SON DAKİKA

CHP’den Karar gazetesine yanıt

AKP içindeki muhalefetin sesi olan Karar gazetesi, CHP’nin içinde ‘Yurtseverler’ ve ‘Ulusalcılar’ olarak iki grubun bulunduğunu

Bu haber 22 Eylül 2017 - 17:33 'de eklendi ve 88 kez görüntülendi.

AKP içindeki muhalefetin sesi olan Karar gazetesi, CHP’nin içinde “Yurtseverler” ve “Ulusalcılar” olarak iki grubun bulunduğunu belirtip, bu grupların kendi aralarında bir çekişme yaşadığını yazmıştı.

Yapılan haberde, CHP’nin Ocak 2018’de 36. Olağan Kongresi için bazı mahallelerde yapılan delege seçimlerinde, bu iki grubun karşı karşıya geldiği belirtilerek, Ulusalcı grubun, Yurtsever grubu partinin tüm kademelerine yerleşerek kendilerini tasfiye etmeye çalışacağı iddiası gündeme gelmişti.

“DELİ SAÇMASI”

Karar gazetesinde çıkan bu habere, CHP Ankara Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu Üyesi Necati Yılmaz’dan yanıt geldi. Yılmaz, çıkan bu haberi, “deli saçması” ve “tutarsız” olarak nitelerken, “bu haberi kim, neden yaptı, yaptırdı”diye sordu. Yılmaz, sorunun cevabının basit olduğunu, daha önce bu kumpas ve entrikalarla şahsını hedef alan odakların, yine devrede olduğunu söyledi.

Yılmaz, “Parti içinde yapılan mahalle delege seçimlerinde ideolojik veya kanat ayrımlarına dayalı bir parti içi yarışın olduğu haberi doğru değildir. Partimiz içinde ideolojik temelli bir ayrım ve yarış da bulunmamaktadır. Haberde iddia edildiği gibi ben de partide herhangi bir kanat çalışmasına ‘öncülük’ yapıyor değilim. “ diye söylerken, sözlerini şöyle sürdürdü: “İdeolojik ve düşünsel temelli siyaset yaptığım doğrudur. Bu ideoloji; kurucumuz Mustafa Kemal Atatürk’ün kurtuluş ve Cumhuriyetimiz’in kuruluş sürecinde ortaya koyduğu ve bundan beslenerek, partimizin programında ifadesini bulan düşünsel çizgidir. Evet, bu çizgi Cumhuriyetçidir, laiktir, devrimcidir, devletçidir, halkçıdır. Evet; bu çizgi, ulusalcıdır, diğer ifadesiyle yurtseverdir. Ben de bu değerleri birbiriyle çatıştırmadan birlikte benimseyen ve bu ilkelerin tamamından beslenen, toplumcu siyaset anlayışı üzerinden siyaset yapıyorum. Siyasal anlayışımın merkezine Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlığını ve insan kavramını koyuyorum. Sahiplendiğim bu siyasal değerlerin yanı sıra karşısında olduğum siyaset kültürü ve tarzı da bellidir. Karşı olduğum bu siyaset kültürü ve tarzı AKP’de vücut bulan siyasal kültürü ve işleyiştir. “ dedi.

Yılmaz, mahallelerde bir yarış olmadığını, söz konusu değerler etrafında bir derlenişin ve toparlanışın olduğunu ifade ederek, parti örgütlerinin gücüne, birikimine ve dinamizmine fazlasıyla ihtiyaçları olduğunun altını çizdi.

İşte CHP Ankara Milletvekili Necati Yılmaz tarafından yapılan açıklamanın tamamı:

