BirGün ANKARA CHP Denizli Milletvekili Kazım Arslan, Sayıştay’ın usulsüzlük tespit ettiği KOSGEB (Küçük ve Orta Ölçekli

BirGün ANKARA
CHP Denizli Milletvekili Kazım Arslan, Sayıştay’ın usulsüzlük tespit ettiği KOSGEB (Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı) kredilerini dağıtan dairenin başında olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın akrabası Recep Ali Erdoğan’ın daha sonra terfi ettirildiğini anımsatarak, “Damat modeli enerjiden sonra yeğen modeli KOBİ desteklerini gördük” dedi. Arslan, kamu zararına sebep olan KOSGEB Yöneticileri cezai ve idari soruşturma başlatılmasını istedi.
Kadrolaşma tavan yaptı
Kazım Arslan, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, 2016 yılı KOSGEB kredilerindeki usulsüzlüklere ve Sayıştay’ın KOSGEB hakkındaki tespitlerine dikkati çekti. “Usulsüzlük bu iktidarda istisna değil, kural haline geldi” diyen Arslan, KOSGEB kredilerinin, ihtiyaç duyan esnafa değil çoğunlukla yandaşa akıtıldığını kaydetti. KOSGEB’de kadrolaşmanın tavan yaptığını, yakınına kaynak aktarmanın zirveye ulaştığını belirten Arslan’ın açıklamaları özetle şöyle:
Hesap yerine terfi
KOSGEB’de yalan beyan üzerinden adrese teslim krediler açıldı. Gelişigüzel kararlarla kredi başvurusu toplayanlar, beyanları kontrol etmeden kredi dağıtanlar, faizi devlete ödetip anaparanın hangi işte harcandığını bile takip etmedi. 2016’da dağıtılan, yüzde 65’inin usulsüz olduğu saptanan bu kredilerden dolayı hesap vermesi gereken Recep Ali Erdoğan, bu yıl haziran ayında KOSGEB Başkan Yardımcılığına terfi ettirildi. Devlette liyakat çökerken, hesap vermesi gereken yeğenler baştacı edildi, kredi veren dairenin amiri konumuna yükseldi.
Esnafa yok, yandaşa var
Devlet, 50 bin lira faizsiz krediyi 9 bankadan sağladı ve krediyi alan her bir esnaf adına 10 bin 500 lira faizi kendisi ödedi. Devlet, usulsüz verilmiş her bir kredi için en az 10 bin 500’er lira zarara sokuldu.
Belgelerini eksiksiz teslim eden, bu krediye gerçekten ihtiyaç duyan ama partili olmayan, KOSGEB’de bir dayısı, yeğeni olmayan esnaf ise eli boş döndü. Esnafa can suyu diye yola çıkanlar, parayı yanlış beyanda bulunana ya da yandaşa arka kapıdan dağıttı, faizi de devletin sırtına attı. Verilen kredinin nerelerde kullanıldığı, hangi işletmelerin hangi iş yatırımında bulunduğu, kredinin hangi ek istihdam ve cirolara yardımcı olduğu, gerçekte kaç kişinin çalıştırıldığı dahi bilinmiyor.
Sayıştay uyardı
Dünyanın hiçbir yerinde, kredi dağıtan bir kurum sadece başvuran işletmenin beyanına göre kredi onayı vermez. Sayıştay’ın zamanında uyarmasına rağmen, bu usulsüz kredileri vermeye devam ettiler. Asla kredi verilmemesi gereken firmalar bu süreçte tek tek işaret edildi ancak KOSGEB yönetimi görevini kötüye kullandı. Hatalı verilmiş krediler geri alınmadı, milyonlarca lira kamu zararına göz göre göre yol açıldı. Hesapları kontrol edilmemiş tabela işletmelerden destek alanlar derhal açıklanmalı.
Bu, damat ve yeğenler eliyle, devleti batık kredide kefil göstermek demektir. Devlet, bankaların hayatta vermeyeceği bir kredide paravan yerine kullanıldı, batık kredinin faizi bu iktidar eliyle devlete ödetildi.
Parlamentohaber.com | Korku yok!