SON DAKİKA

Yandaş gazeteci: Kürdistan bağımsız bir cumhuriyet olmalıdır

Bu haber 18 Ağustos 2017 - 17:49 'de eklendi.
Atatürk'ün Katilleri

Işıkçılar Cemaati’nin yayın organı Türkiye gazetesinin yazarı Fuat Uğur, Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi’ne yakın Kürdistan 24 Televizyonu’na verdiği röportajda “Sonuçta Binali Yıldırım’ın da dediği gibi Kürdistan bağımsız olması gereken bir ülke” ifadelerini kullandı.

‘KÜRDİSTAN BAĞIMSIZ OLMASI GEREKEN BİR ÜLKE’

Mesut Barzani’nin Türkiye ziyaretinde asılan Kürdistan bayrağının konuşulduğu geçen Mart ayında yayımlanan röportajda Binali Yıldırım’a atfedilen sözler, bugünkü bağımsızlık referandumu kararına Türkiye’nin tepki göstermesiyle yeniden gündem oldu.

Türkiye, referandum kararının geri alınmasını isterken Fuat Uğur, “Kürdistan Cumhurbaşkanı Barzani’nin, Türkiye’de ağırlanmasına, Kürdistan bayrağının asılmasına karşı olanlar aslında köken itibariyle Kürt düşmanıdır” diyor ve “Binali Yıldırım’ın da dediği gibi Kürdistan bağımsız olması gereken bir ülke” ifadelerini kullanıyor.

Uğur “Ben Türkiye’nin de adım adım buna yaklaşan bir tavır içinde olduğunu görüyorum. Kürdistan bayrağının asılması bunun bir ön adımıdır. Tanımanın ön adımı olmak durumundadır. Çünkü Kuzey Irak diye tanımladığımız Kürdistan Cumhuriyeti bana göre. Bir bağımsız devlet gibidir, ona göre davranıyoruz zaten” sözleriyle, aslında Binali Yıldırım’ın başında olduğu hükümetin bağımsız Kürdistan taraftarı olduğunu söylüyor.

TÜRKİYE REFERANDUM KARARINA TEPKİ GÖSTERMİŞTİ

Türk Hükümeti, Fuat Uğur’un Binali Yıldırım’a atfettiği sözlerin aksine Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin Eylül ayında yapmayı planladığı bağımsızlık referandumunu “vahim bir hata” olarak değerlendirmiş, “bunun vahim bir hata teşkil edeceğini düşünüyoruz. Irak’ın toprak bütünlüğünün ve siyasi birliğinin muhafaza edilmesi Türkiye’nin Irak politikasının temel ilkelerinden biridir” demişti.

Fuat Uğur’un söylediklerinin tamamı şöyle:

“Türkiye’de bu tür tartışmaların çıkmasını normal karşılamak lazım. Çünkü Türkiye siyasi görüş açısından ve eski bagajların hala deva ediyor olmasından çok ‘renkli’ bir ülke. Hala eski genetik kodlarına işlemiş ırkçılık, ‘Ne mutlu Türküm diyene’ anlayışı devam ediyor.

Bunun tezahürlerini de bir takım medya organlarında ya da bir takım siyaset organlarında görebilmek mümkün ama örneğin KKTC bayrağı da var, KKTC tüm dünya tarafından tanınmayan bir ülke sonuçta ama Türkiye Cumhuriyeti’yle Kıbrıs Cumhuriyeti arasındaki resmen protokole uygun olarak yapılıyor.

Binali Yıldırımın açıklamasına geliyorum, bunu zaten biz öncesinden Cem Küçük‘le beraber yaptığımız Medya Kritik programında konuştuk.

Daha o gün bazı gazetelerde Sözcü gibi Yeni Çağ gibi Aydınlık gibi gazetelerde çok da karşı olduklarını göstermeyen ama dikkat çeken ve eski bagajlarını ortaya çıkaran ‘Kürdistan bayrağı asıldı’ lafını manşetlerine ve başlıklarına çekmesi aslında bir niyetin göstergesiydi.