20 Eylül 2017 tarihinde Karar Gazetesi’nde şahsımı hedef alarak ve ismim etrafında yalan, yanlış, çelişkili ve tutarsız, deli saçması birçok cümleyi yan yana getirerek, neyi amaçladığı anlaşılamayan “CHP’de ‘Yurtseverler’ ‘Ulusalcılar’ Kavgası” başlıklı habere ilişkin olarak bu açıklamayı yapma gereği duydum. Peki, deli saçması bu haberi kim, neden yaptı, yaptırdı? Asıl soru budur. Bunun cevabı da açıktır. Daha öncesi deli saçması iddialarla, kumpas ve entrikalarla şahsımı hedef alanlar, hedef alanları sahiplenenler, kullananlar ve koruyanlar kimler idiyse muhtemelen bu yeni deli saçması iddiayı ortaya koyanlar da o odaklardır. Öncelikle 27 yıllık parti geçmişi olan, Ankara İl Başkanlığı yapmış, Ankara 1. Bölgede ön seçimde parti örgütünün ve üyelerinin sahiplenmesi ve desteğiyle birinci olarak seçilmiş CHP Ankara milletvekiliyim. Partimizin son kurultayında Türkiye’nin her ilinden kurultay delegelerimizin büyük desteği ve sahiplenişiyle 5. sıradan Parti
Meclisi’ne seçilmiş bulunuyorum. Parti içinde yapılan mahalle delege seçimlerinde ideolojik veya kanat ayrımlarına dayalı bir parti içi yarışın olduğu haberi doğru değildir. Partimiz içinde ideolojik temelli bir ayrım ve yarış da bulunmamaktadır. Haberde iddia edildiği gibi ben de partide herhangi bir kanat çalışmasına “öncülük” yapıyor değilim. İdeolojik ve düşünsel temelli siyaset yaptığım doğrudur. Bu ideoloji; kurucumuz Mustafa Kemal Atatürk’ün kurtuluş ve Cumhuriyetimiz’in kuruluş sürecinde ortaya koyduğu ve bundan beslenerek, partimizin programında ifadesini bulan düşünsel çizgidir. Evet, bu çizgi Cumhuriyetçidir, laiktir, devrimcidir, devletçidir, halkçıdır. Evet; bu çizgi, ulusalcıdır, diğer ifadesiyle yurtseverdir. Ben de bu değerleri birbiriyle çatıştırmadan birlikte benimseyen ve bu ilkelerin tamamından beslenen, toplumcu siyaset anlayışı üzerinden siyaset yapıyorum. Siyasal anlayışımın merkezine Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlığını ve insan kavramını koyuyorum.
Sahiplendiğim bu siyasal değerlerin yanı sıra karşısında olduğum siyaset kültürü ve tarzı da bellidir. Karşı olduğum bu siyaset kültürü ve tarzı AKP’de vücut bulan siyasal kültürü ve işleyişdir. Bunlar;

-Kimlikçi, ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı, ırkçı, şoven, gerici, menfaatçi, yeni Osmanlıcı ve siyasal İslamcı siyaset anlayışıdır.

-Halkı ve yurttaşı yok sayan, halka rağmen yapılan, vatandaşın oyunu tehdit ve menfaat ikilemi içerisinde şekillendirmeye çalışan, ülke ve toplum menfaatleri yerine bireysel menfaatleri önceleyen siyaset işleyişidir.

– Kurumları çürüten, kuralları değersizleştiren, keyfiliği yöntem olarak benimseyen yönetim anlayışıdır.

– Aynı anda hem Cumhurbaşkanı, hem Başbakan, hem Bakan olmak isteyen, hem Belediye Başkanı, hem İl Başkanı, hem İlçe Başkanı olup, başarabilirse parti yönetimini elinde tutmak isteyen, yetkisiyle yetinmeyen siyaset anlayışıdır.

– Hukukun cevaz vermediği hallerde bu hakimiyeti sağlamak için, ablalar, ağabeyler ve imamlar üzerinden kurumsallıklara paralel yapılar inşa eden anlayıştır.

– “Kentlerimizin ve ülkemizin tüm kaynakları bana, oğluma, olmadı damadıma feda olsun”, “Olacaksa ben olayım, ben değilse de oğlum, damadım olsun”,“Vatandaşın hali, demokrasimizin ve Cumhuriyet’in akıbeti ne olursa olsun” diyen, Osmanlı Şehzade düzenine benzeyen, yeni Osmanlıcı, hanedanlık anlayışıdır.

Partimizin tüm üyeleri, tüm örgütlerinin mücadele hattının karşısında, yukarıda anlatmaya çalıştığım AKP’nin bu siyaset kültürü vardır. Bu siyaset tarzı ve işleyişle mücadele etmek hepimizin ortak sorumluluğu ve görevidir. Bu anlamda mahallelerimizde bir yarış değil, bu değerler etrafında bir derleniş, toparlanış vardır. Parti örgütlerimizin gücüne, birikimine ve dinamizmine bu anlamda fazlasıyla ihtiyacımız vardır. Bu ihtiyaç, referandum sonrasında ve 2019’da Cumhuriyetimiz üzerinden yapılmak istenen büyük hesaplaşmanın öncesinde sadece partimizin değil, tüm hayır bileşenlerinin, bunun da ötesinde Cumhuriyet değerlerimizi ve demokrasimizi sahiplenen tüm yurttaşlarımızın ihtiyacıdır. Bu ihtiyacı karşılamak için güçlü örgütlerin kurulmasına katkı yapmak hepimizin görevi ve sorumluluğudur. Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

PH ANDROİD UYGULAMASI

PARLAMENTO HABER Android Uygulaması

En güncel haberlere PARLAMENTO HABER ile ulaşın

Canlı bildirim özelliği ile son dakika haberlerini kaçırmayın!

Get it on Google Play