değil” ifadesi kullanıldı. Türkiye ile Almanya’nın birçok alanda önemli çalışmalar yaptığı vurgulanan seçim programında, “Ama Türkiye’ye artık geçinilmesi zor bir partner” denildi. Türkiye ile Almanya arasında yaşanan gerginliğin büyük bir endişe içerisinde izlendiği ifade edilen programda, şu ifadelere yer verildi: “Çok sayıda muhalif gazeteci ve sivil toplum örgütü üyesi tutuklanarak, en temel haklarda bile kısıtlamalar getiriliyor. Türkiye hükümetinin bu gidişatı maalesef demokrasiyle ve hukukun üstünlüğüyle bağdaşmıyor…”

Türkiye’de idam cezasının geri getirilmesine yönelik süren tartışmalara da değinilen programda, “Bu ceza getirilirse Türkiye’nin AB ile bağları tamamen kopar” ifadesi yer buldu.

  • Birlik 90/Yeşiller:

Siyasi ilticacılara vize zorunluluğu kaldırılsın
Birlik 90/Yeşiller de (Bündnis 90/Die Grünen) seçim programda Türkiye’ye geniş bir yer ayırdı. Partinin, Erdoğan’a karşı pozisyon aldığı belirtilen programda, Türkiye’ye silah satışına bir an önce son verilmesi gerektiği ifade edildi. Programda, “Çünkü, PKK ve Türk silahlı kuvvetleri arasında devam eden çatışmaların bedelini siviller ödüyor” ifadesine yer verildi.
Türkiye’de, demokrasi ve hukukun üstünlüğünün daha fazla güçlenmesi gerektiği vurgulanan seçim programında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “baskıcı” politikalarının kınandığı ifade edildi. Başkanlık sistemine geçiş döneminde toplumun hükümete muhalif kesimlerine yönelik saldırıların yoğunlaştığına dikkat çekilen programda, Türkiye’den AB ülkelerine siyasi ilticacı olarak gelmek isteyenlere yönelik olarak vize uygulamasının kaldırılması istendi.

“Almanya ve Avrupa’nın demokrasi konusunda kesin tavrını göstermesi gerekiyor” denilen programda, Türkiye ile devam eden gümrük birliği uygulamasının sona erdirilmesi gerektiği kaydedildi. Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecinin dondurulmasına yönelik görüş bildirilen seçim programında, “Ancak ilişkilerin tamamen kesilmesine de karşıyız. Demokratik ve kapıları dünyaya açık bir Türkiye için AB’nin ilişkileri tamamen bitirmemesi gerekiyor” denildi.

  • Hıristiyan Demokrat Birliği (CDU):

AB üyeliği için hiçbir şey yapılmadı
Başbakan Angela Merkel’in liderliğindeki Hıristiyan Demokrat Birliği (CDU) seçim programında Türkiye ile AB ilişkilerinin derinleştirilmesinden yana olunduğu vurgulandı. Türkiye’nin AB üyeliğinin bu süreçte mümkün olmadığı vurgulanan programda, “Bu ülkenin ekonomik ve stratejik önemini biliyoruz. Ülkelerimiz arasındaki ilişkiler milyonlarca Türk göçmen için de önemli” ifadesine yer verildi. Türkiye’nin AB yolunda atılması gereken hiçbir adımı atmadığı savunulan programda, hukukun üstünlüğü, ifade ve basın özgürlüğüne ilişkin kötüye gidişin endişe içerisinde izlendiği vurgulandı.

  • Hür Demokrat Parti (FDP):

AB üyeliği hemen askıya alınsın
Hür Demokrat Parti’nin (FDP) seçim programında da Türkiye kendisine yer buldu. Liberaller seçim bildirgelerinde, Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecinin askıya alınması gerektiğini ifade etti. Türkiye ile ilişkilerin “güvenlik” ve “ekonomi” konularında sınırlandırılarak yeniden dizayn edilmesi gerektiği kaydedilen programda, Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecinde Kopenhag Kriterleri’ni hiç dikkate almadığına dikkat çekilerek, “Erdoğan tarafından otoriter şekilde yönetilen bir Türkiye biz liberal demokratlar için AB üyesi ülke olamaz” denildi. Programda, Türkiye’de demokrasilerin temel koşullarından olan “hukukun üstünlüğü” prensibinin tamamen yok edildiği öne sürüldü.

"Ne Mutlu Türküm Diyene" Spotify ve iTunes da Yayında!

"NE MUTLU TÜRKÜM DİYORUZ"

PH ANDROİD UYGULAMASI

PARLAMENTO HABER Android Uygulaması

En güncel haberlere PARLAMENTO HABER ile ulaşın

Canlı bildirim özelliği ile son dakika haberlerini kaçırmayın!

Google Play'den alın