O niyet de şuydu; ‘Bakın AKP hükümeti Kürdistan cumhurbaşkanını, başbakanını, bakanlarını karşılıyor ve Kürdistan bayrağı asıyor. Nerelerden nerelere geldik görüyor musunuz? Türkiye’nin birliği düzeni bozuluyor’ mesajını bilinç altına vermek. Bu eski devirlerde kaldı, Türkiye öyle bir noktaya geldi ki halkın büyük çoğunluğu öyle bir noktaya geldi ki halk burayı çoktan aştı.

O kadar marjinaller ki bu çevreler. yarattıkları tartışma çok büyük oluyor tabi. bunu yapıyorlar, hitap ettikleri belli de olsa bir kitle var ve o kitleyle su bulandırma çabasına giriyorlar.

Bunun pek bir önemi yok hiç önemi yok hatta. Sonuçta Binali Yıldırım’ın da dediği gibi Kürdistan bağımsız olması gereken bir ülke, Irak anayasası, merkezi hükümetin anayasasıyla da zaten özerk bölge olarak tanımlanan, parlamentosu olan, cumhurbaşkanı olan, başbakanı olan bir özerk bölge deniliyor.

Bana göre bir ülke bence bağımsız olması gerekiyor. Ben Türkiye’nin de adım adım buna yaklaşan bir tavır içinde olduğunu görüyorum. Kürdistan bayrağının asılması bunun bir ön adımıdır. Tanımanın ön adımı olmak durumundadır.

Çünkü Kuzey Irak diye tanımladığımız Kürdistan Cumhuriyeti bana göre, bir bağımsız devlet gibidir ona göre davranıyoruz zaten. Irak merkezi hükümeti diye bir hükümet kalmadı ortada. Haşdi Şabilere teslim edilmiş bir hükümetten söz ediyorsanız o bence hükümet değil o başka bir şey.

İran iç işlerine karışmak ve değiştirmek istediği için bir sürü dalavere çevirdiği manevra yaptığı bir hükümetten söz ediyorsak, Irak merkezi hükümetten kastımız oysa, o bir hükümet değil.

Dolayısıyla ben Irak merkezi hükümeti diye bir kavramı artık görmüyorum, Irak’ın başının çaresine çeşitli bölge ve ülkelere ayrılarak bakması lazım.

Dolayısıyla Kürdistan Cumhurbaşkanı Barzani’nin, Türkiye’de ağırlanmasına, Kürdistan bayrağının asılmasına karşı olanlar aslında köken itibariyle Kürt düşmanıdır.

Bunların köken itibariyle geçmişlerinde Mahmut Esat Bozkurtlar vardır. Hala İstanbul barosunda falan yazılıdır. Hala o zihin, o sakat kafa, o engelli kafa devam etmekte. Mahmut Esat Bozkurtların zihniyetini sürdürenlerdir bunlar. Mahmut Esat Bozkurt ne demişti, ‘Kürtler, Türkiye’de ancak Türklerin hizmetçisi olabilir’ demişti. Azınlıklar, Yahudiler, Rumlar ancak Türklerin hizmetçisi olabilir demişti. Böylesine ırkçı faşist bir adam geçmişte kaldı. Tükiye’de artık böyle bir şey yok. Türkiye’de ırkçılar faşistler var tüm dünyada olduğu gibi. Biz de demokrasinin gereği olarak fazla ileri gitmedikleri sürece bunlara katlanıyoruz.”

Parlamentohaber.com

ATAM TV YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın.

"Ne Mutlu Türküm Diyene" Spotify ve iTunes da Yayında!

"NE MUTLU TÜRKÜM DİYORUZ"

PH ANDROİD UYGULAMASI

PARLAMENTO HABER Android Uygulaması

En güncel haberlere PARLAMENTO HABER ile ulaşın

Canlı bildirim özelliği ile son dakika haberlerini kaçırmayın!

Google Play'den alın
Do NOT follow this link or you will be banned from the site!